Amedspor-Trabzonspor maçı öncesinde Trabzon sokaklarında Amedspor formasıyla yürüyen bir kadın, başka bir kadının tahrik edici sözlerinin de eşlik ettiği görüntülerle sosyal medyada paylaşıldı. Ardından beklendiği gibi kıyamet koptu. Tepkiler büyüdü, öfke kabardı, birkaç dakikalık görüntü memleket meselesine dönüştürüldü.
Oysa belki de asıl üzerinde düşünmemiz gereken, o görüntülerden çok bizim neye ne kadar tepki verdiğimizdir.
Toplum olarak değerlerimizle birlikte tepki ölçümüzü de kaybediyoruz. Çocuklara yönelik taciz ve tecavüz haberlerine, kadın cinayetlerine, katliam boyutuna ulaşan vahşetlere, sokak hayvanlarına yapılan envaiçeşit işkenceye karşı giderek ürkütücü bir duyarsızlık geliştiriyoruz. Birkaç gün konuşuyor, sonra unutuyoruz. Fakat bir forma giyildiğinde, bir söz söylendiğinde, sosyal medyada kıytırık bir provokasyon ortaya atıldığında hep birlikte hücum ediyoruz. Hiddetleniyor, öfkeyi büyütüyor, bazen şiddetin sınırına kadar gidiyoruz.
Bırakın yürüsün.
Bırakın formasını giysin.
Bırakın konuşsun.
Muhatap olmadığınız provokasyonun ömrü birkaç dakikadır. Siz muhatap oldukça ona değer, öfkelendikçe güç, paylaştıkça milyonlarca kişilik bir seyirci kazandırırsınız.
Üstelik futbolun hafızası yalnızca bugünün sosyal medya görüntülerinden ibaret değildir. Diyarbakırspor camiasının Trabzonspor'un şampiyonluğunun ardından Anadolu dayanışmasını öne çıkararak Trabzonspor'a destek verdiği günleri de unutmamak gerekir. Anadolu'nun farklı şehirlerini birbirine düşmanlaştırmak kolaydır, asıl marifet ortak hafızayı ve kardeşliği canlı tutabilmektir.
Maç öncesinde zaman zaman yükselen gerilim nedeniyle endişeler vardı. Ancak Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu'nun yönetiminde alınan kapsamlı güvenlik tedbirleri sayesinde karşılaşma ciddi bir olay yaşanmadan tamamlandı. Asıl olması gereken de buydu. İnsanların formasına, kimliğine ya da memleketine bakmadan güvenliğini sağlamak ve futbolu futbol olarak bırakmak.
Sahaya geldiğimizde ise sonuç tartışmaya fazla yer bırakmadı. Fatih Tekke'nin de maç sonrasında teslim ettiği gibi Amedspor hak ettiği bir galibiyet aldı.
Trabzonspor açısından ise üzerinde ciddi biçimde düşünülmesi gereken bir görüntü vardı. Takımın temposu düşük, oyun disiplini kırılgan, saha içindeki düzeni ise beklentilerin oldukça gerisinde. Özellikle mücadele gücü ve oyunun sürekliliği konusunda ciddi sıkıntılar göze çarpıyor. Sezon uzun olabilir ancak bazı sorunları "nasıl olsa düzelir" diyerek ertelemenin bedeli de ağır olabilir.
Umarız Trabzonspor en kısa zamanda toparlanır.
Ama futbolun sonucundan daha önemli bir şeyi de toplum olarak artık öğrenmemiz gerekiyor...
Kıyameti bir forma için değil, gerçekten kıyamet koparılması gereken şeyler için koparalım.