Kimine mil kimine metre
Bazen tahmininize şiddetle itiraz gelir. Mesafeyi az ya da çok söylüyorsun diye takılırlar sana.
Hatta, atma recep camları kırarsın dahi derler. Kimsenin ağzı çuval değil ki büzesin.
Tam doğrunun ortaya çıkması için ya metreyi ele alacaksın ya da aracın küçük kilometre ölçme butonuna basacaksın.Ölçülmüş şeye kimse itiraz edemez ama tahminle mesafe bildirirsen senin gibi tahmincilerle ağız dalaşı yapmak zorunda kalırsın.
Şimdi buradan gelelim araştırma şirketlerinin boy boy tahminlerine.
Kimi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı önde gösterirken kimisi ise Ekmeleddin İhsanoğlu'nu önde gösteriyor. Hatta Demirtaş'ı bile yüzde onbeşlerin üstünde zikredenler var.
Bu nasıl olabilir?
Eksi artı bir diye sonuçlarda yanılma olur dendiği halde, on onbeşlik gerçek neticeden uzak bir oranın ortaya çıkması bu ülkede bu işlerde bir hokkabazlık döndüğünü gösteriyor.
Şirketler seçim sathi mahalindeki anketlerinden mutlaka sorumlu tutulmalıdır.Ya bas parayı istediğin oranda seni yüksek göstereyim diyorlar ya da sen bilirsin, peşinen sırtı yere gelmiş yenik pehlivan ilan ederim seni diyorlar..
Anlaşılan bunların bazıları istemediklerine metre, istediklerine mil kullanıyor.
Mili parayı götürdüğüne ki bir mil 1609 metredir, metreyi ise parayı götüremediğine kullanmaktadır.
Aslında böyle ikircikli sonuçlarla toplumu maniküle ettiği anlaşılan kuruluşların sahiplerine ağır yaptırımlar getirmek gerekir.
Ya ölçtün mü adam gibi ya da hiç denmelidir.
Yani ülkenin kaderinin bazı zibidilerin bozuk terazilerine terkedilmeyecek kadar önemli olduğu idrak edilmelidir.Metre kullanmadan ölçenler de varmış diye duyduk ki bu tam bir fecaat.
Ne olması isteniyorsa o neticelerin kayıtları oluşturulur ve açıklanır. Hem de kelli felli bir şirket edasıyla yapılır bunlar.
Şu Türkiye'de adam gibi işini yapıp kimsenin icazetine veya tavassutuna düçar olmadan bir iş yapılmayacak mı? Parayı veren düdüğü çalar fıkrası ne zaman sadece bir şaka olacak! Yoksa bu fıkra bizim kaderimiz olarak mı kalacak?
Düşünmeye değer değil mi dostlar..