KTÜ'DE İLİM İVMELENECEK Mİ?


Aradan yıllar geçti; biraz daha yükselip baş parmak olmak yerine iki elin ve ayakların parmaklarını toplasak bu toplam içinde bir parmak olacak sırada mı diye sorar olduk?
Gelen gideni arattı hep..
Kentten kopuk bir üniversite damgası giderek silinecekken, adeta mühür üstüne mühür basarcasına hep şehre serin ve buruk kaldı.
Yıllardır rektörlerini ne Trabzonspor maçlarında ne kentle ilgili bir sportif faaliyette ne de sanatsal faaliyetlerde görebildik. Bu nevi toplumsal hadiselere bayağı mesafeli oldukları bir vakıadır.
Şehirden kopuk olmaları ülke sınırlarını aşan bilimlik faliyetlere gömülmüş olmalarıdan mı acaba?
Ne gezer..
Sonunu getiremedikleribazı faaliyetlerini duyduk duymasına da onlar da ne hikmetse öyle kadük kala kaldı.
Şehrimiz, Türkiye'nin imrendiği bir bölgesel basına sahip olmasına rağmen Karadeniz Teknik Üniversitesi'nin bu imkanla da bir bağlantı kurduğuna şahit olmadık.
Üniversitenin hocalarıyla bölgesel yerel basında köşe yazarlığı yapan insanlarla istişare toplantısı yapmak gibi bir zihinsel egzersizi düşünecek mecali bile kalmamış.
Bizleri RTEÜ'den arayıp yazdıklarımızla övünen ya da eleştiri getiren öğretim üyeleri varitken hemen yanıbaşımızdaki birincil eğitim kurumundan bir tenkit dahi alamamak her şeyin özeti olsa gerek.
Türkiye'de kurulan ilk dört üniversite arasında yer almaktan bahseden KTÜ wikipedia'sı başarı sıralamasındaki yerinden aynı özgüvenle bahsedecek kudrette değil herhalde.
Evet yakın zamanda bir rektörlük seçimi var. Gelen gideni aratmayacak çok elit bir seçime ihtiyaçlıyız. Bir kere, aklıyla üniversiteyi Türkiye'nin birinci üniversitesi yapacak medeni cesarete sahip olmadığını bilen hiç kimse, bu işe soyunmasın. Bırakın Türkiye'de derecede olmayı dünya çapında özlemleri olmayan, çapıyla kutru arasında büyük iealler barındırmayanlar da ben KTÜ'yü yönetirim demesin.
Bilimsel araştırmaların birbirini takip ettiği, makalelerin bilimlik dergilerde başatlaştığı, sanat, spor ve diğer kültür faaliyetlerinin tesbih gibi dizildiği bir iklime bizi uyandıracağına inancı olmayanların da seçilmek için kıyama kalkmaması elzemdir.
Akademik personel seçilirken babadan oğula, eşe, dosta, akrabaya ulufe edilen dümurlu zihniyetin bitmesini başarırım diyebilen bilim insanları lütfen aday olsun..
Seçerken kaybedenlerden olmayalım.
Bir seçimin başarısı adaylarının kapasitesiyle kaimdir çünkü.
Kötünün iyisi gibi arızalı cümlerle değil iyinin iyisi gibi albenili cümlelerle koşulsun sandığa..