☰
✕

KAPATIN GİTSİN!


 Sıra 1959 yılında merhum başbakan Adnan Menderes döneminde planlanan,  yatırım bütçesine konulan, 1965 yılında merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in ilk başbakanlığında temeli atılan, iki kere satılan ve sonunda resmen kapatılan Trabzon Çimento Fabrikası’na geldi. 85 çalışanı, 125 nakliyecisi yılbaşı itibari ile işlerine son verilerek şehri terk etmek zorunda bırakıldı.
Kapatılan fabrikanın yerine Aşkale Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, “Akoluk Mahallesi’nde yıllarca maden çıkardığımız alanda satın aldığımız 250 dönüm arazide en az 250 kişinin istihdam edeceğimiz süt fabrikası gibi çevre dostu modern bir fabrika kurmak istedik. Yerel idareciler bunun imkansız olduğunu bize resmen belirttiler. Biz de bunun üzerine bu arazide paketleme tesisi kurma kararı aldık. Gümüşhane Çimento Fabrikası’ndan getireceğimiz sıkıştırılmış çimentoyu burada azami 25 kişi ile paketleyip, bayilerimize dağıtacağız. İşçilerimize bu nedenle Van, Kars, Erzurum, Erzincan ve Gümüşhane illerimizdeki fabrikalarımızı tercih etmelerini istedik. Fabrikamızı kapattık, fırınlarımızı yani imalatı temelli durdurduk” dedi. 
Ardından Kredi Yurtlar Kurumu bölge müdürlüklerinin kapatılıp il müdürlüklerine dönüşmesi ile çalışan 35 kişi de yılbaşı itibariyle başka illere mecburi ikamete tabii tutuluyor.
Bilindiği üzere daha öncede Sochi Olimpiyatları dolayısıyla Sochi Limanı yük taşıtlarına kapatılınca, Samsun Limanı’na nakil eden nakliyecilerimiz oraya resmen yerleşmiş.  Nakliyeciler “Arsa ucuz, giyim kuşam, yiyecek, içecek ucuz. Buraya şirket merkezlerimizi taşıdık. Ev, arsa, TIR, kamyon garajları satın aldık. Biz burada zamanla yarışıyoruz. Antalya ve Mersin’den aldığımız narenciyeyi en kısa yoldan Rusya’ya getirmeyi hedefliyoruz. Memleketimiz diyerek Samsun -Trabzon arası gidiş geliş 700 kilometre yolu fuzuli kat etmek zorunda kalmayacağız. Hem yakıttan, hem de çalışandan tasarruf ettik” diyorlar.
 Ve arkasından bu araçların bakım ve tamirini yapan Büyük Sanayi esnafı hatta parçacıları da Trabzon ‘u resmen terk ediyor. Büyük Sanayi esnafı ise “Buradaki 400 dükkanın istimlakini bekliyoruz. Bu arazi şehir hastanesi olacak. Bize bunun yerine 100 dükkan içinde bulunan küçük bir sanayi çarşısı yeter. Dükkanlara çırak gelmiyor, usta yetişmiyor, iş gelmiyor. Gelse de karın doyurmuyor. 300 esnaf istimlakten gelecek parayı bekliyoruz. Alıp bu şehri terk edeceğiz” ifadelerini kullanıyor.
 Yetkililer ise bu göçü resmen seyrederken, bu şehri terk eden bizim insanımız “doğduğun yer değil doyduğun yer memleketindir” diyorlar.