Öyle gariplikler yaşanıyor ki şaşırmamak mümkün değil.
Son derece kritik bir dönemde büyük bir borç batağının içinde yapılan olağanüstü kongrede başkan ve yönetimi el değiştiren Trabzonspor’da Bakan Bayraktar’ın Trabzonspor’a sahip çıkarak maddi ve manevi güç vermesi ile birilerinin şimdilik büyük bir hayal kırıklığı yaşadıklarını gözlemliyoruz.
Vay sen nasıl Trabzonspor Başkan ve yönetim kuruluna destek olursuna kadar işi getirmeye başlamaları karşısında ‘Hadi oradan’ dememek mümkün değil!..
Ama sürprizde değil!.
Dertleri üzüm yemek değil bağcıyı dövmek!
Kongrede en zayıf halka olarak görülmesine rağmen ipi göğüsleyen, sonra da eller ovuşturularak kapalı kapılar ardında ‘Bunlar kulübü sırtlayamaz. Nasıl bu ekonomik sıkıntıyı aşacaklar ki... İki üç ay gitmezler... Kongreye giderler yine kulüp bize kalır’ havasına kapılanlar bugün evdeki hesaplarının çarşıya uymayacaklarını görmesi üzerine büyük sıkıntıya girmiş görülüyorlar!
Bu sıkıntılarını görmek için de Bakan Bayraktar’ın Trabzonspor’ a verdiği açık desteği hazmedemeyenlere bakmak gerekir!.
Hadi Fenerli, G. Saraylı, Beşiktaşlı veya bir başka takımlı rahatsız olur eyvallah!
Ama ‘Trabzonsporluyum’ diyen rahatsız oluyorsa şaşırmamak mümkün değil..
Türkiye’deki bütün kulüpler kendi şehirlerinden çıkan bakanlarından, siyasetçilerinden istedikleri gibi destek alırken, hatta yaptıkları transferlere açıktan aracı olup yardımcı olurken Trabzonspor’un bu şehrin evladı olan bir Bakan’dan destek alması, Bakanın da çıkıp bütün Türkiye’nin gözü önünde ‘Ben Trabzonspor’un yanındayım. Sahipsiz bırakmam’ şeklinde demeçler vermesinden gocunmak mı gerekir yoksa alkışlamak mı ?
Bu şehrin bakanının elindeki gücü de kullanarak doğup büyüdüğü şehrinin takımına sahip çıkması gurur vericidir.
Çünkü bakanlık koltukları geçici ama Trabzonspor kalıcıdır. Bir şey yapmazsa yarın bakanlığı bıraktığı zaman ‘Bayraktar bakanken Trabzonspor a ne yaptı ki’ diye eleştirecek olanlar da ilk onlar olacaktır.
Dedik ya dertleri üzüm yemek değil bağcıyı dövmek!
Elinizde bakanlık gücünüz varsa bu gücü size oy veren, size destek veren, sizi TBMM’ye yollayan partili partisiz insanların önceliklerine kullanmak zorundasınız. Trabzon insanının da önceliğinin Trabzonspor olduğunu sadece Türkiye’de değil dünyadaki sağır sultanlar bile biliyor.
Bakan Bayraktar Trabzonspor’a sahip çıkarak bu şehrin siyasetçisi, abisi, hizmetkarı ve bakanı olarak üzerine düşen görevi en güzel şekilde yapmaya çalışmaktadır.
Bayraktar’ın her vesileyle bütün Trabzon’a siyasetüstü bir çağrı yaparak ‘Gelin bu gücümüzü en iyi şekilde kullanalım. Bu koltuklar kalıcı değil geçici. Ne yaparsak bu dönemde Trabzonumuza yaparız. Elbirliği yaparak sorunlarımızı aşalım’ sözlerinin altına imza atmamak mümkün mü?
İşte Trabzonspor’a sahip çıkışı da bu sözlerinin devamıdır..
TOKİ Başkanlığı gibi son derece önemli bir bürokratlıktan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gibi büyük bir gücü elinde bulunduran, bu şehrin evladı olan bir insanı, kulüp adına ziyaret ederek bir şeyler isteyip projeleri önüne koymaktan kompleksleri yüzünden kendilerini uzak tutan başkanı gördükten sonra tabiiki şimdi zorlarına gider!
Ahh sevgili okurlar, bu sezon üzerinde maçlar oynanması gereken bu Akyazı projesinin gecikmesinin nedenini, kimler tarafından engellenmeye çalışıldığını bir bilseniz, bugün bir bakanın Trabzonspor’a açıktan sahip çıkmasının değerini daha iyi anlarsınız!..
Bu bakan şimdi Akyazı’yı da sırtladı!
Ama şöyle elini vicdanına koymak gerektirir..
Tabii ki Trabzonspor Başkanı kulübü siyasete de asla malzeme etmeden kulüp adına siyasetin bütün nimetlerinden yararlanmasını bilmelidir.
Bakan Bayraktar’ın, Trabzonspor’un en zor döneminde yanında olarak verdiği büyük destek ile ne kadar önemli bir görevi üstlendiğinin değeri yarınlarda çok daha iyi anlaşılacaktır.
Bakan, Trabzon’un takım kaptanı olarak sahaya inmiştir. Çünkü bu şehirde bakanlık yapan ve bundan sonra da yapacak olan herkes bu şehrin siyasetüstü birer takım kaptanıdır..
Kaptan olmanın sorumluluğu büyüktür..
Erdoğan Bayraktar da takım kaptanı olarak 10 numaralı formasını giyerek sahadadır!
Gemiyi en son onlar terk eder!
Dün de yazımı şu sözle bağlamıştım..
‘Söz konusu Trabzon ise gerisi teferruattır’
Trabzonspor için de aynen geçerlidir...
Kadir geceniz mubarek olsun!