KARA TAHTA MI, AKILLI TAHTA MI?
Bakınız, yıllardır Fatih projeleriyle, akıllı tahta projeleriyle avunduk. Çağdaş araç ve gerece evet. Tüm kalbimle bin kez evet... Fakat esas elemana, öğretmene destek yok. O akıllı tahtayı, o tabletleri kullanacak olanlar – ana eleman – öğretmen değil midir? Yıllık enflasyona karşı yüzde iki buçuk mu, yüzde üç mü verelim tartışmalarının yapıldığı bir ülkede modern araç ve gereçlere trilyonlar harcamak ne denli doğru? Ana elemana yok, ara elemana var. Zihniyet bu...
Geçenlerde yaşlı bir öğretmenle genç bir öğretmenin tartışmalarına tanık oldum. Genç öğretmen ağzı laf yapmasını bilen ama tartışma kurallarını bilmeyen birisi. Kelime oyunlarıyla işin içinden çıkmaya çalışıyordu. ‘Biz bilgisayar çağının gençleriyiz. Bizler çağdaş araç ve gereçlerle yetiştik. Sizler çağ dışı kaldınız.’ Çağdışı kalmak sözü yaşlı öğretmenin ağırına gitti. Ağlamaklı oldu. Birkaç cümle ile cevap verecek oldu. Ama dinleyen kim? Bizde akıllı tahta, sizde kara tahta. Kara kara, kapkara tahta...
O tahtalar insanın gözünü, gönlünü karartıyor. Böyle eğitim olmaz. Benim akıllı tahtalarım sınıfa mutluluk ve sevinç kazandırıyor. Yaşlı öğretmen bir şeyler söyleyecek oldu. Karşısındaki yine sözünü kesti: Bilgisayar, akıllı tahta !.. Derken yaşlı öğretmen son noktayı koydu: Ben o kara tahta ile üniversiteye binlerce öğrenci soktum. Sizin başarınız yüzde onu geçmedi. Önemli olan öğretmendir öğretmen... Senin akıllı tahtan benim kara tahtamın kı...na kurban olsun! Biz bu gençlere, vatan, millet, bayrak sevgisini nakış nakış işlerdik. Siz gidin bilgisayarınızı öğretmeye devam edin. Bakalım o soğuk metal cihaz gençlere sıcak sevgi ve saygıyı aşılayabilecek mi? Vatanın kutsallığını, bayrağın yüceliğini öğretebilecek mi? Sen önce büyüğüne saygı göstermeyi öğren. Öğren ki, öğretesin.
Araya girerek olayı tatlıya bağlamaya çalıştım. Yaşlı öğretmeni sakinleştirmek kolay olmadı. O günden beri son cümlesi aklıma takıldı. ‘Senin akıllı tahtan, benim kara tahtamın kı...na kurban olsun!’
Bize akıllı tahtadan önce, akıllı öğretmen lazım. Zira öğretmen ana unsurdur. Eğitimin önderidir, rehberidir. Araç-gereç ikinci plandadır.