LOKOMOTİF OLABİLMEK!..



Ama lokomotif olmak öyle hiç de  kolay değildir!..

Hele hele siyasetçi iseniz bu daha da zordur!

Çünkü;

Dumanı tüten bir lokomotif olabilmeli  siyasetçi.

İçinde kömür kazanı harlı bir hizmet  ateşi ile yanmalı insan...

Sönmemeli kazanın koru;  yol uzun ateş her daim harlanmalı...

Hizmet harlandıkça yanmalı; yandıkça titretmeli...

Kazanı CELÂL , Kömürü ŞEMS ; AŞK ile İN-lemeli !.

Çünkü başka çaresi  yok ki!..

Sönmemeli kazanının koru, yolu uzun ateşi her daim harlanmalı...

Dumanı tüten bir lokomotif olabilmeyi kendine ilke edinmeli...

Up uzun raylar, yollar  boyunca teslim olabilmeli serildiği zemine...

İçindeki kudretle başı dimdik geçebilmeli...

Yürümeden yol alan  dağların, nehirlerin, yaylalaların, şehirlerin, ilçelerin, beldelerin, köylerin arasından.

Dumanı tüten bir lokomotif olabilmek öyle kolay değildir bir siyasetçi için...

Kar kış demeden yola devam edebilmeli...

Yağmur çamur demeden kirlenmeyi de bilmeli!

Aynı yağmurda AKlanmayı da!

Dumanı tüten bir lokomotif olabilmek öyle bir iştir!..

Yanından geçerken abdal bir çobanın; değil kavalına, koyununa ve dahi kuzusuna selam verebilmeli insan.

Dumanı tüten bir lokomotif insan olmak, siyasetçi olmak öyle bir şeydir!

Yüklü yüksüz vagonları...
Sen dolusun sen boş demeden;
Sevgiyle, saygıyla ve hizmet  aşkı  taşıyabilmeli insanları...


Yokluk tünellerine dalıp

Gerektiğinde ölmeden önce ölebilmeli insan.

Ve olur ya kömür biter Kül kalırsa geriye ondan;

ANKA gibi küllerinden yeniden  ayağa kalkabilmeli!

Tüm boyutlara ulaştırabilmeli Özünün  çığlığını!

Dumanı tüten bir lokomotif gibi olabilmeli bir siyasetçi!

Nereden gelip nereye gittiğini çok iyi algılamalı.!

Bakkalda, manavda, çiftçide, esnafta, simitçide, fırıncıda yeri geldiğinde olabilmeli!..

Yaratılanı yaratandan dolayı sevdiğini  her zaman hatırlamalı!

Bir işte, bir etkinlikte, bir hizmet yarışında, bir devlet adamı koltuğunda birlikte olduğu kişileri eyleme geçirebilen, başarıya ulaşmalarında etkili olmaya çalışan kişidir!..

Neden böyle bir yazı!..

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hiç tartışmasız son süreçte bu şehrin önünün açılması, hizmet ve yatırımlar alabilmesinin  siyasetüstü bir kimlik taşıyan lokomotifi konumundadır.

Bu şehirde hizmet  kervanlarını  bir tren vagonları gibi arka arkayla dizecek olan kendisidir.

Bugün partili partisiz herkesin kendisine gösterdiği sevgi ve saygı bunun belgesi olsa gerek!.

Bir şehrin bakanı o şehrin takım kaptanı gibidir!.

O takım kaptanı o nedenle o şehrin  lokomotifidir de hiç tartışmasız!

Hizmet vagonlarını sürükleyecek olan odur!..

Akyazı’ymış, Kanuni Bulvarı’ymış, Güney Çevre yolu’ymuş, kentsel dönüşümlermiş, Maçka’daki Ali amcanın derdiymiş,Tonya’daki Fatma ninenin sorunuymuş, Kemeraltı’ndaki Bakırcı Ali amcanın acısıymış, direkt onu bağlar!..


Çünkü o lokomotitif olmak kolay değildir!

O nedenle  Erdoğan Bayraktar bu şehirde hizmet kervanının her gün dumanı tüten  lokomotifi olmak zorundadır. Ama o dumanı tüten lokomotifin birer hizmet vagonu da siyasetüstü olarak bu şehrin yarınlarına umutla bakacak herkes olabilmelidir!
Dumanı tüten bir lokomotif olabilmek zor bir iştir!


Yanından geçerken  bir balıkçının elindeki balığına, bir çobanın koyununa selam verebilmeli insan!

Lokomotif olmak kolaydır aslında..

Ama hakkını verirsen!..
Tuttuğunu koparırsan!
Mazlumların sesini dinleyebilirsen!..


Bakkalını, esnafını, şoförünü unutmazsan..

Trabzon şoförlerinin iftar davetini kırmayarak dün  günübirliğine  saat 14.00’da kalkıp Trabzon’a  gelerek şoför esnafını da onurlandırmak dumanı tüten bir lokomotif olsa gerek!..

O şoför esnafı kim?

Trabzon’un kendisi!

Bizim Ali, bizim Mehmet, bizim Abdullah, bizim Kemal..vs..vs..

İşte Bakan Bayraktar bunu başardığı için bugün Trabzon’da siyasetüstü bir değer taşıyor!..

Lokomotif olmak, zor iştir zor!..