MERHUM HACI SÜLEYMAN SANCAKTUTAN
Kayıtlara dayanmadan konuşmaz, her zaman cebinde nitelikli bilgiler taşırdı. Kızgınlığı sevmez, hiddete düşmezdi. Sürekli soğukkanlılığını korurdu.
Tarihten edebiyata, coğrafyadan zoolojiye kadar birçok bilim dalından bahseder, hepsinden derin bir birikimin yansımalarını en özgün cümlelerle akıtırdı.
En badireli günlerde yanına uğrasan çözümü cebinde taşır, kanaatlerini sarih bir dille ifade eder, kişi bazlı hiç konuşmazdı.
Hep fikirler üzerinden fitili yakar, olaylar üzerinden ayrıntı vermeyi sevmezdi.
Çok münferit bir insandı vesselam.
Kimdi bu cenap?
İsmini ve ünvanını yazacağım, merak etmeyin..
Kendisi nam-ı diğer kepçeci Süleyman.. Sonra hac farizasını da yaptığı için Hacı Süleyman ismiyle Hopa Kemalpaşa'da herkesçe bilinirirdi. Rize kökenli, maharetli bu insan; kitaplarla arasında sıkı bir bağ geliştirmiş, halk filozofu dediğimiz Süleymen Sancaktutan'dı.
Dayımların kapı komşusu bu munis insan, amansız bir hastalıktan kurtulamayarak 60'lı yaşlarda aramızdan ayrıldı.
Kemalpaşa'ya gittiğimde Hacı Süleyman'la konuşmadan, derinlemesine muhabbetin belini kırmadan ayrılmazdım. Dini birçok bilgi gibi yörenin tarihi yönleri, Rize tarihi, insanlık, hayvanlar, bitkiler, böcekler üzerinde uzun uzun konuşur kendimi takviye ederdim.
Bugün klavyemin tuşlarından sizlere bir şeyler yazabiliyorsam onun benim üzerimde bıraktığı tesirden çok beslendiğimi hakkın teslimi olarak zikretmem gerekir.
Çok cömertti.
Nerede karşılaşsak çebimize elimizi sokturmaz, bütün her şeyini parasını o öderdi. Bilgisini cömertçe akıtan bu güzel insan, maddi olanaklarını da iyi dilli insanlarla paylaşmaktan haz duyardı. Dinleyeni sever, yerinde sorulan sorulardan menun olurdu.
Sorularla, bildikleri yeni bir yol kazanır, etkileyici ve çarpıcı açıklamalarla tesir sahasını zamanlar ötesine taşırdı.
Şimdi oğulları Turan, Mustafa ve Yaşar'la dostuz. Geçimlerini baba mesleği kepçeyle çakıl doldurarak değil de TIR'larıyla temin ediyorlar. Onlar da tartışmayı, bilgilenmeyi çok seviyor. Mustafa İsrail'e giden Mavi Marmara gemisindeydi. Öyle insanlık adına, hak arama konularında da duyarlı bu arkadaşlar; bir cevherin üçe bölünmüş müchevverleri olarak yaşamaktadırlar.
Bağnaz ve yobazlığa değil, bilimsel pencereye açık bir ufukları var. Öyle babadan böyle çocukların olmasının nesi garip olabilir ki..
Hakk rahmetiyle mekanını nurlu kılsın..