KAAN

                                                                                   

                Dünyada sözü geçen ülkelerin en önemli düsturlarından biri ulusal meselelerini basit politik meseleler ile keskin sınırlarla birbirinden ayırmalarıdır.  Bu güçler bilirler ki hegemonyalarını devam ettirmelerinin ilk şartı kendilerinin güçlü olmalarını sağlayan faktörlerin basit siyasi tartışmaların konusu yapılmamasıdır. Mesela Amerika nükleer silah gücünü, İngiltere V-stol uçaklarının performansını, Rusya nükleer denizaltılarını, Fransa mırage uçaklarını, Almanya leopar tanklarının en basit meselelerini bile siyaset konularına gündem yapmaz. Eleştiri yaparlar, fakat yaptıkları eleştiri her zaman ilerleme yönünde ve olumlu sonuçlar doğurması içindir. Amaç daha iyiye nasıl ulaşılacağının yolunu bulmaktır. Eleştirilerin başarısı daha iyiye ulaşabilecek bakış açılarının sağlanması ile ölçülür. Eleştirilende eleştirende bu bilinç içinde hareket eder.

                Bizde ise yapılan eleştirinin amacı siyaset sahnesinde eleştirileni zor durumda bırakıp iç siyaset alanında malzeme olarak kullanmak, eleştireninde eleştirileninde  konunun siyaset yönünden kendisine bir artı kazandırması düşüncesi oluyor. Maalesef ülke menfaati sonra gelmektedir.

                Geçenlerde yerli savaş uçağı  “kaan” ilk deneme uçuşunu gerçekleştirdi. Kaan, 5. Nesil savaş uçağı olarak planlandı ve dizaynı o şekilde yapıldı. Eksikleri olmasına rağmen Türk savunma sanayi için önemli bir aşama olduğunu söyleyebiliriz. Yazılımının tamamen Türk mühendislerinin eseri olması  çok önemli. Motorunun ve önemli parçalarının halen yabancı menşeyli olması olumsuz tarafı. Bu anlamda olumlu ve olumsuz pek çok şey sıralayabiliriz. Önemli olan davranış şekli, överken ve yererken hakkaniyet sınırlarında hareket edilmesi olmalıdır. Kaan’ın yerli bir dizayn olarak gökyüzünde süzülmesi olumlu bir durumdur, kim ne derse desin. Elbette eksikler ve aksilikler olacaktır ama unutulmasın ki yıllardır ABD’nin geliştirdiği ve öve öve bitiremedikleri F-22 uçaklarının da bir çok önemli aksaklığı tespit edildi ve edilmeye devam ediyor. Uçak geliştirmek bütün silah sistemleri içinde en zor olanıdır diyebiliriz. Bu süreçte aksiliklerin ve eksikliklerin olması doğaldır. Oluşan eksiklikler ve negatif durumlar elbette eleştirilecektir. Fakat eleştiri yapıcı olmak zorundadır. “Zorundadır” dememin sebebi bu konunun siyaset üstü güvenlik meselesi olması nedeniyledir. Başarı olarak gösteren ve olumlu propaganda yapanlar da yapılan eleştirileri eksiklerini görmek açısından iyice etüd edip dikkate almalıdırlar.

                Yerli savaş uçağımız Kaan’ın tasarım ve üretim sürecinde dikkate değer bir özel durum olduğunu söyleyebiliriz. Kaan projesine 2010 yılında etüd edilerek start verildi. O zaman proje konusunda en etkin isim Tümgeneral Yalçın Ergül adında vatansever bir subayımızdı. Tümgeneral Yalçın Ergül koordinasyonunda karar verilmesinden altı ay sonra bu vatansever subayımız Genel Kurmay Başkanlığına çağrılıp önüne bir disket konuldu. Diskette abuk sabuk suçlamalar vardı. O zaman pek çok vatansever subayımızın FETÖ taktiğiyle suçlandığı yıllardı. Tümgeneral Yalçın Ergül’de benzer kumpaslara dahil edilerek darbe planlamakla suçlanıyordu. Bu vatansever subayımız tam bir FETÖ kumpasına uğradı ve 3 yıl hapis yattı. Ardından Türk ordusu ile ilişiği kesildi. Tümgeneral Yalçın Ergül’e kurulan kumpasın nedeni elbette yerli savaş uçağımız için çalışmış ve proje üretmiş olmasıdır. İhanet örgütü FETÖ elbette böyle bir vatanseveri cezasız bırakamazdı ve bırakmadı.

                Yerli savaş uçağımız Kaan FETÖ kumpasıyla çok gecikti maalesef. Kurulan kumpaslar olmasa mutlaka alınan yol daha fazla olacaktı. Elbette eksiklikleri dile getireceğiz. Başarmak yolunda en ufak gevşemeyi hoş görmeyeceğiz. Eleştirimizi yapacağız, ama bu projenin Türk milletinin projesi olduğunu, başarının Türk mühendislerinin başarısı olduğunu bileceğiz ve siyaset zemininde pozitif veya negatif algı oluşturmak için kullanılmasını kabul etmeyeceğiz. Siyaset üstü bir konumda kalmasına gayret edeceğiz. Yeri geldiğinde eksikleri eleştireceğiz ama eleştirirken FETÖ’nün ekmeğine yağ sürecek ve paraleline düşürecek söylem ve tavırlardan kaçınacağız. Bu projenin engellenmesi için FETÖ’nün ne kumpaslar kurduğunu unutmayacağız. Umarım her şey yolunda gider ve 5. Nesil yerli savaş uçağımız göklerdeki yerini en yakın zamanda alır.

“Yeni Yüzyıl Düşünce Derneği” olarak konunun ve projenin takipçisi olacağımızı, gördüğümüz olumlu gelişmeleri alkışlayacağımızı, olumsuz gelişmeleri yapıcı ama gerekirse tavizsiz bir tavırla eleştireceğimizi,  “Kaan” gibi milli projeleri her zaman basit siyasi hesapların üzerinde tutarak hareket edeceğimizi belirtmek isterim.