KAPISI KIRILAN CHP

Elliden bu yana her on yılda bir, bu toplum, doğal olmayan yollarla birtakım müdahalelerle karşılaştı. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 15 Temmuz “ihtilal ve darbeleri”, “oh bitti” derken, “PKK terörü ve ekonomik kırizler” bir türlü yöneticileri, siyasi partileri, yandaş gazeteci ve televizyon patronlarını akıllandırmadı. Çağdaş kurum ve kuruluşlarla yola devam etmesi gereken devlet, çağ dışı kuruluşları bünyesine dahil etti.

Kırk yılı aşkın bir sürede teröre 1,2 trilyon dolar harcarken, 53 bin kayıpla da tarihin silinmez sayfalarına en kanlı notları düştük. Pek çok insanımız kolunu, bacağını, gözünü, kulağını yitirdi, ömür boyu sakat kaldı. Ülke politikaları uzun bir süre teröre ve terörizme karşı biçimlendirildi. Orduya, güvenlik güçlerine, silahlara, harcamalara ve bütçelere yön verdi.

PKK, 1918’de kurulan Kürdistan Teali Cemiyeti’nin amacı “bağımsız Kürdistan” devletini benimsedi. “Kanlı, zalim, acımasız mücadelesini” sürdürdü. Lideri İmralı’da “ağırlaştırılmış müebbetle” yatarken, bir görünmez el ve bir bilinmez beyin “Devlet Bahçeli’yi gösterip fısıldadı: “Abdullah Öcalan Meclise gelsin, terörün bittiğini ve PKK’nın lağvedildiğini tek taraflı olarak haykırsın.”

Bu istek MHP’ye uygun değildi. Çünkü, MHP’nin varlık sebebi 90’lı yıllara kadar “kahrolsun komünizmdi.” Sovyetlerin çöküşünden sonra “kahrolsun PKK” oldu. Talep öyle bir yerden çıktı ki, eşyanın tabiatına aykırıydı ve insana şaka gibi geliyordu. Üstelik MHP ulusal değerlere kutsiyet katarak yüceltiyor, “millete kötü niyet besleyenleri” düşman ilan ediyordu. MHP o kadar büyük değişim ve evrim geçirdi ki, “milliyetçiliğin her türünü ayakları altına alan insanla kader birliği yaptı, geleceğini onun ellerine bıraktı. MHP, milliyetçiliğini “ümmetçilere” teslim etti, anayasal temsilcilerine katlanamazken can düşmanı gördüğü PKK’yı Meclis’e çağırdı.

Siyasette böyle savrulmalar olabilir mi? Bir uçtan kendini yatsıyacak karşıt uca? İkinci Dünya Savaşı’nda iki can düşmanı, Hitler ve Sıtalin, “ortak çıkarlar için bir araya gelebildilerse, neden olmasın böyle savrulmalar” diyesi geliyor insanın… Bunun sindirilmesi çok zor.

Ayrılıkçı PKK ile Bahçeli’nin ortak çıkarı ne olabilirdi? Bir terör örgütü barış isteyebilir miydi? Türkçülük, İslamcılık, ülkücülük ortak payda olabilir miydi? Birileri Türkiye için bir şeyler mi hazırlayıp Bahçeli aracılığıyla servis ediyordu?

Bir zamanların “çok hızlı antikomünistleri” nasıl oldu, neler yaşadılar, ya da “yaşatıldılar” ki, “komünistle mücadele derneklerini” bırakıp “komünizmden yararlanarak” memleketçi sosyalistleri “faşistleştiren” PKK’nın hempaları oldular. Söylemedikleri sözü bırakmayanlar, bugün Meclis koridorlarında kol kola yürüyor, “PKK’ya af” yasa tasarısı hazırlıyorlar.

