MİLLİ EKONOMİ MODELİ(Bir Kitap)
Kitap, her kültürde insanın anlayacağı yalınlıkta yazılmış. Ekonomik terimlerle bilimsel kavramlarla okuyucuyu çıkmaz sokağa sürüklememiş. Onun için okuduğumu anladım ve okurken de zevk aldım.
Okumamı sürükleyen diğer neden de yeni bir tezin ortaya atılışı ve bu tezin dünyaca, özellikle sosyal oluşumlu devletlerin benimsemesiydi. Bizler, kapitalist veya sosyalist ekonomik modellerle büyümüş insanlarız. Birisi kişi veya şirket zenginliğini diğeri ise sınıf refahını esas alan bir yapılanmadır. Her ikisinin ortak paydası üreteceksin sonra da sana düşen pay kadar tüketeceksin. Ama bu kitapta benim ilk dikkatimi çeken tüketim yanlısı bir model oluşudur. Sömürü düzeninin kurucuları olan kapitalist ülkeler, sömürme sistemiyle geri kalmış ülkelerin tüm kaynaklarını ele geçirme çabasındadırlar. Güçlü ülkeler, zayıf olan ülke insanlarını devamlı sömürmüştür. Bu sistemi, o ülke yönetimine benimseterek veya savaş açarak başarmıştır.
Bir yandan da kapitalist sistem kendi ülkesindeki insanların emeğini ve gelirini sömürür. Özelleşme adı altında ülkenin gelir getiren kaynaklarını ülke içinde eşe dosta, ülke dışında da büyük şirketlere satarak sömürme düzenini güçlendirir.
Milli Ekonomik Modeli adı ile ortaya atılan tez, gerçekten ezberimizi bozuyor. Ne demek tüketim toplumu yaratmak? İşte işin ilginç yanı da burada ya. Tüketim toplumu oluşturabilmek için o toplumu oluşturan bireylerin tamamının belirli gelir düzeyine çıkarılması hedeflenmektedir. Küçülterek, üretimini kısarak, hatta sanayisine müdahale ederek ülkelerin fakirleşmesinin tam tersi olarak herkesin temel ihtiyaçlarının karşılanacağı sosyal bir devlet oluşacak, ülkenin milli kaynakları devlet- millet el ele vererek kendi ülkesi için kendi çıkarı için kullanacaktır.
Sevgili yazar, ekonomiyi, “İnsanın sınırlı ihtiyaçlarının sınırsız kaynaklardan karşılanması ilmi ve ülkelerin gerektiğinde her türlü mal ve hizmeti üretebilme gücüne sahip olması, iç ve dış harcamalarının borçlanmadan temin edebilmesinin adı ve formülü,” olarak tanımlamıştır. Milli ekonomik Model, sınırsız imkânları kendi insanının önüne sermekte, halkına sahip çıkan kendi insanına maddi olanaklar tanıyan, üretime katkı sağlamasını özendirip insanca yaşamasını ortaya koyan sosyal devlet modelini savunuyor bu tezde.
Ulusal gelirimize baktığımızda ülkemizde kabarık bir rakamın ortaya çıktığını görürüz. Ama gelirin paylaşımını irdelediğimizde ulusal gelir oranının yüzde yetmişi, nüfusun yüzde onunun elinde olduğu gerçeği ile karşı karşıya kalırız. İşte Milli Ekonomik Modelde öne çıkarılan sosyal devlet yapısı bu tür gelir dağılımına asla izin vermiyor. Öyle bir devlet oluşturmak istiyor ki halkı ile el ele vererek eşit koşullarda güçlü insan, güçlü toplum ve doğal olarak da güçlü devlet yaratmak hedefleniyor.
Bu kitabın temel özelliği ekonomik ve sosyal alanda yenilik ve esaslılıktır. Gelenek göreneklerimize sahip çıkarak, toplumun tarihten getirmiş güzelliklerini bozmadan güncel ekonomiyi güzele, iyiye ve doğruya götürme çabasıdır.
Sevgili yazarımızın eline beynine sağlık.