Musul'da bugüne kadar bunca olaylar olurken, bunca masum insan ölürken, ses çıkarmayanlar neden şimdi ortalığı yakıp yıkıyor!..
IŞİD, Kobani’yi almak için bastırıyor, kentteki PYD güçleri direniyor.
Yapılan yorumlar ortaya çıkan analizler şu gerçeği ortaya çıkarıyor. Türkiye sınırındaki Kobani (Ayn El Arab) stratejik önemde. Çünkü bu yorumlar ışığında görülüyor ki Kobani’deki çatışma bölgenin geleceğini belirleyecek.
Peki Kobani neden bu kadar önemli?
İşte 5 soruda Kobani!
Kobani’nin IŞİD için önemi nedir?
IŞİD, Tel Abyad, (Şanlıurfa Akçakale karşısı) Carablus (Gaziantep’in Karkamış ilçesinin karşısı) ve Rakka’yı kontrol altında tutuyor. Bu üçgenin ortasında Kobani var. IŞİD Kobani’yi de alırsa, bölgeler arasında kesintisiz bir irtibat kuracak. Bu bölgelere doğru ilerlemesi de lojistik olarak kolaylaşacak.
Kobani’nin Suriye Kürtleri için önemi nedir?
PYD’nin ocak ayında ilan ettiği üç kanton yönetimin coğrafi olarak ortasında duran Kobani. Kobani’nin yaklaşık 200 kilometre batısında Afrin, doğusundaysa Cezire kantonu var. Bu üç kanton arasında da Arap nüfus ağırlıklı bölgeler bulunuyor ve bu bölgeler IŞİD’in elinde. Kobani düşünce, diğer PYD kantonları da zayıflayacak. IŞİD de çok geniş bir alanda egemenlik kuracak.
Kobani’nin Türkiye için önemi nedir?
Kobani’nin karşısında Şanlıurfa’nın Suruç İlçesi var. İki yerleşim arasında da Mürşitpınar Sınır Kapısı bulunuyor. Kobani, IŞİD’in eline geçerse, Türkiye-Suriye arasındaki bir sınır kapısı daha IŞİD’in denetimine geçecek. IŞİD şu anda Şanlıurfa Akçakale-Tel Abyad Sınır Kapısı’nı, Gaziantep-Karkamış Kapısı’nı ve Kilis Çobanbey-El Rai Kapısı’nı elinde tutuyor. Türkiye insani yardımlar ve geçişler dışında bu kapıları kapalı tutuyor.
Kobani’nin nüfusu nedir?
Kesin bir rakam olmamakla birlikte Suriye iç savaşından önce 200 bin civarında olan ve ağırlıklı olarak Kürtlerin oluşturduğu nüfus, savaştan sonra gelen göçlerle arttı ve PYD kaynaklarına göre bir milyona yaklaştı. Özellikle Halep, Şam ve Humus’un Kürt mahallelerinden Kobani’ye göç edenler oldu. Şehirde savaştan kaçan Türkmen ve Araplar da var.
IŞİD saldırısından önce Kobani’nin durumu neydi?
2014 yılının ocak ayında PKK’nın Suriye kolu PYD’nin özerklik ilan ettiği Kobani’nin etrafı IŞİD ve diğer Suriyeli muhalif gruplarla çevriliydi. Türkiye sınırı ise, özerklik ilanından beri kapalı. Kobani’den özel izinle Türkiye’ye gelen bir PYD grubu, gıdaların bitmek üzere olduğunu söylemiş, sınırın açılmasını istemişti. Ancak Türkiye’nin PYD’yi muhatap almak için 3 şartı bulunuyor. PYD’nin rejimle işbirliği yapmaması ve Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler’e (SMDK) katılması, Türkiye’nin güvenliğini tehdit edecek faaliyetler içinde olmaması ve özerlik ilanı gibi emrivaki oluşumlardan kaçınması.
IŞİD’in kuşattığı Kobani nerede?
Kobani, bugün Suriye toprakları içerisinde yer alan Türkiye’nin Şanlıurfa sınırlarının hemen yanı başında yer alan bir ilçesidir. Ayn el-Arap veya Kobani olarak da anılan ilçe, Halep iline bağlıdır. Kobani’de nüfusun %5′ini Türkmen, %5′ini Arap ve %1′ini Ermeni kökenli aileler oluşturur. Kobani’de %89′luk bir Kürt nüfus bulunmakta ve toplam nüfus Suriye’deki iç karışıklıklar öncesinde 54.681 civarındadır.
Kobani yakın tarihte 1. Dünya Savaşı öncesinde Osmanlı toprakları içerisinde yer alırken, savaş sonrasında önce bölgesel Fransız egemenliği, sonrasında da Suriye sınırlarında yer almıştır. Kobani, 2012′de Suriye’de patlak veren iç karışıklıklarla Suriye Kürdistanı olarak anılan bölgenin içerisinde Halk Savunma Birlikleri tarafından ele geçirilmiştir. 2 yıllık özerklik beklentisinin ardında IŞİD’in Irak ve Suriye’yi kapsayan eylemlerinde bir hedef haline gelen Kobani, halen IŞİD kuşatması altında ve bölgesel Kürt yönetiminin kontrolündedir.
