KÜFRÜN ALDATMA METODLARI


Huzur ve mutluluk yok.
Fakat madde medeniyeti zirvede..
Buna rağmen bütün bu huzursuzluk ve mutsuzlukların sebebi küfrün aldatma metodları..
Öyle zekice toplumları  putlaştırdığı kendi rantına yönlendiriyor ki, şeytan bile şaşırıyor..
Eski anarşi ve İZM’lerin yerini terör belâsı aldı.
Öyle ki; devlet terörü ve teröristleri bile var. Çünkü resmî örgütleri var. Masonluk eski ateizm ve koministlikten daha beter âşikâr olmasına rağmen  Paris’te bir siyonist dergi daha başka işi yokmuş gibi güzelim karikatür sanatını Hz. Peygamber’e saldırtacak kadar kötüye kullanıyor..
Bunun adına da özgürlük ve demokrasi diyorlar.. Böyle böyle özlükler ve demokrasi de güme gitmeye başladı. Demokrasinin, yani Demos ve Kratos’un sonu da böyle gelecek.. Sonrasını bu Siyonist dergiyi Hz. Peygamber’e saldırı aracı yapanlar ve onları himaye eden sahtekâr devletler düşünsünler. Şimdi anlıyorsunuz değil mi bunlardan  ve bunların atalarından vaktiyle Hz. Musa’nın ve Hz. İsa’nın neler çektiğini?
İşte Hz. İsa’yı yüz numara dev demir çivilerle çarmıha germeye kalkışanlar, Tevrat ve İncil’i çıkarlarına göre tahrif ederek muharref (Hurafe ve bozuk) hale getirenler ve bu yüzden helâk olanlar da bunların aynı zihniyetteki atalarıydı. Yani onlarda değil karikatürle Peygamber kötülemek, Peygamber katilliği teşebbüsü bile var.
Peki Hz. Musa ve Hz. İsa’ya bunları reva görenler Hz. Peygambere saygı duyar mı? Onlar öyle gafiller ki bu olayları Yüce Allah’ın takip ettiğini unutuyorlar. Her şey Yüce Allah’a âşikâr.. Onlara yine dersini vermek zamanı da gelecektir. Asıl gafletleri bunu anlamamakta.. Kâinatın sahibini unutmakta..
Çağımızdaki küfrün aldatma metodlarında İslâmın yerine Vahhabilik (İngiliz İslâmcılığı)  ve de Ilımlı İslâmcılık denilen ABD  ve AB İslâmlıcılığı koyulmuş.Terörün adına da Cihad denilmiş.. Halbuki İslâm Cihadında hiç böyle bir vahşet canavarlığı tarihte hiç olmadı. Yetiştirdikleri teröristler şimdi kendi gözlerini çıkartmaya başlayınca  hep birden feryad ediyorlar.
Çünkü İslâma göre küfür Tevhîd karşısında tek millettir. Demek ki bunu bilerek yapıyorlar. Gayelerine varmak için kötü de olsa çıkarları için her yol meşru olduğu için bunu bilerek yapıyorlar. Sinagogları bile bilerek kendileri bombalıyorlar. Karikatür dergisine bunları bilerek kendileri yazdırıyorlar.
Hatta kendilerinden birkaç adamı bilerek kendileri öldürüyorlar ki İslâmı ve Müslümanları terörist göstererek korkan Yahudileri kolayca  İsraile göç ettirerek oradaki nüfusu arttırsınlar.. Bunları bir haftadır bütün dünya basınında  ayrıntılarıyla da okuduk..
Güya dergi YOK satmış..
Bunu yayan ve dergiyi toplayıp alan da  yine aynı Siyonistler.. Vaktiyle  İngiliz Churcill zamanında “Türkler adam değildir” diyenler  ve Osmanlıyı Lawrensle çökertenler de bunlar.. Çünkü bu işler bir kurgu ve senaryodur. Çıkarları uğrunda uygulamaya koyuldu. Paris uygulaması son örneği..
Önemli olan İslâm dünyası bu oyunlara gelmemeli, şiddete başvurmamalıdır.
Saddam’a “Gir Kuveyte sana kalsın” deyip girince “niye girdin?” deyip vurup öldürenler de onlar.
Çünkü senaryo böyle..
Şimdi geçmişte onlarla en çok uğraşan Hz. Peygambere, Dört Halifeye, Fatih’e, Yavuz’a, Kanuni’ye ve Abdul Hamit Han’a da aynısını sağlıklarında yaptılar.
Şimdi  vefatlarının arkasından yapıyorlar.. Teröristleri de dergiye saldırtan onlar.
Çünkü teröristler dergiye saldırınca öldürüleceklerini Saddam gibi bilmiyorlardı. Oyun böyle. Paris’e gitmeyecek olan devlet başkanlarına da  “bak teröre karşı değilsiniz” diyerek çeşitli  senaryolar uygulayacaklardı.
Belki her gitmeyene bu uygulama yok amma uğraşmak istediklerine mutlaka yapacaklardı ellerinden geleni. Türkiye de Paris’e gitmeden onlara “Barra” diyecek durumda değil..
Kanuni gibi Paris’teki dansı bile durduracak güçte değil..
On altı Türk devletinin yeniden temsiline  - bu haftaki dünya basınını okuduysanız-kudurmuş, kuduz olmuşçasına aleyhte tepki gösterdiler..
Siz siz olun da sakın ola ki küfrün bu çağdaş aldatma metodlarına kanmayınız.
Güneşte asla gece yoktur.
Bu uluslararası karanlık, onların İslâm güneşine sırt çeviren bâtıl dünyalarındadır.
İşe bakınız ki, dergiyi birçok dünya diline çevirip dağıtmalarına rağmen İbranicesi yok.. Neden? Şimdi anlıyorsunuz değil mi bu, bu senaryoları kimin yazıp sahnelediğini?