Kadının Emeği Büyürken Siyaset Küçülüyor

Kadının Emeği Büyürken, Siyaset Küçülüyor!
Tonya'nın Meselesi Bu?
Tonya’da altı yıllık atıl bir alanın yeniden hayat bulması, aslında bu memleketin nasıl ayağa kalkabileceğinin küçük ama güçlü bir örneğiydi. Belediyenin öncülüğünde, meclis üyelerinin desteğiyle kadınların üretim sahasına dönüşen bu yapı; sadece ekonomik değil, sosyal anlamda da önemli bir kazanım ortaya koydu. Dört kadının doğrudan, 26 kadının dolaylı olarak gelir elde ettiği bir model… Sigortası yatan, emeğin karşılık bulduğu, her geçen gün büyüyen bir dayanışma hikâyesi.
Tam da her şey rayına oturmuşken, tanıdık bir tablo sahne aldı.
Bir iddia ortaya atıldı: “Büyük yolsuzluk.” Peki dayanak? Yok. Somut veri? Yok. Ama gürültü var. İddia var. Algı var.
Konu bir anda üretimden çıktı; tuvalet ücretine, otopark gelirine sıkıştı. 10 liralık, 20 liralık tartışmalar üzerinden koskoca bir emeğin itibarı sorgulanır hale getirildi. Oysa burada konuşulması gereken şey, birkaç kalem ücret değil; bir modelin nasıl büyütüleceği olmalıydı.
Çünkü bu tür iddialar sadece bir tartışma başlatmaz. Aynı zamanda emeğe zarar verir. Çalışanın motivasyonunu düşürür, kurulan düzeni sarsar, güven duygusunu zedeler. Nitekim oluşan baskı ve gerilim ortamı, işi öyle bir noktaya getirdi ki belediye başkanı ile kooperatif yöneticileri olağanüstü toplantı yapmak zorunda kaldı. “Bu işler böyle olmaz” denilen bir atmosferin oluşması, aslında meselenin ne kadar büyütüldüğünün açık göstergesi.
Oysa asıl sorulması gereken sorular çok daha büyük:
Tonya’nın yıllardır çözüm bekleyen süt kooperatifi neden hâlâ güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşamadı?
Coğrafi işareti olan Tonya tereyağı neden ulusal ve uluslararası ölçekte gerçek bir markaya dönüşemedi?
Yakın çevrede güçlü üreticiler varken neden iş birlikleri kurulmaz?
Bölgenin doğal gücü ortadayken yayla turizmi neden planlı bir kalkınma modeline evrilmez?
Bunlar dururken, tartışmanın tuvalet ve otopark ücretine indirgenmesi; meselenin ne kadar yüzeyselleştirildiğini gösteriyor.
Siyaset, gürültü üretme sanatı değildir. Siyaset, vizyon ortaya koyma işidir.
Eğer siyaset; üretimi büyütmek yerine tartışmayı büyütüyorsa, burada bireylerden öte bir anlayış sorunu vardır. Eleştiri elbette olacak. Ama eleştiri dediğimiz şey; çözüm üretir, yol gösterir, katkı sunar. Delilsiz iddialar ise sadece yıpratır.
Bugün Tonya’nın ihtiyacı olan şey çok açık: Polemik değil proje. İddia değil denetim. Gürültü değil üretim.
Ve belki de en önemlisi şu: Bu memlekette bir şey iyi gidiyorsa, onu yıkmaya çalışmak değil, büyütmek gerekir.
Çünkü emeğe vurulan her darbe, aslında geleceğe vurulmuş bir darbedir.
“Yazık, gerçekten yazık. İnsanlar bunları kendilerine yakıştırarak konuşuyor ve gündem yapıyor.
CHP, bu kafa ve bu zihniyetle mi Tonya’yı önümüzdeki yerel seçimlerde kazanacak?”