KORKTUĞUMUZ BAŞIMIZA GELDİ

Bu sezon tam bir hakem komedisi izlemekteyiz. 

Hakemler tarafından Fenerbahçe ve Galatasaray açık açık koruma altına alınmış. 

Ne zaman bu takımlar sıkışsa kurtarıcı olarak hakemler devreye girmekte. 

Maçlar adeta Fenerbahçe ve Galatasaray’a hediye edilmekte. 

Trabzonspor'un Fenerbahçe maçı öncesi de hakem konusunda endişelerimizi dile getirmiştik. Ama maalesef bu endişelerimiz boşuna değilmiş. 

Korktuğumuz başımıza geldi doğrusu. Trabzonspor Fenerbahçe karşısında tam bir hakem kurbanı olarak sahayı puansız terk etti. 

Maçın hakemi Halil Umut Meler görevini adeta eksiksiz yerine getirdi. 

Meler Bordo-Mavili ekibin net penaltısını vermezken, Fenerbahçe'nin faul yaparak bulduğu üçüncü golü de geçerli saydı. ‘VAR’ da her zamanki gibi yoktu.

En kötü berabere bitmesi gereken karşılaşma hakemin de desteğiyle Fenerbahçe'nin üstünlüğü altında tamamlandı. Trabzonspor'un 3 puanı resmen gasp edilmiş oldu. 'VAR' sistemi bile bu iki takımın lehine kullanılmaya başlanmış. 

Görüntüler ortada olmasına rağmen hiç oralı olunmamakta. 

Göz göre bu iki takımla oynayan tüm takımlar mağdur edilmekte. Trabzonspor'un Fenerbahçe maçında yaşadığı puan kaybının hesabını kim verecek. Bordo-Mavili ekip bu maçta yaşananlara neden olanlardan hesap sormalı. Trabzonspor sahipsiz değil. 

Gün camia olarak tek yumruk olma günüdür.

TRABZONSPOR TOPARLANMALI

Sonucu günler öncesinden merak edilen karşılaşmaya Trabzonspor hiç de iyi başlayamadı. 

Bordo-Mavili ekip topu ayağında tutamazken ne savunma ne orta saha ne de forvet hattında etkili olmadı. Son haftalarda iyi sinyaller veren Bordo-Mavili ekibi doğrusunu söylemek gerekirse hiç böyle olacağını hayal etmemiştik. 

Bu kötü futbolun faturasını da Trabzonspor devreye 2-0 yenik girerek çekti. Teknik patron Abdullah Avcı tarafından ikinci yarıda yapılan Enis Bardhi hamlesi ise Trabzonspor'a olumlu yansıdı. Bu yarıda çok daha etkili bir futbol ortaya koyan Bordo-Mavililer maçta 2-2'lik eşitliği yakalamayı başardı. 

Hatta üçüncü gole de çok yaklaştı ama maalesef galibiyet golünü bulan taraf faul kokan pozisyon sonrası Fenerbahçe oldu. Trabzonspor geç açıldı. 

Eğer ikinci yarıdaki futbol 90 dakikaya yayılabilseydi maç çok daha farklı bir sonuçla bitebilirdi. Trabzonspor'da yapılması gereken ilk yarıdaki kötü futbolun nedenlerini araştırmak olmalı. Sonuç olarak bu maçtan alınacak galibiyet taraftarla buzların eritilmesi için çok önemli olacaktı. 

Ancak yine hayal kırıklığı sonuç ile karşı karşıya kaldık. 

Trabzonspor aynı zamanda lig üçüncülü yarışında da yara aldı. 

Fenerbahçe yenilgisiyle bozulan morallerin kolay kolay düzelmeyeceği görünmekte. Arzumuz Trabzonspor'un en kısa zamanda toparlanarak lig üçüncülüğü yarışında geride kalmamasıdır.

OYUNA GELMEMELERİ GEREKİRDİ

Trabzonspor taraftarının hep futbolu çok iyi bildiğinden bahsedilir. 

Bordo-Mavili ekibin en büyük kozunun 12. adam olduğu dile getirilir. 

