MANZARA-i UMUMiYE!
Çünkü biz 'Ders almayı' bilmeyen bir ülke, bir millet olup çıktık..
Bakın aradan 2 yıldan fazla bir zaman geçti..
5 Temmuz 2012 tarihinde Samsun'da sağnak yağış nedeniyle meydana gelen sel felaketinde TOKİ konutlarının bodrum katlarında yaşayan kapıcı ve aileleri başta olmak üzere 11 vatandaşımızı kaybetmiştik..
Nedeni ise açık ve netti;
Konutların adeta bodrum katlarına sığınmaya mahkum edilen kapıcılarımızı gece uykuda yakalayan sel felaketinin acı faturasıydı..
O gün acı bir dersti ayrıca!..
Apartmanların bodrum katlarında gündüz yüzü görmeden, nerede ise nefes almayacak şekilde yaşamaya mahkum edilen, kapıcılık yaparak yaşamlarını idame eden vatandaşlarımızı o gece sel bodrum katındaki evlerinde yakalamıştı.
O gün oraya koşan ve incelemelerde bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar eğilmeden bükülmeden, dobra dobra acı gerçeği “Samsun’da yitirdiğimiz 11 canın da sorumluluğu bizim, hükümetimizin, devletimizindir. Hiçbir sorumluluktan kaçmıyoruz. Bir suçlu varsa, başta ben olmak üzere, bir hatalı varsa herkes cezasını çekmelidir” derken, önemli bir uyarı da yapıyordu..
“Bundan böyle artık TOKİ konutlarının bodrum katlarında kapıcı da olsa vatandaşlar yaşamayacak.
Bu kararı resmen alacağız”
Evet bu söz son derece önemliydi..
Peki ne oldu?
Bayraktar gitti.
O söz de bitti!
Nasılsa bir dahaki sel baskınlarına ve ölümlerine kadar unutulur..
Kaderciler ya..
OF'TAKİ O MANZARA
Ama..
Geride bıraktığımız hafta sonu bölgemizi derinden etkileyen, özellikle Of İlçesi’nde felaketlere ve büyük hasarlara yol açan sağnak yağış ile meydana gelen felaket, Samsun'da olduğu gibi gece uykuda yakalasaydı TOKİ konutlarında acı manzaralarla karşı karşıya kalabilirdik..
Nedeni ise;
Yine bodrum katı!.
Eski bakan Bayraktar'ın Samsun'daki acı manzara karşısında önemli bir tespit yaparak gündeme getirdiği “TOKİ konutlarının bodrum katlarında kapıcı kalmayacak” sözünün hayata geçirilmediği, yine eski tas eski hamam olduğu gerçeği Of'ta apaçık şekilde TOKİ konutlarında görüldü..
Dün Of'ta konuştuğumuz dostumuz bizlere yönelik de eleştiri yaparken “Of'taki manzarayı gerekli bir şekilde medya olarak yansıtamadınız. Osman Bey eğer bu sel felaketi akşam saatlerinde değil de gece uykuda yakalasaydı TOKİ konutlarının bodrum katlarından ne yazık ki ölüler çıkardı. Bunu gündeme getirin. Bu kader değil ihmal” diye dert yandı!..
Yazımızın başında belirttiğim gibi 'Ders' ne yazık ki almıyoruz..
Sadece bir olay varsa, bir ihmal varsa o an veya bir kaç gün bunları konuşuyoruz “Artık öyle olacak, böyle olacak” diyor sonrasını geçiştiriyoruz.
Unutuyoruz..
Önemli tespitleri hayata geçirmiyoruz.. Bodrum katları gerçeği özellikle yaşanan sel baskınlarında çok ama çok önemli..
Hele hele gece uykuda yakaladığı zaman çıkış yok!..
Of'ta can kaybı olmamasına şükrediyoruz..
Ama lütfen ders anlamında önlem alalım..
