Kaymak tabaka hala kayırılıyor!
Kimdir, bir elin parmaklarına birkaç sıfır atarak ortaya çıkan paydaşları bu ülkenin? Sizlere adrese teslim bazı sinyaller vererek bu kişileri aktaracağım. Bunlar yalılarda eskort bir hayatın sefasını sürerken dünyanın büyük sermayedarlarının da taşeronu vazifesiyle vazifelendirilmişlerdir. Aklınıza on onbeş isim düşmüştür bu tanımla zannederim. Bu kişilere Haliç mişonlarını, Üsküdar sinyalcilerini de eklediniz mi geriye eklenecek Fener patrik tüfeylileri kalıyor. İşte bunların toplamı bir elin parmaklarına birkaç sıfır atarak elde edilen seçkinci gruptur.
Bunların aslında kimliği bizim kimliğimize benzemez. Bizim kimliğimizde boynu bükük hilalin içinde bir yıldız, onların kimliklerinde ise bol bol yıldız bulunur. Anlayacağınız adamların yıldızı güzel, yani şanslı yaratılmışlardır.
Elin parmaklarına sıfır atarak ortaya çıkan bu metrukalar bizim hukuk sistemimize bağlı olsalar da aslında bizdeki hukukun ötesinde uluslararası hukuk kalkanlarıyla korunuyorlar. İçeriden sıkıntı çıkarsa günlük dokunuşlarla kanun değiştiriyorlar, bize uygulananlar onlara farklılaşarak, laçkalaşarak, adamına göre bir hal alarak uygulanıyor.
Örnek verir misin demeye ne hacet! Yanlızca şike davasının mahkemece tesçilli şahsını azizler korumasına alan ve bir gecede zatı için kanun değiştirenleri düşündükçe ilk adresi ziyaret etmiş olursunuz. Diğerlerini de herkes isim isim biliyor. Dünle bugün arasında değişen şeyin sadece laf kalabalığı olduğunu ve asıl semereyi yine onların söğüşlediğini görüyor, işitiyor, yaşıyoruz.
Türkiyenin geleceğini aydınlık kılmak için bu küresel emici çetenin önce gücünü dizginlemek sonra da milli istikamete evrilmesini sağlamak gerekmektedir.
Eğitimi, sağlığı, kalkınma baremlerini, gayri safi hasılayı ve bireyin özgürlük alanlarını onların akıttığı kanalın suyuyla beslersek işte bugunkü gibi gelir düzeyleri arasında uçurum olan bir ülke ortaya çıkar.
İnsanca geçimin şartlarının yerine getirilmesi, yardım ve avuç açma ekonomisinden insanımızın kurtulması, adalet kavramının yalıçapkınlarının kalkanı olmaktan çıkarılıp halkın kalkanı haline getirilmesi bugün bir özlemdir, bilmem ki bu hasret ne zaman hitam bulur!
Hakça bölüşen, çalıştığı oranda adalet üzre zenginleşen, madde arttıkça imanı azalmayan, eğitimde sağlıkta hakları eşitlenmiş bir Türkiye özlem olmaktan çıkar umarım!