KAN BUL!



Bu adam hastasını buraya zar zor ulaştırmış, düşünen mi var! Hastanın sağlıkla ilgili güvencesi var ama kanla ilgili güvencesi yok öyle mi? Bu yöntemle mi kan ihtiyacını karşılayacaksınız? Vur fakirin sırtına toz çıkarsa çıksın, nasılsa sesi çıkmaz deyip gaddarlığın en şeditini sergileyeceksiniz ve başarılı bir imajı reklam etmekten de çekinmeyeceksiniz.  Yok öyle yağma!

Almanya'da yaşamış ne kadar tanıdık varsa hepsine sordum. Almanya'nın bir hastanesine; ister acil ister normal  bir şekilde hastanızı yatırdığınızda sizden kan bulmanızı istiyorlar mı diye.. Cevaben  "Ne münasebet, hastayı hastane teslim aldığında bütün koşulları üstlenerek alıyor, böyle bir istek sözkonusu dahi olmaz. Hasta yakını olarak zaten üzgünken bir darbe daha vurup sizi zihnen, ruhen çökertmezler" babından bilgiler aktardılar.

Şimdi buradan soruyorum ne kadar etkili ve yetkili zevat varsa hepsine... Sizler oturduğunuz koltuğun hakkını vermek adına hastanenin asgari şartlarda çalışması için gereken lazımatın teminini sağlamanız gerekmiyor mu? Bunu vatandaşın üstüne vurarak yapamazsınız. O şekilde çok kimse o koltukları sizlerden de iyi doldurur.

Hasta bezi, peçete, kolonyağı, yakak bezi, beyaz kan, taze kan bir sürü ihtiyacı hasta yakınını zorlayarak karşılayacaksanız, siz hasta yakınlarına çullanmadan bir çözüm bulacak iradeyi güncelleştirecek bir anlayışa inkılap edemeyeceksiniz, sonra da başarıdan dem vuracaksınız. Pes doğrusu demek geliyor içimden.

Hasta yakınlarının içindeki psikolojiyi bilmeyen, onların nerelerden hangi şartlarda burada hastalarına refakat ettiklerini idrak edemeyen, işin kolayına kaçarak görevlerinizi o zavallı insanlara satarak biz idareciyiz diyemezsiniz.
Hakkaniyetli bir görevden bahsedemezsiniz. Helal kazanç konusu gündeme gelir. Görev tanımları haklı olarak gündemleşir.

Bu yazıyı hastanenizde yatan bir hasta yakının yana yakıla sokaklarda kan arayan zavallığına şahit olduğum için yazdım.. Bu küçük bir uyarı. Bundan sonra bu konuyu daha sıkı takip edip yazacağım, bilesiniz..