Moral bozdu!


Çünkü Bordo-Mavililer sahaya sadece kalelerini savunmak için çıkmış gibiydiler.
Deplasmanda oyunu yarı sahada kabul etmekten doğal bir şey olamaz da, zaman zaman da rakip defansın arkasına sarkıp pozisyon aramak lazım.
Lazım da, orta sahada top tutamazsan, zor bela ayağına geçirdiğin topu da kanatlardan taşıyamazsan. Ya da rakip defansın arkasına giden koridorlarından geçiremezsen..
Dahası bunları yapabilecek oyuncuları mumla ararsan, nasıl zaferle çıkacaktı ki Trabzonspor sahadan?
Defans iyi kötü görevini yaptı sayılır..
Ya takımın ileri vites oyuncuları nerede?
Bir Olcan vardı mecburen solbekte.
Zaman zaman Volkan yapardı o hiç görünmedi. Yusuf yapabilirdi kulübede..
Piyangodan ilk on birde yer bulan Alanzinho bildiğiniz gibi..
Bir ileri iki geri. Yani bildiğiniz gibi..
Orta sahada Malouda şimdilik beklemede. Colman takımına zarar veren hırçınlıkta. 41. dakikada Mustafa Pektemek’e yaptığı hareket kesin kırmızı kart..
Aykut elinden geleni yapıyor, defansın işini hafifletmeye çalışıyor..
Forvette tüm umudunuzu Henrique’ye bağlamışsanız işiniz zor.. Forvetten çok defansta daha yararlı. Kritik üç pozisyonda kafa ile golleri önledi!
Önledi de ondan beklenen önlemesi değil atması!..
Müsabaka öncesi yazdığımız yazıda “İlk maçta yenilmesek” demiştik.
Çünkü yenilmeyince oyun şöyleymiş, böyleymiş pek aklınıza gelmiyor.
Kaldı ki hadi yenildin diyelim...
Gol ararsın, pozisyon bulursun, kaçırırsın, kaleci kurtarır... O da yok..
Trabzonspor dün akşam 30 yıl öncenin Avrupa takımları karşısında karşı aciz kalan Türk takımları gibiydi..

***

Elbette daha yolun başı ve çok şey bundan farklı olacak. Lakin yine de böylesine etkisiz bir Trabzonspor can sıktı, moral bozdu.
Üç gün sonra Play-Off maçında alınacak iyi bir sonuç bu maçı unutturarak teselli olur.
Hem futbolcular, hem de taraftar için..
Orada da bir aksilik olmasa bari...