Kitapsızlığın Faturası!..


Ortalama yaşam süresinin 81.25 olduğu Japonya'da yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılıyor. Türkiye'de sadece 23 milyon. Japonya'da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, İsviçre’de 10, Türkiye’ de ise yılda 6 kişiye bir kitap düşüyor.
Japonya ve İsviçre’de toplumun yaklaşık yüzde 15’i düzenli olarak kitap okurken, Türkiye’de durum % 0.01, yani on binde bir.
***
Oysa bizim bunların hepsinden önde olmamız gerekirdi.
Çünkü, ilk emri “Oku” olan bir dinin mensuplarıyız..
Lakin okumamaktaki inadımız yüzünden hem bu güzelim ülkenin yıllarını, hem de kendimizi heba ettik.
***
Bilimde, teknolojide yokuz.
Sanat desen, nanay..
Spor da şike, doping ortalık yanay..
Sağlıkta ise, 60 yıl yaşayan kendisini ölümsüz sanay.
***
40 yıldır oyalanıyoruz..
-Sağcı-Solcu
-Milliyetçi-Komünist
-Türbanlı-Başı açık
-Laik-Anti laik..
-Atatürkçü-Şeriatçı
-Alevi-Sünni
-Türk-Kürt
-Dış güçler, paralel, komplo..
Çünkü dağarcığımızda başka bişe yok..
“Ya usta tamam da” diye başlayan sorular sormak angarya geliyor mantığımıza..
Zaten mantık dersi de kalktı okullardan..
Yerine,“En iyisini büyüklerimiz bilir” geldi..
***
Geçenlerde İsviçre’de bir halk oylaması yapıldı;
Asgari ücret 4 bin kron, yani bizim paramızla yaklaşık 10 bin, eski parayla 10 milyar olsun mu diye..
Bizimkisi daha yeni oldu 840 TL!
Yani onlarınki asgari ücret..
Bizimkisi asgeri ücret!
Asker 30, çavuş 45 TL
***
Çünkü okumuyoruz..
Okumayınca kendimizi geliştiremiyoruz..
Biz gelişmeyince de, bizi yönetenler hem ülkeyi, hem de bizi idare ediyor..
O zaman ne oluyoruz?
Her şeye kolayca kanıyoruz, herkesi kurtarıcı sanıyoruz..
Üstelik,
Hem erken gidiyoruz öbür tarafa, hem de her şeye hasret..
Bu arada, sadece yastığa koymak için kullandığımız kafamız ve içindeki beynin hesabını nasıl veririz öbür tarafta bilemem.
Allah yardımcımız olsun!