İşte Kobani üzerinden yorumuz şu;
Büyük Kürdistan hayaline kapılanların Kobani, doğu ile batı Kürt bölgelerinin merkezinde bulunmaktadır. Kuzey Irak’ta kurulan sözde Kürdistan’ın başkenti Erbil ise, Suriye Kürdistan’ın başkenti Kobani’dir. Kobani, her iki taraf için de jeostratejik öneme sahip. IŞİD için önemli, çünkü petrol ticareti umudunu koruyacak. Kürtler için de Kuzey Irak petrolünü satmak için Ceyhan'a alternatif bölge olabilir. Kürtlerin kontrol ettiği petrol boru hatlarının Türkiye’den geçmeden Doğu Akdeniz’e ve İsrail’e ulaştırılması yönünden de coğrafi konum bakımından önemlidir.(2)
İşte can alıcı nokta budur..
kyn. (1) Al Jazeera Turk (2) Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM)
uzmanı Ali Semin
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Trabzon ziyaretinde Avni Aker, Y.Selim Sahası ve 19 Mayıs Spor Salonu’nun olduğu alan ile ilgili karar verildi.
Bu alana TOKİ ile anlaşma yapılarak (Akyazı'ya karşılık verilmişti) Büyükşehir Belediyesi hizmet binası, kültür merkezi kuralacak. Yeşil alan oluşturulacak ve Yavuz Selim Sahası’nın nostaljik özelliği korunacak!
Artık bu karar net!
Zaten daha önce bu alan üzerinde Büyükşehir Belediye Başkanı Gümrükçüoğlu projesini hazırlamıştı..
Peki Türkiye'de 15 ilde kurulacak olan birinin de Trabzon'da yapılması planlanan şehir hastanesi ne oldu?
Sağlık Bakanı Müezzinoğlu Trabzon ziyaretinde Fatih Devlet Hastanesi alanının yetersiz olduğunu belirterek ‘Bana daha büyük alan bulun’ demişti..
Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan gelmeden ‘O alana Endüstri Meslek Lisesi ve Ticaret Lisesi’ni ekleriz olur. Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a da sunarız’ denilmişti.
Sunuldu!.. Ama veto yedi..
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bizlerden daha çok bu şehri tanıdığı, bildiği, neyin nereye yapılacağını daha iyi etüt ettiğini söylemek sanırım en doğrusu olacak..
Tıpkı Kaşüstü’ne yapılan hastane için daha sonra 'Bu hastane burayı yapılır mı?' diyerek tepki gösterdiği gibi..
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, şehir hastanesi için kendisine sunulan Fatih Devlet Hastanesi ve çevresindeki istimlakler önerisini kabul etmediğini öğrendik.
Erdoğan ‘O alan yeterli olsa bile oraya şehir hastanesi kurulmaz. O bölge o yoğunluğu kaldırmaz. Büyükşehir Belediyesi’ni o bölgeye taşıyacaksınız. Bir de üstüne şehir hastanesini getireceksiniz. O şekilde olmaz’ diyerek vize vermedi..
Vermedi ama..
Önerisini nokta atış ile yaptı..
Daha önce başbakan olarak geldiği Trabzon'da Belediye’ye ‘Çimento Fabrikası’nı bir an önce buradan kaldırın’ talimatı veren Erdoğan’ın, şehir hastanesi için tartışmasız en net öneriyi yaptığı duyumunu aldık.
Cumhurbaşkanı’nın önerisinde şunları söylediğini öğrendik.
“İşte size en ideal yer. 300 dönümse 300 dönüm. Değirmendere'de Çimento Fabrikası ve çevresini iyi değerlendirerek, gerekli istimlakleri yaparak şehir hastanesi mükemmel bir şekilde oraya inşa edilebilir. Gidin bunun üzerinde çalışın. Otopark sorunu da olmaz. İstediğiniz gibi bir ortam sağlanır”
Evet bütün hastaneleri kendi bünyesinde barındıracak, insanları o hastaneden bu hastaneye koşturmayacak, tek elden hizmet verecek Türkiye'nin 15 hastanesinden biri olacak, Trabzon'u tam anlamı ile sağlık merkezi yapacak olan şehir hastanesi için Trabzon'un önünü açacak öneriyi bu ülkenin Cumhurbaşkanı yapıyor..
Bizi bizden, bu şehri bu şehirdekilerden daha iyi tanıyor..
Temennimiz.
İnşallah bu öneri hayata geçirilir. Hem Değirmendere'deki o bölge muhteşem bir görüntüye kavuşur, hem insanlar tek elden istedikleri gibi sağlık hizmetlerini görür, hem de Trabzon'un gelişip büyümesine katkı sağlar..
Unutmayalım..
Her şeyin başı sağlık..
Trabzon mutlaka ama mutlaka şehir hastanesine kavuşmalı..
Bir düşünün çocuk, kadın hastalıkları, kemik hastanesi, onkoloji, kalp damar hastaneleri bir arada..
Hepsi ayağınızın dibinde..
Bekliyoruz..