İSTANBUL'DA KARADENİZLİ KARAYA VURDU
İstanbul'da yaklaşık on yıldır Karadeniz etki gücü dediğimiz gücün belini kırdılar. Hani bütün güç erki yapılanmalarına darbe indirilseydi, devletimizin takdiri der, geçerdik. Bu bel kırma bütün insanların ortak görüşü olarak biraz tek yönlü oldu. Alan, genelde bölücü yapılanmalarla dirsek temasında olan unsurlara bırakıldı.
Bunları derken, birçok isim zihninizde resmi geçit yapmıştır..
Hep ezilenin yanında duranlar da hafızalarınızda yankılanmıştır..
İstanbul adeta el değiştirdi. Dünün sümüklüleri artık sesleri yüksek çıkacak bir yüksekliğe taşındılar. Anlayacağınız haksızlığa uğrayan bir Karadenizlinin bana yardım et diyeceği kimse kalmadı o diyarda.
Şimdi gelelim asıl anlatmak istediğimiz konuya.. Yıl 1989 ve Özal'dan sonra ANAP genel başkanını seçecek. Seçimlerde Mesut Yılmaz'la Yıldırım Akbulut yarışıyor. Özal içten içe Akbulut'u destekliyor. Yalnız Akbulut'un kazanma şansı olmadığı anlaşılınca, kongre sonuçlarını sabote edecek bir hazırlığa girildiği haberi Mesut Yılmaz'ın yanında duran başta Trabzonlu bakan ve il başkanlarına ulaşıyor.
Sandıkların basılıp seçimin iptal edilmek istendiğine dönük bu bilgi önce teyit ettiriliyor, sonra hal çareleri düşünülmeye başlanıyor.
Bu olayların kahramanlarının hemen hepsi hayattadır. Sonrasında bakın neler oluyor..
Mesut Yılmaz'ı yanında konum alan hemşehrimiz bakan İstanbul'u arıyor. Aradığı kişi şimdi hapiste yatan bir Karadeniz evladı. Durumu tafsilatıyla anlatıyor ve yardım istiyor. “Kongreye 150 kişilik adamımla hakimiyet sağlarım, o sabotaj düşünenler bizi görünce zaten abdest kaçırır” diye cevap alıyor.
Mutabık kalınıyor, anında icraata geçiliyor..
Hemen 150 kişilik grup İstanbul'dan Ankara'ya intikal ediyor. Tek tip elbise giyen bu grubun hazırlanması için sabaha kadar açık tutulan bir mağaza ve görevli terzi bütün giyimleri hazırlayıp kongrede görev yapacak hale getiriyor.
Kongre başlıyor, umulduğu gibi Mesut Yılmaz kongreyi farklı kazanıyor. Kazan kaldıracak grup sandıklara hakimiyetini hissettiren Karadenizli grubu bütün varlığı ve kararlığıyla müşahede edince niyetlerinin üstüne su üstüne su içiyorlar. Anlayacağınız tapa tutmuyor..
Evet Mesut Yılmaz böyle başbakan oluyor..
Bu sürecin öncesinde İstanbul'da bir otelde devrin Cumhurbaşkanı Özal, ANAP'lı il başkanlarını toplamış, otelde kimi başbakan görmek istiyorsanız, şu kutuya atın demiş. O zaman 71 il varken sandıktan 74 oy çıkmış. O fazaladan üç oyu Trabzon’dan giden partililer. Özal ne zaman 74 il olduk diye hayretlerini ifade ediyor.
Şimdi ise Karadenizlilerin bırakın süreçlerde böyle etkin olmasını karar noktalarından hızla uzaklaşma süreci içinde olduklarını gözlemliyoruz.
Medyada konuşlanmış suratlardan, ekonomide ön almış müteahitlerden ve siyasi erk içindeki etkileşim güçlerinden bu sonuçları teyit etmek mümkün.