“Terörsüz Türkiye”, köşeye kıstırılmış bir örgütün önerisi değil, elinde, avucunda bir şeyi kalmamış ve köşeye sıkışmış çözüm üretemeyen bir iktidarın feryadıdır. Barışı PKK değil, uzantısı hiç değil, özellikle “ayrılıkçılığın, komünizmin düşmanı iktidar (AKP-MHP) tarafından dillendiriliyor. PKK kanadından “Terörsüz Türkiye” sözünü bir kez olsun duymadım. Onlar. kırk iki yılın bilançosunu “terörden” saymıyor, ayrılıkçılığın “Kürt Faşizmi” mücadelesi olarak görüyor. Bu noktaya geliş, “108 yıllık mücadelenin bir sonucudur” diyorlar. Yaptıklarını “kurtuluş mücadelesi” olarak söylüyorlar; tüm PKK’lıları da “bağımsızlık savaşçıları olarak tanımlıyorlar.” Ne kendimizi ne de başkalarını kandırıp, aldatmayalım… Kendilerini “terörist” kabul etmeyenlere, “bir kahraman gözüyle bakanlara” terör yasası hazırladığınızı unutmayın. / Terörsüz Türkiye söylemi, CHP’li belediyelere operasyonlar, belediye başkanlarına tutuklamalar sürerken, yandaşlar da dahil, kimseye inandırıcı gelmiyor.

İktidar, PKK ile mücadele ederken, birden “oyuncakları” elinden alınmış bir çocuk gibi mızmızlanmaya başladı. Yılların alışkanlığı nasıl biterdi? Besin kaynağı “kavga” olan iktidar amaçsız kalmıştı. Boşluğu doldurmalı ve yeniden kavgaya başlamalıydı. Kavgasız, düşmansız yaşayamıyordu. Köylüyle, gazeteciyle kavga, azarlama, aşağılama, tutuklama yetmedi, daha çok ses getirecek eylemlere girilmeliydi. Siyaseten mağlup edemeyeceğini anlayan iktidar, yargıyı devreye soktu. Pek çok kimsenin ihtimal dahi vermediği, iki kez denenen seçimle de yenilemeyen Ekrem İmamoğlu’nu tutukladı. Çok büyük sansasyon yarattı. Tutuklama işini “çok büyük başarı gören” iktidar, “halkın iradesini” dikkate almadan, “komünizmin ve PKK’nın yerine CHP’yi oturtarak, yolunu yeni bir yöntem ve yeni bir kavga ile yürümeye başladı. Düşmansız idare edemiyordu. Hele bu düşman “terörle eş değerde tutulursa, milleti kandırmak daha kolay olur” inancıyla hem asker hem polis hem de yargı kullanılıyordu. Terörle ilgili tüm argümanlar etkinliğini koruyordu. İktidarın önündeki en büyük engel “oyunu her geçen gün artıran CHP idi. PKK artık bir güç değildi. PKK yerini yeni terörist örgüt olarak ana muhalefet partisi CHP’ye bıraktı. Bay Kemal, BUTLAN kararıyla işin en büyük aktörü ve iktidarın ortağı oldu. İktidar kapısını kırarak dört koldan CHP’ye saldırdı. Oyu %35 olan bir kitleyi parçalamak, seçim dışına atmak…bundan büyük başarı mı olurdu?

CHP’ye ve CHP Belediyelerine açılan savaş, iktidara karşı büyük bir nefretin dalga, dalga yayılmasına neden oldu. Adalet duygusu zedelenen tüm muhalefeti birleştirdi. Hiçbir iddianamede sıralanan suçların varlığına ikna olmayan halk iktidara katılmadı, Başkanların suçsuz olduğuna inandı. Yapılan yargılamaları tıpkı FETÖ’nün uydurmuş olduğu suçlama ve kumpaslara eşdeğerde tuttu. İktidar, Terörsüz Türkiye derken, “iç barışı”, CHP’ye ve CHP belediyelerine açtığı savaşla tehdit eder duruma getirdi. “Kin, nefret ve düşmanlık” duygularını körükledi. / Bu millete, ayrıştırarak yazık etmeyin. Bu nasıl akıl tutulmasıdır: Devleti kuran, otuza yakın Kürt isyanını bastıran bir parti, PKK ile özdeşleştirilerek tutuklanıp içeri atılır mı?

Terörsüz Türkiye’nin yeni teröristi CHP’yi saf dışı ederek iktidar barışı kurmaya ve yerini korumaya çalışıyor… Olacak iş mi? / CHP’liler, Butlanla, Bay Kemal’le ilgilenip enerjinizi tüketmeyin. Önünüze bakın ve yürüyün…

Sevgiyle, esenlikle kalınız…

bilbatuhan@hotmail.com