Anadolu kulüpleri de Trabzonspor'a güçlü bir taraftara sahip olmasından ötürü imrenerek bakarlar. Ancak bu övgü dolu olarak bahsettiğimiz Trabzonspor taraftarı maalesef Fenerbahçe maçında sınıfta kaldılar. 

Hiç kendi kalitelerine yakışmayacak bir tutum içerisinde oldular. 

Adeta Fenerbahçe'nin ekmeğine yağ sürdüler. Tabiki bu taraftarların bu agresif kimlik içerisinde olmalarında pek çok neden var. Bir kere ilk maçta Trabzonspor'a karşı verilen yanlı kararlar. Fenerbahçe'nin sürekli hakemler tarafından kollanması. Buna rağmen Sarı-Lacivertli ekibin en çok hakemlerden şikâyetçi kulüp olmaları ve hakemleri baskı altına almaları. Önceki gün oynanan maçta da yine hakemin yanlı yönetimi. Ayrıca Fenerbahçeli futbolcuların taraftarları kışkırtması. 

Tüm bu yaşananlar istenmeyen olayların da fitilini ateşlendirdi. 

Ancak ne olursa olsun Bordo-Mavili taraftarların bu oyuna gelmemesi gerekirdi. Trabzonspor tam ritmini bulmuş maçı koparacak ama buna Bordo-Mavili taraftarlar engel oldular. Sürekli sahaya atılan su şişeleri oyunun sürekli durmasına Trabzonspor'un işinin iyice zorlaşmasına neden oldu. 

Taraftarlar takımlarına destek olacaklarına köstek oldular. 

Olacak iş değildi. 

Böyle taraftarlık olmaz. 

Protesto etmenin yolu bu şekilde mi olurdu. 

Belki Trabzonspor maçı çevirecek karşılaşma yarıda da kalabilirdi. 

Taraftarın neden olduğu olayların faturası da hem maddi hem de manevi olarak Bordo-Mavili takıma çok ağır olacağı ortada. 

Yenilgiye mi üzülelim yoksa gelecek olan cezalara mı? 

Dileriz böyle manzaralara bir daha şahit olmayız.

YILDIZ FUTBOLCU DEDİĞİN MAÇ KAZANDIRIR

Trabzonspor'un Fenerbahçe ile oynadığı maçta bizleri hayal kırıklığına uğratan isimlerden biri de Pepe oldu. 

Büyük umutlarla transfer edilen Pepe Fenerbahçe karşısında hiç etkili olamadı. Halbuki yıldız futbolcu dediğin maç kazandırır. 

Ama Pepe gibi beklentilerinin yüksek olan oyuncularınız etkisiz kalırsa böyle yenilgiler yaşamaya da mecbur kalırsınız.  

Bir kez daha futbolcu seçiminin ne kadar önemli olduğu karşımıza çıktı. Trabzonspor'a maç kazandıracak oyuncular transfer edilmeli. 

Aksi takdirde şampiyonluktan bahsetmek ancak hayal olur.

EN AZ 2 GOLCÜ ALINMALI

Trabzonspor'un bu sezonki en büyük eksiklik mevki forvet hattı. 

Fenerbahçe maçında bunu bir kez daha gördük.  

Yükselen bir değer olarak gördüğümüz Enis Destan çok etkisiz kalmakta. Trabzonspor'da oynayabilecek bir forvetin çalım atabilen, top tutabilen, araya koşular yapabilen, kafa toplarında etkili ve arkadaşlarına alan açabilen özellikleri olmalı. Maalesef Enis Destan'ın bu özelliklerden yoksun olarak görmekteyiz. 

Özellikle zorluk derecesi yüksek olan maçlarda hiç etkili olamamakta. 

Bu da gösteriyor ki yeni sezonda eğer başarı isteniyorsa Trabzonspor bu özellikleri taşıyan en az 2 golcü transferi gerçekleştirmeli. 

Bu mevkiye yapılacak kaliteli takviyeler Trabzonspor'da fark yaratacaktır.