634 Sayılı Kat Mülkiyetleri Kanununa Göre Apartman Veya Sitelerde Yapılan Masrafların Nasıl ve Ne Şekilde Paylaştırılacağı Konusu Hep Tartışılagelmiştir. Ana Gayrimenkulle İlgili Giderler Arsa Payına Göre mi Paylaştırılır Yoksa Eşit Mi Paylaştırılır?
Apartman ve sitelerde en sık yaşanan uyuşmazlıklardan biri ortak giderlerin nasıl paylaştırılacağıdır. Özellikle çatı onarımı, dış cephe mantolaması, asansör yenilemesi veya bina güçlendirmesi gibi yüksek maliyetli harcamalarda kat malikleri sık sık karşı karşıya gelmektedir.
Birçok kişi ve hatta apartman ve site yöneticileri dahil ortak giderlerin daire başına eşit bölünmesi gerektiğini düşünse de Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesi farklı bir sistem öngörmektedir. Kanuna göre kapıcı, bahçıvan, kaloriferci ve bekçi giderleri eşit paylaşılırken; sigorta primleri, ortak alanların bakım ve onarım giderleri ile yönetim giderleri kural olarak arsa payı oranında paylaştırılır.
Uygulamada sorun tam da burada başlamaktadır. Örneğin aynı binada bulunan 180 metrekarelik bir daire ile 60 metrekarelik bir dairenin arsa payları farklı olduğundan, çatı onarımı için yapılan 300 bin TL'lik bir harcamada büyük daire sahibi daha fazla ödeme yapmak zorunda kalabilmektedir. Bu durum bazı maliklere adaletsiz görünürken, kanun arsa payını esas almaktadır.
Bir diğer güncel tartışma ise ortak tesislerden yararlanmayan kat maliklerinin ödeme yükümlülüğüdür. Zemin katta oturan bir malik "Asansörü kullanmıyorum" veya boş duran dairenin sahibi "Sitede yaşamıyorum" diyerek giderlerden kaçınmak isteyebilmektedir. Ancak kanun, ortak tesislerden yararlanılmasa dahi giderlere katılma yükümlülüğünün devam ettiğini açıkça belirtmektedir.
Günümüzün yüzlerce bağımsız bölümden oluşan büyük sitelerinde, 1965 yılında yürürlüğe giren Kat Mülkiyeti Kanunu'nun bazı hükümlerinin modern yaşamın ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı görülmektedir. Özellikle aidat ve ortak gider paylaşımı konusunda daha açık ve güncel düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu yönündeki tartışmalar giderek artmaktadır.