Eski bakan Bayraktar'ın iki yıl önce ortaya koyduğu “Bodrum katında artık yaşam yasak, bu konuda gerekeni yapacağız” sözünün ardından bakanlıktan ayrılması ile o sözün geçerliliğini kaybetmesi, Of'ta atlatılan büyük tehlikenin yarın başka bir yerde faciaya dönüşmeyeceği anlamını taşımıyor..
Bu kader değil ihmaldir..
BAYRAKTAR GİTTİ NE OLDU?
Bu arada madem söz eski bakan Erdoğan Bayraktar'dan açıldı..
Konuyu bu noktada “Sahipsiz Trabzon” ile noktalayalım..
Hani Bayraktar sonrası “Bir şey olmaz. Trabzon hizmet noktasında istediklerini alır” diyenler..
Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin Bayraktar'ın Çevre ve Şehircilik bakanlığından ayrılmak zorunda bırakılması ve Trabzon'un bakansız kalması bu şehir için son derece büyük kayıp olmuştur..
Bunu artık muhalefet partileri bile açıkça hakkını teslim ederek bu şehirde seslendirir oldu..
Çünkü;
Tablo açık ve ortada..
Trabzon stop etti..
'Ekonomi şehri' unvanı Rize'ye paslandı.
Of-İyidere derken lojistik merkez Derepazarı’na gitti..
Çamburnu Tersanesi bir meçhul hale geldi.
Son umut aktarma istasyonu ‘Ölme eşeğim ölme yonca biter yersin’e döndü..
Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü’nden Artvin ve Rize alınarak kuşa çevrildi. İhracatçımızın işini kolaylaştıracak Birleştirilmiş Gümrük Hattı Projesi’ne ne hikmetse vize verilmedi..
Trabzonlu ihracatçılar Samsun'a iyice demir atmaya mahkum bırakıldı..
Allah aşkına bir düşünün;
Bölgedeki bütün illerin ihracatlarının toplamından daha fazla ihracat yapan Trabzon, onlardan geri kalmaya başladı.
Sesim geliyor mu?
Trabzon'un bürokratlarını bile bölge milletvekilleri belirler oldu..
Örnek değil örnekler verelim mi?
Bu şehir bir türlü bitirilemez olan Ağız ve Diş Hastanesi’ni bile hala açamaz hale getirildi..
Trabzon'un derdini anlatacağı, derdini anlayacak kimse olmadığı gibi Trabzon için kavga edecek kimse de kalmadı!
Varsa biri söylesin..
Tablo ortada..
TRABZON'UN SIRTI KALDIRIYOR!..
Bu şehir sahipsiz arkadaş..
İki yıl önce Trabzonspor borç batağından yani iflastan bugün umut veren kulüp olmuşsa bunda da Bayraktar'ın büyük emeği, gayreti var!
Tapelere bile düştü.!
Trabzonspor eski başkanı Nuri Albayrak'ın 'Erdoğan Bayraktar olmazsa başkan Hacıosmanoğlu 3 ay dayanamazdı' sözlerinin anlamı da büyük.
O desteği ile bile sorguladık ya!
Bulabildik mi Bayraktar sonrası bir başka Bayraktar!
Yok..
Bu şehrin hakkını hukukunu koruyan 'Ne oldu bu lojistik merkez. Neden çıkmaz bu yatırım adası? Neden Trabzon ekonomi şehri olamadı' diyen yatırımlarını sorgulayan kim var?
Yok ki yok..
Koltuklar şahane..
Trabzon bana ne!..
Trabzon kendine sahip çıkacak insanları arıyor!..
Sonra da “Erdoğan Bayraktar’ı bu şehir arıyor” dediğiniz zaman rahatsız olanlar tarafından “Vay seni gidi seni, Bayraktar'ın adamı” olursunuz..
Geçtiğimiz günlerde Bayraktar'ın hakkını teslim eden CHP'li Volkan Canalioğlu da öyle oldu sanırım!
Trabzon'un onlar için ne yazık ki önemi yoktur.
Dertleri üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek maşallah!..
Dövün Trabzon'u nasılsa sırtı kaldırıyor!.. Ama ya bir gün o sizi döverse!..
Sevgili okurlar manzara- i umumiye bu..