KARADENİZ'DE PKK VE PONTUSÇULAR


Kuzeyinde Rusya'nın sıcak deniz hayali, Batısında Avrupa ve Amerika'nın bitmeyen sömürü açlığı nedeni ile yurt sürekli kaos, sürekli terör olayları ile kavruluyor. Bu durumdan yararlanmak isteyen bir kısım etnik milliyetçiler sözde özgürlükçü olduklarını ileri sürerek, kafalarında yaratmış oldukları halkın, mücadelesini verdiklerini ileri sürerek kendi topraklarına, Ortadoğu’ya, tüm Mezopotamya'ya ihanet ediyor.
Bu ihanet işbirlikçilerin tam göbek kısmında ise, PKK bulunuyor. Yapmış oldukları her eylem ile bu topraklar dışında tüm emperyalist devletlerin karına çalışan bu örgüt globalleşen terörden biraz farklı hareket ediyor.  Modern terörizm, dünyada ilk ikinci dünya savaşı ve İsrail’in kurulmasına kadar gider. Barry Davıes, yazmış olduğu “Terörizm” adlı kitabında ki en çarpıcı ifade şudur. “Ne üzücüdür ki, terörizm asla kutsal toprakları terk etmez.”
Bu cümle aslında içinde bulunduğumuz coğrafyayı özetleyen en kısa sözcüktür. İlk insanlığın doğduğu yer olarak sayılan Mezopotamya tüm dinlerin de merkezi olarak görülüğünde ise, gerçek ortaya çıkıyor. Dünya’da terör Amerika'nın 11 Eylül'ü ile zirve noktalara gelmiştir. Sonrasında gelişen Afganistan işgali ve Irak'ın bütünlüğünün bozulması tüm dünyaya terör ihraç etmiştir. Yani Amerika bugünkü örgütleri dünyaya bela etmiştir. Bugün irili ufaklı dünyada 170 tane terör örgütü bulunmaktadır. PKK’nın ise, bu örgütlerin arasında ki rolü sabittir. Büyük Ortadoğu Projesi, yani dinlerin savaşının projesi bu örgütleri beslemektedir.
PKK’da tüm bileşenleri ve farklı diğer isimlerdeki örgütleriyle bu projenin askeridir. Kurulduğu ve eylem sahnesine çıktığı günden beri eli kanlı PKK’nın yapmış olduğu tüm eylemler aslında Büyük Ortadoğu Projesi arkasında bulunan devletlerin hesabına çalıştığının bir göstergesidir. Kendilerine çizmiş oldukları sözde devlet haritasına tam olarak bakacak olursanız gerçeği tam olarak görmekle yetinmeyecek Büyük Ortadoğu Projesi’nin sınırlarını da görmüş olacaksınız. Suriye ve Irak ile bir bölümü İran olmak üzere sınırlandırılan çizgiler arasında hemen yan kısımda bulunan Ermenistan’ın bulunmaması ise, Büyük Ortadoğu Projesi’nin el bebek gül bebek kucakta bekletilen yavrusunu da ortaya çıkarmaktadır.  Büyük Ortadoğu Projesi’nin son dönemlerde sekteye uğradığı da aşikardır.
Bunun da tek bir nedeni vardır ve bu nedenle de PKK ve işbirlikçi devletleri başarısız oldukları için bugün sadece şehir savaşları yaparak ülkemizi yorma, yıpratma politikası izlemektedir. Hristiyan alemi ile Yahudi alemi arasında kavga bugün bu projenin ilerlemesini durdurmuştur.
Bunu Türkiye’de ilk söyleyen ve yazılı olarak resmileştiren ise; 2004 yılında basılan Mahir Kaynak ve Emin Gürses’in Büyük Ortadoğu Projesi adlı kitabında ki şu cümledir. “Soğuk savaş döneminde çatışma sağ ile sol arasındaydı veya NATO ile Varşova Paktı arasındaydı şuan bakıyoruz ki, bütün bunlar hiç ortada yok sadece din üzerinden dinsel bir çatışma var.” Özetlersek, Büyük Ortadoğu Projesi’ne hangi dinin hükmedeceği kavgası var. PKK ve onun uzantıları da bu iki çarpışmanın arasında kalınca Suriye’de başka Irak’da daha başka Türkiye’de ise çok daha farklı noktaları savunarak ayrışmaya giriyor.
Türkiye’de de PKK’yı terör örgütü gören lakin Suriye’deki uzantılarını terör örgütü olarak görmeyen bir kısım siyasi kanadında yanılgısı bu karışıklıktır. İslamiyet ise; bu iki kavganın arasında en fazla yıpratılan din oluyor. Sözde İslam adına kan döken örgütler aslında bu iki dinin karanlık savaşçılarıdır. PKK’nın günümüzde Karadeniz bölgesine gelmesinin nedeni ise, uyumakta olan ve hücrelerine çekilen diğer örgütlerin de desteğini alma hedefidir. İstihbarat raporlarına yansıyanlara baktığımızda ise; bazı siyasi uzantıların büyük çoğunluğu bu örgüte destek vererek bölgede eylem yapmayı sağladıkları bilgisi yer almaktadır. PKK’nın bölgede eylem yapmaya çalışması Yunanistan’da bulunan bazı etnik milliyetçilerin gözlerinin kamaşmasına neden ola bilir.
Pontuscuların da PKK’ya destek vermek istemesi bölgede kaçınılmaz olabilir. Yetkililerin ise; böyle bir girişimin olma ihtimali üzerine durması gerekmekte ve bunun önlemini almak zorundadır. Yunan ekonomisin de gerçekleşecek olan iyileşme sonrasında içimizde bir örgütün çıkmasına neden ola bilir? PKK, çok bilinmeyenli bir denklem lakin çözümü bulunmuş bir örgüttür. Bu çözümün şifreleri emperyal ve kapital devletlerin elindedir. Son olarak, İyi bir istihbarat ile karşı çalışma yapılır ise; Karadeniz’de PKK ve bağlantıları imha edile bilir. TSK ile Emniyet teşkilatını hareket kabiliyeti buna fazlasıyla yeterlidir.