İPİMİZİ BİZ ÇEKTİK!..


Hiç kuşkusuz bugün de öyle olacak..
Öyle olunca bugünkü yazımızı da maça ayıralım istedik..
Her Trabzonlu, Trabzonsporlunun bu sabah işe başladığında ilk gündemi dünkü zorlu maç olacak.                          
Ersun Yanal'ın gelişi ile yakalanan çok güzel havanın ardından gelen bu mağlubiyetin üzüntüsünü yaşamamak mümkün değil.. 
Şampiyonluk yarışında  önemli bir yara alındı..
Önce genel olarak hakemlerden başlayalım..
Hem Fenerbahçe, hem Galatasaray hem de Beşiktaş her maça, karşılaşmalarını yöneten hakemlerin öyle veya böyle bütün kader anlarındaki tercih haklarını onlardan yana kullanmasının verdiği avantaj ile başlıyor!..
Onlar lehine verilen faullerin, penaltıların diğer Anadolu takımlarına verilmediği, Anadolu takımlarının futbolcuları için çok kolay çıkan sarı ve kırmızı kartların bu üç takımın futbolcuları için çıkmadığı aşikar..
Bu Anadolu takımlarının ne yazık ki alın yazısı!
Dün de böyleydi..
Bugün de böyle..
Artık umut yok..
Yarın da böyle olacak!..
İstanbul takımlarının bu ligde çok özel bir statüye tabi olduğu kayıtlara geçmiş bir kere!..
Son örneklerini geçen hafta gördük..
Hakeme hakaretten direkt kırmızı kart gören Emre'ye verilen bir maç ceza..                                                        
Mustafa Pektemek'in cezasının kaldırılması..
Bunlar ancak Türkiye'de oluyor!..
O nedenle ülke futbolu batıyor!..
Desenize alan razı veren razı!..

***

Trabzonspor dün son derece kötü oynadı..
Farklı yenilginin mazereti olamaz!..
Ama dün Beşiktaş karşısında aldığı mağlubiyette hakemin kilit hataları mı dersiniz, takdir hakları mı dersiniz ne derseniz deyin, hepsini Bordo-Mavili ekibin aleyhine yapması da tesadüf olamaz!..
İkinci golün başlangıcında faul kokan pozisyonda topu kaptıran Papadopoulos'un yerinde Beşiktaşlı bir futbolcu olsaydı, hakemin anında faul düdüğünü çalmaması mümkün değildi!..
Ya Sosa'nın yatarak Mehmet Ekici'nin baldırına tekmeyi bastığı pozisyonun tersi olmuş olsaydı, Mehmet Ekici kırmızı görmez miydi!..
Ya..
İlk yarıdan sarı kartlı olan Veli'nin ikinci yarıda topu elle kesmesine düdük çalınmasına rağmen, ikinci sarı kartın gösterilmemesi..
Yani hakemler bütün takdir haklarını İstanbul takımları lehine kullanıyor.
Hakem a olmuş, b olmuş, c olmuş fark etmiyor!
Dün de böyle oldu!..

***

Gelelim Trabzonspor'un maçtaki durumuna..
İlk 20 dakikada maç bitti!..
Hem de ucuz bir şekilde..
Resmen Beşiktaş'a 'Al golleri at, maçı kazan, sonra da istediğin gibi  oyna' dedik..
Daha maçın başında kaleci Fatih'in çok rahat, hiç baskı görmediği anda topu uzaklaştırırken rakibe hediye etmesi ile ilk golü yedik. Hemen ardından yine hiç gereksiz yere Papadopoulos'un topu rakibine kaptırması sonucu yenen ikinci gol ne yazık ki daha maçın başında sonun başlangıcı oldu..
Yani maç orada bitti!..
Böylesine kritik, böylesine önemli bir maçın daha ilk yarısının ilk 20 dakikasında böylesine ucuz goller yiyerek maça başlıyorsanız, kaybetmemeniz mümkün değil.
Çünkü hem takımın direnci kırıldı, hem motivasyonu çimlere gömüldü!..
Özgüven bitti..
Oyun ritmi çöktü..
Dağıldık..
Toparlamak mümkün olmadı..
Geri dönülmedi..
Kalbi duran hastaya yapılan kalp masajı yapılamadı.
Yapacak adam Yanal'dı..
O nedenle Teknik Patron Yanal'ı da unutmamak lazım!

***


Savunmada çok iyi ikili olan Medjani ve Belkalem’in aralarına böylesine zorlu ve etkili bir rakip karşısında son derece ağır olan ve bence 'saatli bomba' gibi her an hata yapması beklenen Papadopoulos ile maça başlaması büyük bir hataydı..
Nitekim de öyle oldu..
Yenilgi bombasının pimini çekti..
Constant eğer iyi ise neden maça onunla başlanmadı sorusunu sormamak mümkün mü!.                    
Yanal'ın 2-0'dan sonra Yunan savunma oyuncusunu dışarı alıp, Constant'ı oyuna sürmesi hatadan dönmesi anlamı taşıdı ama ne yazık ki atı alan Üsküdar'ı geçmişti..
Ayrıca Ersun Hoca maç bitiyor..
Sen hala Waris gibi son derece hızlı bir adamını, Yatabare gibi gol silahını kullanmayı düşünmüyorsan,  eleştiri oklarını almaman mümkün değil.!
Uzun lafın kısası..
Trabzon idam fermanını kendi yazdı..
Çok büyük umutlarla gidilen Konya'da büyük bir hüzün yaşandı.
Bu kez takım da formsuzdu.
Yanal da..
FAHİŞ KÖTÜ OYNADIK..
Açıkçası..
BU KEZ YANAL’DIK!..
HEM DE İYİCE!..