Milletvekilleri ne yapsın teşkilat olmayınca!
Hayatın rutin akışı içinde yaşadığımız problemlerden tutun her alanda beklentilerimiz de aynı.
Huzurlu, güvenli bir şehir..
İş, ekmek, aş sorunu olmayan bireyler..
Elbette bu o kadar kolay değil.
Trabzon cephesinden baktığımızda ise hiç kolay değil.
Birlik ve beraberliğin olmadığı, taşın üstüne taş koyana vefasızlık gösterdiğimiz bu şehirde, sorunların çözümü noktasında her şeyden önce samimiyet yok.
İktidara ayrı muhalefete ayrı hesap sormak elbet de en doğal hakkımız..
İşler yolunda gitmiyorsa topa tutacağımız, fatura keseceğimiz ilk adres milletvekilleri oluyor zaten..
Fakat ben özellikle siyasi partiler açısından ters bakış açısı yaparak bir konuya değinmek istiyorum..
Ankara’ya gönderdiğimiz vekillerin gösterdiği gayreti acaba teşkilatları ne kadar anlıyor ve halka anlatıyor..
Teşkilatlar ne kadar sağlıklı çalışıyor, ne kadar şehrin gerçekleri noktasında raporlar hazırlayıp vekillerini bilgilendiriyor.
Onu da bir kenara koyun Vekillerin TBMM’ye verdiği soru önergelerinin ne anlam taşıdığını, içeriğini bilen mi var teşkilatlarda.
Örnek veriyorum son beş ayda hangi teşkilatlar, hangi başkan ve yetkili organlar Trabzon ile ilgili sorun ve çözüm önerilerini somut anlamda vekillerin önüne koydu.
İş takibi, hava civa, para pul meseleleri dışında onların önüne konan ne var..
Bir aydır Trabzon’da “çocuk gelin davasını” yazıyorum 6 vekilin de haberi yok..
Çocuk istismarı, uyuşturucu ticareti ve diğer adli olaylar noktasında Trabzon’da son dönemlerde yaşanan olayların hangisi Trabzon’daki teşkilatlar tarafından adam gibi rapor ediliyor.
Trabzon’un hangi sorunu enine boyuna tartışmaya açılıyor..
Başka ilde olsa ortalık ayağa kalkardı.
Ankara’ya vekil göndermek değil mesele. Mesele o vekilleri zorlamak, sıkıştırmak aynı zamanda da gereken kolaylığı sağlamak.
Teşkilatlar ne için var?
Parti binasının kapısını açıp akşama kadar parti binasında çay içip sohbet ederek, onun bunun dedikodusunu yaparak teşkilatçılık olmaz..