MUHTEŞEM BARIŞMA

Futbolda bazen kazanırsınız, bazen de kazanmaktan daha fazlasını yaparsınız. Trabzonspor, Gençlerbirliği karşısında sadece üç puanı almadı. Uzun zamandır arasına mesafe giren üç şeyi yeniden yan yana getirdi...

Takımı, tribünü ve umudu...

5-0'lık skor elbette gecenin en görünür tarafıydı. Asıl önemli olan ise skor tabelasının arkasında yaşananlardı. Trabzonspor'un son dönemdeki temel problemi yalnızca puan kaybetmek değildi. Takım ile taraftar arasındaki bağ zayıflamış, futbolcuların özgüveni aşınmış, sahadaki oyunla tribünün beklentisi birbirinden uzaklaşmıştı.

Gençlerbirliği karşısında uzun zamandır özlenen bir görüntü vardı. Trabzonspor oynadı, tribün karşılık verdi. Tribün karşılık verdikçe takım daha fazla oynadı. Muhteşem barışma” dediğimiz tam olarak bu.

Elbette teknik direktör değişikliğinin ardından böyle reaksiyonlar futbolda sık görülür. Bu nedenle Hüseyin Çimşir'in birkaç günlük çalışmayla bütün sorunları çözdüğünü söylemek doğru olmaz. Yaptığı önemli iş; takımı karmaşıklaştırmamaktı.

Oyuncularından yapabilecekleri işleri istedi. Trabzonspor daha önde, daha istekli ve rakip kaleye gitmeyi daha fazla düşünen bir görüntü verdi. Topu kazandıktan sonra yana ve geriye dönmek yerine rakip kaleye yönelmeyi tercih etti. En önemlisi, hücum ederken kalabalıklaştı.

Son haftalarda Trabzonspor'un en büyük problemlerinden biri Onuachu'nun ceza sahasında yalnız kalmasıydı. Gençlerbirliği karşısında onun çevresinde hareket eden, ikinci topları isteyen ve ceza alanına giren oyuncular vardı. Sonuç? Onuachu günler sonra iki gol attı. Belki de gecenin en önemli kazanımlarından biri buydu. Trabzonspor'un sadece O’nun gollerine değil, yeniden kendisini önemli hissetmesine ihtiyacı vardı.

Salah'ın skora katkısı da önemliydi. Muçi'nin golü de... İyi anlaşan ikili görünüleri yine devam etti. Bütün bunlara rağmen, skor tabelasındaki isimlerden daha değerli olan, hücumdaki paylaşım görüntüsüydü.

Trabzonspor uzun zamandır ilk kez golü tek bir oyuncunun ayağından bekleyen takım görüntüsünden çıktı. İştahlıydı.. 3-0'dan sonra durabilirdi. Dörtte bırakabilirdi. Ama beşinci golü aradı. İşte büyük takım refleksi biraz da budur. Ancak 5-0'ın yarattığı coşkuyla bir gerçeği de gözden kaçırmamak gerekiyor.

* * *

Bu maç bütün sorunların çözüldüğünün belgesi değildir. Gençlerbirliği'nin Trabzonspor'a verdiği alanları her rakip vermeyecek. Orta sahadaki bazı geçişler daha güçlü takımlar karşısında sorun yaratabilir. Savunmanın test edildiği anlardaki görüntülerin de ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.

Dolayısıyla bu maçtan “Trabzonspor tamamdır” sonucu çıkarmak ne kadar yanlışsa, 5-0'ı yalnızca rakibin zayıflığıyla açıklamak da o kadar haksızlık olur. Trabzonspor'un bugün ihtiyacı olan şey önce yeniden ayağa kalkmaktı. Kalktı... Yeniden gol atmaktı... Attı. Santrforunu yeniden oyuna dahil etmekti... Etti. Tribününü yeniden takımın yanına çekmekti... Onu da yaptı. Şimdi mesele bu gecenin devamını getirebilmek...

Hüseyin Çimşir açısından da asıl sınav bundan sonra başlayacak. Çünkü kriz döneminde takımı ayağa kaldırmak başka, ayağa kalkan takımı doğru yöne götürmek başka iştir.

Bir maç teknik direktörün geleceğini belirleyici olmasa da gelecek için fırsat verebili. Gençlerbirliği karşılaşması Çimşir'e tam olarak bunu verdi.

Trabzonspor'un önünde hala düzeltilmesi gereken çok şey var. Yönetimin vereceği kararlar bekleniyor. Kadronun sorunları mevcut. Oyunun daha güçlü rakipler karşısında nasıl işleyeceğine dair cevaplanması gereken soru işaretleri görülüyor.

Bunların hepsi yarının konusu. Bu gecenin fotoğrafı başka. Sahada beş gol atan bir Trabzonspor... Tribünde yeniden takımından keyif alan bir taraftar... Uzun zamandır birbirine mesafeli duran iki tarafın yeniden aynı duyguda buluşması...

O nedenle bu maçın adı sadece “5-0” değil. Muhteşem barışma!..