İYİ OYNAYAN YOKTU


 
Böyle beklenmedik yenilen gol epey zaman olumsuz etkiledi takımı. Sonra biraz toparlanan takımımız tam iyi oynuyor derken yine bireysel bir hata ve kalemizde gördüğümüz ikinci gol.
 
Sahaya bence Constant'la çıkılması ve orta alanda hakimiyeti almak gerekiyordu. İki golden sonra uyanan hocamız oyuna Costant’ı aldı. Bu dakikadan sonra ibre Trabzonspor'a döndü ama ilk yarı 2-0 Beşiktaş'ın üstünlüğü ile tamamlandı.
İkinci yarıda şaşkınlığını atamamış, büyük maç oynadıklarının bilincinde olmayan futbolcu topluluğu ile doğal olarak iki farkın altından kalkılamadı.
Ankara'da Keçiören maçını antrenman maçı olarak değerlendirmek varken, yedekleri sahaya sürmek de hataydı. O maçta kaybedildi bu maç. Çünkü maç ciddiyetinde sapmalar yaşandı.
Maça saldırgan çıkmazsan, ürkek ve çekingen oynarsan sonuç bu olur. Bu maçta oyuncularımızı tanıyamadım. Övdüğüm her oyuncu bugün hiçbir şey üretmedi. Tabi 3-0 gibi yaralayıcı bir sonuç da kaçınılmaz oldu. Yiğit düştüğü yerden kalkar deyip Rize maçını yara savma maçı olarak görmek gerekir.
Ersun Hoca da şapkasını önüne koyup forvetine top taşıyacak bir şablonu mutlaka bulması gerekir. Yatabare gibi önde basan bir oyuncu ile maça çıkılsaydı sonuç belki değişmezdi ama rakibi zorlama imkanı olurdu. Bunlar düşünülmeyince bizi üzen bir sonuç ortaya çıktı.