MERAL AKŞENER


28 Şubat post modern darbesinin ardından (başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın havada yakıt ikmali yaparken) cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından resmen, cebren görevden uzaklaştırılmasıyla soluğu çiceği burnundaki Ak Parti’de  alan Akşener, 2000 yılında Haçkalı Baba Şenlikleri için bu şehre gelen Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Trabzon Havalimanı’na iner, o sırada tesadüfen havalimanında bulunan Trabzon İl Emniyet müdürü İsmail Güzel Demirci kendilerini eski İçişleri bakanı olması sebebiyle Bölge Trafik Şube Müdürlüğü altında bulunan çay bahcesinde çay içmeye davet eder.
Davete uyan Akşener, Erdoğan ve Gül, Bölge Trafik altında çay bahcesine giderler ve emniyet müdürü İsmail Güzel Demirci’nin çayını içerler.
Olay anında basına intikal eder. Buğünlerde hızlı bir AK Parti savunucusu olan gazeteci  dostumuz bu olayı haber olarak değerlendirir, manşete çeker ve İçişleri bakanı Rüştü Kazım Yücelen devreye girer.
Aynı gece emniyet müdürü İsmail Güzel Demirci merkeze alınır. Yerine Rize Emniyet müdürü Hamdi Güngör atanır.
Demirci hukuğa gider, İdare Mahkeme’ye dava açar, 3 ay sonra göreve döner. 3 gün sonra  tekrar görevden  alınır, 3 ay sonra tekrar göreve döner.  3 gün sonra tekrar alınır, bu git geller 3 kez tekrarlanır.
Sonunda Ak Parti genel seçime giderken Akşener listede yer bulamaz ve soluğu MHP’de alır.
2002’de MHP baraj altında kalır, 2007’de MHP’den milletvekili seçilerek yeniden TBMM’ye döner. Bu arada başkan vekili seçilir.
AK Parti 2002’de tek başına iktidar olur. Trabzon Emniyet müdürü Hamdi Güngör Trafik Daire Başkanlığı’na atanırken İsmail Güzel Demirci Nevşehir Emniyet Müdürlüğü’ne, Ramazan Akyürek ise Trabzon Emniyet Müdürlüğü’ne atanarak yeni bir düzenleme yapılır. Tabii bu arada başta rahip Santaro, Hrant Dink, TAYAD’lıların linç edilmesi, KTÜ’de görevli iki prof; biri Boztepe’de, bir diğeri Değirmendere’de çarşı içinde katledilmeleri yaşanır.
Ses getiren birçok önemli olay ilginçtir, hep bu döneme rastlar. Hiçbirine tesadüf diyemeyiz, otorite boşluğundan doğan bu olayların sebebleri idarecilerdir.
Gelelim asıl konumuza.. Akşener 2014’te MHP’den tekrar seçilerek TBMM’ye girse de Genel Başkan Dr. Devlet Bahçeli tarafından başkan vekilliğine aday gösterilmez. Bu olay iplerin koptuğunu gösterir ve yenilenen 1 Kasım 2015 seçimlerinde 3 ayrı partiden 6 kez TBMM’ye girmeyi başaran Murat Başeskioğlu ile birlikte liste dışı bırakılır. Karar son derece doğrudur, kim yapmışsa ellerine sağlık diyorum!.