KABULLENiLMESi GÜÇ BiR YENiLGi


 
Trabzonspor’un oyunu, bundan önce oynadığı maçların kalitesinden  öteye gidemedi. Maç öncesinde basına verilen beyanatlarda, yapılan basın toplantısında hem kadro zaafından bahsedip hem de aslanlar gibi oynayacağız söylemleri tamamen bir kandırmacaydı.
Bir takımda bu kadar sakatlıklar var ise ya antrenmanlar yetersiz vayahut da sağlık ekipleri başarısız. Takımını iyi analiz yapamayıp veya yapıp da taraftara eyyam vadederek göz boyama anlayışında olursan, bu sonuç karşısında kafanı öne eğme, kuma gömme ile bu utancı kapatamazsın.
Trabzonspor’un oyun mantalitesine bakıyorum, belli bir pas yapma gayreti var. Ama bunların büyük bir çoğunluğu kendi kalelerine yani defanslarına dönük, top alış verişi olup hucuma yönelik hiçbir yaratıcılık görme şansımız yok. Çünkü takımın böyle bir niyeti yok.
Trabzonspor’un 2-0 mağlup duruma düştüğü dakikaya bakıyoruz, Trabzonspor’un net bir atak hamlesini göremiyoruz. Bu hucuma yönelik oyun ta 74. dakikaya kadar böyle devam etti ve bir tek gol pozisyonu bulma şansı yakalayabildik.
Napoli’nin hucuma çıkış mantığı ve oyun anlayışına bakıyorum, Trabzonspor’unki ile karşılaştırdığımda  Napoli lehine dağlar kadar fark var.
Sonuçta bu akşamki maçta büyük takımı küçülten bir futbol oynandı ki bunu kabullenmek çok ama çok güç.