KENDİNİ İNSAN BİLENLER!..


Faili meçhul gibi görülse de nereden, neden, niçin geldiği  sorularının cevabı  belli olan karalamalara baktığımız zaman bu şehre hizmet getiren insanlara sahip çıkmanın, hakkını teslim etmenin şahsen  görev olduğunu buradan bir kez daha  tekrar etmekte fayda olduğunu belirtelim.  

Vur abalıya işi bitti!..

İnsanların şevkini kırmak, haksız, adaletsiz, insafsız bir şekilde önlere çıkmak dönemi de bitti..

Artık kimse yemiyor!..

Nedenleri sorgulanıyor!

Çünkü;

Kimin ne olduğunu vatandaş artık çok iyi biliyor!..

Denemek  çok basit;

Çıkarsınız;

Uzunsokağa, Maraş Caddesi’ne, Kemerkaya'ya, Boztepe'ye, Arafilboyu’na, Yenimahalle’ye, Faroz'a, Sotka'ya, Erdoğdu'ya, Ayasofya,ya Fatih'e, Beşirli'ye Trabzon'un  bütün mahallelerine  sorarsınız size söylerler...

Gidersiniz;

Beşikdüzü, Vakfıkebir, Akçaabat, Şalpazarı, Çarşıbaşı, Arsin, Yomra, Araklı, Sürmene, Of, Çaykara, Hayrat bütün ilçelerine kimin ne olduğunu size söylerler.

Eğer ülkenin siyasetçisi, hizmet adamı iseniz Türkiye'nin her bir köşesine gidip sorarsanız yine söylerler!

Sağınıza, solunuza, yanınıza, yakınınıza, uzağınıza baktığınız zaman eserleriniz ile  görünürsünüz!

Şu iyi bilinmeli ki kötü insanlar, sadece yer yüzündeki iyi insanları sınamaya yarar!

'İyilik et denize at, balık bilmezse Halik bilir' demişler ya !

Aynen öyle..

Karne ondadır!.

Gerisi lafı güzaftır!

***

Bu ülkeye, bu şehre hizmet yapmaktan başka bir gayesi olmamış,

İnsanlar arasında asla ayırım yapmamış,

Hizmet noktasında siyasi ayrımcılık nedir bilmemiş,

Herkese eşit mesafede yakın olmaya özen göstermiş,

Kompleksiz ve hep mütevazi olmuş,

İnsanlara yukarıdan bakan değil, nereden geldiğini iyi özümseyerek bakabilmiş,

Yeri geldiğinde onlarla ağlamasını  ve gülebilmesini bilmiş, 

'Bakanımdan' önce 'ağabey' dedirtmiş,

Köylü ile köylü şehirli ile şehirli olmuş, köyünü bir gün dahi unutmamış,

Başına ne gelmişse hep açık sözlü olmasından gelmiş,

Doğru bildiğini söylemekten hiç çekinmemiş,

Kulis atmasını, şu benim adamım olsun bu benim adamım olsun  hesabı yapmamış,

Uzun yıllar bürokrat, son dönemde de ülkenin en önemli  bakanlıklarından birinin başında  görev yapmasına rağmen arkasında en küçük şaibe bulunmamış,

TBMM çatısı altında muhalefet parti yöneticileri ile bile  çok iyi diyalog kurabilmiş hakkında en küçük soru önergesi dahi verilmemiş,

Hiç bir siyasi kavga içine girmemiş, kimseyi karalamamış,

Herkes tarafından sevgi ve saygı görmüş ve görmeye devam etmiş,

Türkiye'nin her köşesinde hizmet anıtı bulunmuş son 10 yılda  Trabzon'un cehresinin değişmesine vesile olmuş,  yapılan bütün yatırımların öncüsü olmuş  ve olmaya da devam etmiş,

Bırakın yaptığı bütün hizmetleri bir kenara sadece şu Zağnos ve Tabakhane Kentsel Dönüşümleri için bu şehre akıttığı ve bu şehre giren paralara baktığımız zaman dudakları uçuklatmış,

Bakan olduktan sonra bir gün dahi Trabzon'u ihmal etmemiş, Ankara-Trabzon arasında mekik dokumuş, Trabzon için yapılan her zirvede yerini almış. Söz konusu Trabzon olduğu zaman Türkiye'nin bakanı olmasına rağmen 'Önce Trabzon' diyebilmiş,

'Bugünler, bu bakanlıklar gelip geçici, bugünlerin değerini bilelim, bu şansları iyi kullanalım, el ele vererek Trabzon'a daha önemli hizmetler daha büyük yatırımlar nasıl getiririz  onun hesabını yapalım'  diyerek bütün siyasi partilere, siyasetçilere, sivil toplum örgütlerine, belediye başkanlarına çağrı yapmış,

Açıkçası Trabzon'a hizmet yapmaktan başka hiç ama hiç bir gayesi hesabı olmamış...

YÜREKLİ BİR HİZMET ADAMI'

İşte bu adam kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin, bırakın bakanlık unvanını bir kenara;

TRABZONLU ERDOĞAN BAYRAKTAR..

***

Yıllardır  görüyoruz, izliyoruz, takip ediyoruz;                                                                                                                                                                                     Hiç bir kişisel, siyasal  ihtirası, sen ben kavgası, üstün olma uğraşı  yok...                                                                                                                                               Tek bir gayesi var.                                                                                                                                                                                                           Oturduğu koltukta önce güçlü bürokrat sonra da güçlü bakanlık, ardından doğup büyüdüğü şehrine nasıl daha büyük hizmetler getiririmin uğraşı içinde olmuş!..

Hizmet nöbetinin kendisinde olduğunu çok iyi biliyor...

Yarınlarda şüphesiz bir başkasında olacak...

Onlara da kalemlerimiz böyle oynayacak...

Bu bir nöbet değişimi gibidir..

Ama  bugün yaptığı ve yapacağı unutulmaz hizmetlerle arkasından yarınlarda 'Öyle bir bakanımız vardı ki Allah razı olsun' dedirtmek şükran ve minnet ile anılmak için uğraş verdiğini gözlemlemek  hiç de zor değil!

O demiş, bu demiş hiç önemli değil...

Kendin çal, kendin oyna misali sırca köşk hikayelerinin alıcısı çoktan bitti!

Çok güzel bir söz var; 

'Kendini insan bilenler, halka hizmetten usanmazlar'

İşte Erdoğan Bayraktar bu!..