NAMEMNUN BİR OYUN
Aziz Yıldırım'ın devre aralarında hakemlere giderleri, hakem odası basmaları, canlı yayın kablolarını gavur makası tabir edilen demir kesme makasıyla kesip atmaları, hakem kuruluna telefon açıp hakem sipariş etmesi ve daha niceleri sanki başka ülkede yaşanmış gibi herkes Hacıosmanoğlu'nun ‘Adaletli ol Bülent’ uyarısının şaşkınlığını yaşıyor.
İki yüzlü insanlar sürüsü iki gündür ‘yakışık almadı’ cümleleriyle güya adamlık pozu vermeye çalışıyor. Doğruyu söylemek için bile icazetsiz konuşamayanlar, çok şaşkınlar çook! Daha da şaşıracaklar, bunu herkes böyle bilsin.. Artık Türkiye'deki malum kuralları ters yüz etmek isteyen bir duvar var karşılarında.
Hafızamızda bu fikirler tur atarken başladı Papazın Çayırı’nda adalet oyunu. Cem Papilaların, Metin Tokatların, Bülent Yıldırımların kumpasıyla yıllardır süren tiyatro bugün bir başka izleniyor. Adalet üzre kazanmak ya da kaybetmek bizim için değerli iki sonuçtur. Aslında Başkan Hacıosmanoğlu'nun istediği de budur.
Neyse maça rücu edelim. Trabzonspor Bosingwa’nın sakatlanmasıyla ideal 11’inden ödünle çıktık sahaya. Önde Cardozo, arkasında Erkan, Özer, Mehmet gibi zenginlikle önce temkinli, sonra el enselerle Fener’i yoklamaya başladı. Atmosferde, deli gömleği giymiş Viking çığlıklarıyla sahte kabadayı sesleri. Şikenin zeytin yağını içmiş, çürük bir kanarya leşi kokusunda etrafa yayılan tiye alınmayacak gürültücü paydaşları.
Trabzonspor ilk yarı boyunca oyunu iyi kontrol etti. Verdiği üçbuçuk pozusyonun tamamını çıkarken yapılan pas hatalarından verdi. Mehmet Ekici’nin birinci sınıf serbest atışını Volkan iyi çeldi. Top daha çok Fener’de olsa da genel itibariyle ilk yarıda oyun ortada geçti. Kaleci Hakan’a aferinli bir paragraf açmayı da ututmayalım.
İkinci yarıda Trabzonspor çok ama çok kimliksiz bir oyun ortaya koydu. Önde hiç top tutamadığı gibi çıkarken kaptırdığı toplar nedeniyle kalesinde bir hayli pozizyon gördü.
Fenerbahçeli oyuncular bizimkilere göre katbekat diriydi ve istekliydi.
Umut bağladığımız Cardozo’dan başlayıp Erkan, Mehmet Ekici, Yusuf, Özer, Costant hiç ama hiç maça iyi hazırlanammışlardı.
Hakem gerçekten iyiydi. Böyle maç yönetsin canımızı yesin. Eğer Hacıosmanoğlu hakemi aramasaydı, hakem baskı altında kalıp kötü kararlar verebilirdi. Doğal olarak tetik kesilerek maçı yönetince haklı bir övgüyü fazlasıyla hak etti.
Biz adaletten yanayız. Kötü oynadığımızı ve bir puanı hak etmediğimizi söyleyecek kadar futbolu biliriz.
Böyle mahküm değil, dik oyun istiyoruz..