KIYMAYALIM BU GÜZEL ÜLKEYE?


Dünyada gerginlik üzerine politika üreten bizden başka bir ülke yok..
Topyekün el ele olmamız gereken felaketler üzerinde bile...
 Ne yazık ki bu cennet vatan topraklarında yaşamayı büyük bir şans görmek yerine ihanet eder bir hale gelmişiz!.
Kavga, ihtiras, hesaplaşma..
Ne ararsan var!.
Oyun mu, tezgah mı?
Ne derseniz deyin..
Hukuk mu, adalet mi?
Devlet kurumları mı?
Güvenlik mi?
Herkes ayrı telden!
Fark etmiyor..
Haklı ile haksızı bulmak  'Ahirette görüşürüz' olmuş! 
Hep ben, ‘Ülkem milletim’ sadece sözde var!
Kimsenin kimseye güveni yok!.
Huzur, hukuk, adalet bize ne olmuş  kardeşim!..
Millet koyun gibi görülür olmuş!
Nereye çekerseler oraya gidilir edilmiş!.
Bu ülkenin değerini hiç bilemedik bilemiyoruz da.
Para varsa doğrunun önemi yok!..
Yalan yanlışın üzerine de seve seve otururuz..
Kimliğimizi savunmak bile öyle bir hal almış değil mi?
Türk milletinin Meclis’inde ‘Kahrolsun Türkçülük’ demeye cesaret eden milletvekili bile türemiş!
Biz yine de söyleyelim söyleyeceklerimizi!
Biliyorum birileri hemen ajite etme diyor!
Zaten vatan, millet, bayrak, Türk dediğin zaman ‘Ajite etme be faşist adam’ deme moda olmuş!
Neyse biz yine de söyleyelim söyleyeceklerimizi..
Bu ülke stratejik açıdan hiç tartışmasız dünyanın en önemli ülkelerinin başında geliyor...
Bizim dışımızda herkes bu gerçeği görüyor!..
Bakın şu ülkeye..
Bu ülke bir yandan doğulu bir yandan batılı..
Bu ülke Doğu’nun geleneksel ve insani değerlerini de, Batı’nın modern özelliğini de aynı anda taşıyor...
Bu ülke Avrasya’nın tam ortasında, tam göbeğinde!..
Bu ülke, aslında paha biçilmez bir değer taşıyor!
Bu ülkenin  dünyada eşi benzeri yok..
Dünyada hem Müslüman bir ülke, hem de laiklik sistemini uygulayan çağdaş bir ülke var mı?
Sadece bu özelliği ile başlı başına bütün dünyada çok farklı kılan bir ülke..
Dünyanın saygı duyduğu, büyük uygarlıklara ev sahipliği yapmış başka bir ülke var mı?
Alparslan’ından, Atillasına, Yavuz Sultan Selim'inden, Kanunisine, Fatih’ine ve Mustafa Kemal'e kadar dünyanın en önemli liderlerini çıkarmış ve dünya sahnesinde her zaman yerini almış, adından övgü ile bahsettirmiş  bir ülke benim ülkem!
Bu topraklar medeniyetlere damgasını vurmuş büyük bir coğrafya;
Hitit, Sümer, Eti, Roma, Selçuklu ve Osmanlı uygarlıklarını yaşamış bir ülke...
Malazgirt'i, Çanakkale'yi  Dumlupınar'ı gururla yadeden bir ülke!
Koca Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden yeniden doğmuş bir ülke!
Var mı dünyada bir başka ülke!
Tarih boyunca üzerine oynanan  bütün oyunlara rağmen  her zaman Allah'ın  verdiği güçle her zaman dimdik ayakta kalmasını bilen  bir ülke..
Çünkü bu ülke şehitlerin ülkesi!..
Bu ülkenin bayrağı, rengini şehitlerin kanından ve gökyüzündeki hilalden almış bir ülke..
Yok eşi benzeri..
Bakın coğrafyaya..
Üç tarafında denizi olan kaç ülke var dünyada?
Yağmuru, güneşi ve karı aynı anda bir arada yaşayan kaç ülke var dünyada?
Cennet vatan bu olsa gerek..
Yeraltı zenginlikleri, madenleri, dağları, bayırları, yaylaları, bitkileri böylesine değerli kaç ülke var dünyada!..
Yok..Yok!..
Dünya yaşlılar toplumu haline gelirken nüfusunun büyük bir bölümü gençlerden oluşan bizden başka  kaç ülke var?
Yok..
Sayalım mı daha?
Ne yazık ki değer bilmez, milli ve manevi yönden kültürel yozlaşma içine itilmiş bir ülke haline geldik..
Hiç unutmayalım..
Her millet kendi fertlerini annenin evlatlarını yetiştirdiği gibi yetiştirir.
Besler, büyütür, ihtiyacını karşılar, şefkatini gösterir, terbiye eder.
Ta ki o evlat bir gün büyüsün ve kendisine hizmet etsin, kahramanı olsun diye.                                                                                 
Bir tevazu yükler evlatlarının yüreğine, ta ki kibirlenmesin unutmasın özünü, sebebi vücudunu.
Bir ülkenin evladı olmak sorumluluklar yükler insanın omuzlarına.
Çünkü varlığını ülkesine, atalarına borçludur insan.
Bir aidiyet ifadesidir bu millet!
Gelin değerini bilelim!..
Kıymayalım bu güzel ülkeye!