KARADENİZ'İN ELİT SESİ SONNOKTA
Gazeteciliğin piri bir kaptanla yol aldık. Titiz, özverili, bilgiyi arayan ve sorgulayan; zor beğenen bir kaptan bizimkisi.
Bilgiye önem veren, gazeteciliği toplumu inşa etmede kilometre taşı olarak kabül eden bir algıyla sonnokta vücut buldu.
Hayaller kuruldu, planlar yapıldı ve yayına başlandı. Ve böylece Karadenizlinin sözü daha da bir kimlik kazandı. Alışılmış gazetecilik anlayışı yerini donanımlı gazeteciliğe bıraktı. Büyüklerimizin dediği gibi söz, cibiliyetini ele verir. Konuşan ya da yazan kimse, sakladıklarını, bilmeden açık eder. Sözün kullanıldığı bağlamı deşifre etmesini bilenler neyi gizlersen gizle seni çözerler.
Okuyucuyu sadece bir okur olarak değil, bizimle beraber düşünen, bizimle beraber fikir yürüten ve nihayeti birbirimize kimlik kazandıran saygın insanlar olarak görme bir eğilim değil, hakiki bir izdüşüm olarak zihinlerimizde benlik kazandı. Bu duygularla var oldu sonnokta..
Biz bilirz ki yazdıklarımız insanımızın madi ve manevi bütün edinimleriyle barışık olmalı. Asla ikircikli, dolambaçlı, niyetleri gizleyen bir anlayış insani olamaz. Netleşmek, insanımızla eşitleşmek şiarından asla taviz vermemeye gayretli olduk.
Sözün en ustalıklısı dahi söz kantarına çıktığında arkasıyla önüyle değerlendirildiğinde bütün mahremlerini ele verir.
Sonnokta bu bilgi birikimiyle yayın hayatına başladı. Denmesi, yazılması gerekenleri üslubuna ve üstrubuna uygun yazmaktan çekinmedi. Bireysellik yerine toplumsal faydayı hep öncelledi.
Yazarlar olabildiğince özgürce sözcüklerine ritim kazandırdı.
Herkes sonnokta'yı çok sevdi. Altı çizilmesi gerekenlerin altını çizmede sonnokta ne diyor merağı, okuyucularda müptelalık yaptı. Haberin kaynağına koşmada özel gayretler sergilendi. Mazlumun ve mağdurun yanında konumlanmada çekinge gösterilmedi. Bu realiteye rağmen kıskançlık mahfilleri de boş durmadı.. Bunun nedenini de şuna bağlıyorum:
Gerçek güzeldir ama takdir edilmesi sözkonusu olduğunda insanların tıkandığı, idraklerinin kabüllenmede zorlandığı hakikatini de gözardı etmemek gerekir.
Haberciliğin yanında fikirleri yarıştırmadaki gayret hep takdir gördü. Hele sporda hep Trabzonspor'un yanında duruldu, menfaati düşünüldü. Bazı konuları ulusal medyaya jürnalleme eğilimlerinden nemalanmayı aklına dahi getirmedi. Kişilere kızıp Trabzon medyasının ana damarı olan büyük Trabzonspor yanlız bırakılmadı. Bölge takımları da sevilerek takip edildi. Onların başarıları Trabzon'un başarısıymış gibi sevinçler paylaşıldı.
Sonnokta adıyla hep son noktayı koyan oldu. Özel kapak dizayınlarıyla ulusal basında gündemleşti. Sözün tesirini bilerek her mesajını dirhemle tartıp öylece huzura çıktı.. İyi ki varsın sonnokta, nice yıllara!