KİRLİ ENERJİLİ BİR KONGRE
Kürsüye çıkan hiç kimse bizi bütün Türkiye dinliyor bilincinde değildi. Adeta herkes, açıyor ağzını yumuyor gözünü anlayışındaydı.
Bu kirli enerjiyle nasıl dolmuştu insanlar?
Bunda yönetimin hangi hataları ateşleyici rol üstlenmişti?
Sadece yönetimin hatasıyla mı alev alevdi insanlar, yoksa başka beklentilere kapı aralamayan bir yönetim anlayışına mıydı bütün hınç?
Açıkçası iki şıklı bu soruların cevabı..
Hem yönetimin hataları hem de belli merkezlerin kulüpteki etkinliğinin azalmasının verdiği bir cevvaliyet söz konusuydu.
Önce Başkan sayın Hacıosmanoğlu'nun hatalarını söyleyeyim:
Bir kere çok sesli düşünüyor.
Sözün nereye varacağını, camiayı nasıl yaralayacağını pek önemsemiyor.
Ayrıca da önceki söylemleriyle eylemleri arasında tutarsızlıklar var.
Tabii başkanın böyle kontrolsüz konuşmasının başlıca nedeni kişisel tercihleri kadar, geldiği günden beri Türkiye'nin ona gösterdiği itibarı camianın kelli felli kişilerinin her nedense göstermemesi ve sürekli kapı artlarında aşağılayıcı bir dili tercih etmesidir.
Bu başkanın psikolojisini olumsuz etkilemişti.
Çünkü niyetinin iyi olduğunu anlamayanlara, dedikodu mahfillerinde yalan yanlış sözlerle yapılan yorumlara vakıftı.
Ben de çok yerde dudak bükerek konuşanlara rastladım. Hatta öyle yaralayıcı yorumlar duydum ki Trabzonsporlu birinin Trabzonsporlu birine yakıştıramayacağı gariplikteki cümlelerdi bunlar.
Ben bazılarını söyleyeyim.. Hepsini Trabzonsporlu olduğum için ifade edemem. Ne diyorlardı..
"Bunlar transfer dahi yapamaz, iki üç ay içinde teslim olurlar, takım küme çizgisine düşer."
Bu sözleri yüzlerce kişiden duydum. Hatta bir şehirden bir şehre takımı götürmede zorluk çekeceklerini söyleyen aklıevvellere de tesadüf ettim.
Neyse bunlar olmadı. Başkan ve ekibi başta bir dağılma geçirse de kalanlar iyi bir birliktelik göstererek iyi transferler yaptılar. Türkiye ve dünya gündemine gelecek hamleleri başarıyla gerçekleştirdiler.
Başkan tabii hakkında yapılan sokak konuşmalarını her duyuşunda doğal olarak adres aradı. Üretim merkezini bazen isabetle bazen biraz ıskalayarak bulduğunu düşünüp bu odaklara açıktan cevap verme yolunu seçti.
Kimi tespitleri yüzde yüz olsa da bazıları yenilir yutulur değildi.
İşte bu çelişkilerin er meydanına dönmüştü kongre.
İnanın birkaç kavgayla kurtulduğumuza sevinelim. Çünkü çok daha şedit kapı ardı cümleleri duydum kongrede. Divan seçimi bahane aslında, zaten müthiş kirli bir enerji yüklüydü insanlar..
Bu nedenle çok korktum camiamız adına.
Ama çok şükür; bazı sataşmalar, itiş kakışlarla nihayetlendi kongre. Tabii bunlar da olmasaydı çok çok iyi olurdu ama dedim ya anlamlı anlamsız her iki yakada da sevimsiz bir enerji vardı..
Şimdi durulup dirilme zamanı..