KURTULUŞ SAVAŞININ ADINDAN NEDEN RAHATSIZ OLUYORSUNUZ?

KURTULUŞ SAVAŞININ ADINDAN NEDEN RAHATSIZ OLUYORSUNUZ?

Bir milleti silahla yenebilirsiniz...

Ekonomik baskı altına alabilirsiniz...

Diplomatik kuşatmaya çalışabilirsiniz...

Ama hafızasını silemezsiniz.

İşte onun için "Kurtuluş Savaşı" sadece iki kelimeden ibaret değildir. O isim, Anadolu'nun işgaline karşı ayağa kalkan bir milletin bağımsızlık yeminidir.

Bu millet, 1919'da teslim olmayı reddetti. Sevr'i yırttı, işgale direndi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ni kurdu.

"Kurtuluş" kelimesi tam da bunu anlatır.

Bir milletin işgalden kurtuluşunu...

Esaretten kurtuluşunu...

Mandadan kurtuluşunu...

Ve emperyalizme karşı verdiği büyük mücadeleyi...

İşte bu nedenle tarihî kavramlar sıradan değildir. Bir kelimenin değiştirilmesi ya da farklı biçimde kullanılmasının önerilmesi bile toplumda tartışma yaratır. Çünkü mesele yalnızca bir isim değil, o ismin taşıdığı tarihsel anlamdır.

Anayasa'nın değiştirilemez temel ilkeleri, Cumhuriyet'in niteliklerini ve hukuk devletini güvence altına alır. Eğitim sistemi de Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda yürütülmelidir. Bu nedenle tarih eğitiminin görevi, Millî Mücadele'nin anlamını açık ve doğru biçimde gelecek kuşaklara aktarmaktır.

Tam bağımsızlık, Atatürk düşüncesinin omurgasıdır. Tam bağımsızlık; yalnızca sınırları korumak değildir. Ekonomide bağımsız olmaktır, hukukta bağımsız olmaktır, siyasette bağımsız karar verebilmektir. En önemlisi de tarihini başkalarının kalemiyle değil, kendi belgelerinle yazmaktır.

Bugün çocuklarımıza "Kurtuluş Savaşı" denildiğinde, bunun hangi tarihsel mücadeleyi ifade ettiğini açıkça öğretmek gerekir. Çünkü tarihî kavramlar, bir milletin ortak hafızasının parçasıdır.

Cumhuriyet, masa başında kurulmadı.

Bağımsızlık, armağan edilmedi.

Bu topraklar, şehitlerin kanıyla vatan oldu.

Bu nedenle Millî Mücadele'nin adını ve anlamını korumak, geçmişe takılı kalmak değil; geleceğe sahip çıkmaktır.

Çünkü hafızasını kaybeden milletler, yönünü de kaybeder.

Kurtuluş Savaşı'nın adı; yalnızca tarih kitaplarında yazılı bir başlık değildir. O ad, bağımsızlığın bedelini hatırlatan millî bir vicdandır.

Bu vicdanı yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğudur.