KARASEVDADIR KOLTUK SEVDASI!..
Bir de özeleştiri geleneğine kapalıysa muhterem..
Vinçle çekip alamazsın onu tahtından..
Yanlışına kör, akıbetine sağır olur böyleleri..
‘Emsali görülmemiş yenilgi’lerden bile zafer devşirmeye meylederler hemen..
Amalı, ancaklı, ziralı cümleler kurarak konjoktür denen yorgana sararlar nadanlıklarını..
Etraflarında başsallayıcı yalaklar, sığ duruşlarına alkışlarla 'sakın ha' diye destek verirler.
Siyasetin hareket gerektirdiğini dahi söyleyemezler. Zira partinin adındaki 'Hareket' sözcüğünü koltuğa bağlanarak unuturlar.
Anadan doğma koltukçu bunlar..
Hiç büyümemiş çocuk gibi koltuğu beşikleştirmiş zevatlar..
Kan ağlayan efratlarını fert dahi saymayan elit zümre..
Kendileri gibi meşin suratlı zannediyor seçmenlerini..
Hücreleriyle davaya sadık olanları, sokağa çıkamaz hale getirdiklerini anlayacak basirete oruç tutturan isabetsizler..
Akilden ziyade sakile mahkum iseniz işte böyle bir büyük camiayı üzmeye devam edersiniz.
Gerçi koltukfuruş olanlar camiaya ud vurur..
Onların izzeti de irfanı da oturduğu yumuşak zeminli koltuklarının onuruna onur katan midderidir.
Güreş minderinde perişan olan gönül erlerinin zırnık kadar alın terlerine eyvallah etmezler.
Varlıklarıyla yoklukları arasında bir fark bulunmadığını anlayacak kadar ferasete müdavim olmadıklarından, çapları hakkında ne kendileri ne de kendilerine sürtünen yakınları gık edemezler.
Çağırırlar slogan korosunu, davanın içini boşaltan bir görüntüyle kutsi bir davanın ülkülerini un ufak ettirirler..
Gaye belli..
Koltukta kalmak..
Allah'ın tecelli edecek son nefes gününe kadar orada höykürmek..
Giderken iz, izzet yerine; giz, şirret bir seda bırakmak..
Bu büyük davayı koltuğun altına süpürüp üstünde tepinmek, artık kimsenin haddine değil..
Mete Hanlar, Bilge Kağanlar, Fatihler, Atatürklerin yolundan nadanlaşarak, nahak bir koltukta oturamazsın..
Ya edebinle ya sıfırlanarak..
Birilerine haykırırken 'sıfırlayamadınız' narasını şimdi dön bir de kendine at 'siz sıfırlayamadınız ama ben davamı sıfırladım' diyerek eşitlik, adalet narasını..
Bugün ismini yazarak, seni var kılmak istemiyorum. Bölücüler Meclis'te senden çokken onları yok saydığını bilerek biz de seni zaten yokken yok sayıyoruz.
Yok hükmündeki şahsın boş bıraktığı koltuğu doldurmanın vakti geldi de geçiyor bile..
Allah diyen, dava diyen her kim varsa, bu insanları delege bu zat yapmış olsa bile onu Ankara'da karaya oturtmakla görevlidir.