Neler oluyor hayatta!

Çevre Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar her yıl geleneksel iftar yemeklerinin birini daha bu yıl 24  Temmuz günü veriyor.


Yemeğe Trabzonlu iş adamları bürokratlar ve  basının üst düzey temsilcileri davet edilmiş, davet edilenler katılacak davet edilmeyenler ise burada oturup geçen yıl olduğu gibi  yine bir şeyler yazacaklar!


Gecen yıl Bakan Bayraktar’ı bulunca ‘Ağız ve Diş sağlığı merkez inşaatı durdu’  dediğimizde Bakan Bayraktar öncelikle ‘Bu hastanenin yeri yanlıştır.  Bu arazi arkasındaki 100. Yıl İlkokulu’nun bulunduğu  araziye  özel idare  1970’li yıllarda turistik otel yapmak istemiş hatta temel atmıştı. 1980’li yıllarda  Zorlu Grand Otel’in yerinde bulunan Tekel Baş Müdürlüğü arazisi ile takas edilmiş, otel bir işletmeciye sonra da bugünkü işletmeciye satılmıştı. İşletmeci bu bölgeye ilk beş yıldızlı oteli kazandırmış.  Keşke o kadar güzel bir yeri turistik tesis olarak yine bu şehre bu bölgeye kazandırıp ağız ve diş sağlığı merkezini Uğurlu Bengisu taraflarına yapsaydık, oralar çekim noktası olsa iyi olurdu’   açıklaması yapmıştı.


Bu haberin ardından İl Başkanı Günnar niyete bakmadan aklına geleni kısmet sayıp basına bir açıklama yapıp  ‘Ağız ve diş sağlığı merkezimizin yeri son derece uygundur’ demişti!.


Yani Bakan’ın söylediği o fırsat kaçtı!..


Bu bir!..


İkinci!..


Ahı  Evren Göğüs Kalp  Cerrahi  Eğitim  Hastanesinde çalışan bir grup dr meslektaşları  İl Başkanı  Günnar’a giderek ‘ KTÜ TIP Fakültesi’nden geçici görevle başhekim  hastanemize atadınız.  Bu meslektaşımız göğüs uzmanı. Bu hastanede açık kalp ameliyatları, kroner bakım ve anjiyo yapılıyor. Bölgeye büyük hizmetler veriliyor. Bu arkadaşımızın gelmesinin ardından 10’na yakın hocamız ayrılıp  başta Medikal Park ve Karadeniz Hastanesi olmak üzere diğer kurumlara geçti, ayrıca ameliyat ve poliklinik sayıları  yarı yarıya düştü. Biz konuyu Başbakanımızın Sağlık Komisyonu Başkanı Prof Dr Cevdet Erdöl’e ilettik, sizinle görüşmemizi söyledi’ derler..


İl  Başkanı  Günnar da bu sorunu dinleyerek’ Ben başhekim bey ile  görüşüp size döneceğim’ der.


Görüşür de..


Şikayeti detayları ile anlatır başhekime!


Ama olan şikayetçilere olur!..


Başhekim de  deşifre olan  şikayetçilerin  defterini dürmek için harekete geçer. Bir düşünün, personel şubede  hastanenin kozmik odasındaki 20-25 yıllık memurlar bile dağıtılır.  Yerlerine de müteahhit firmadan, hiçbir paraf yetkisi bulunmayanlar  doldurulur.


Şikayet edenler  deşifre edilince bin pişman edilir!


Sahipsiz kalırlar!


‘Neler oluyor hayatta’ diye devam edelim!


Kredi ve  Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünde müteahhit elemanı  olarak görev yapan ve  evladı Güneydoğu’da askerlik görevini yapmakta olan bir anne Başkana  gider, ‘Beni işten attılar’ diyerek dert yanar. Başkan Günner   ‘Biz bakacağız ve  sizi arayacağız’ cevabı verir.  Sonra döner ‘Ben Bölge Müdürü Münir  Ustakurt’la görüştüm, sizden rahatsızlarmış’ der. Anne ‘Ben dulum oğlum, bir oğlum asker, diğeri öğrenci ve ben kira veriyorum’ diye dert ağlamaya devam eder.


Birkaç  gün sonra 20 yıldır aynı koltukta oturan bölge müdürü Ustakurt ‘sorunlu’  diye görevden alınıyor. Sorun ortaya çıkıyor ancak anne dışarıda kalıyor !


Bir başka konu; 


Bugün temeli atılan Yalıncakta Özel İdare arazisi 3 yıldır üç ayrı kuruma törenle verildi.


Medyanın önünde törenle  ne imzalar atıldı..


Öyle ki  araziyi önce Hilton alıyor sonra vazgeçiyor. Sonra  Arap  Al Ruben grubu alıyor. Onlarda sessiz sedasız kamunun malını Ramada  guruba yani Başaranlara otel yapmak için devrediyor!.


Valimiz  her üç firma ile ayrı ayrı anlaşma imzalamak zorunda kalıyor. Dün temeli atılan üçüncüsü!


Allah hayırlı etsin!..


Parti teşkilatı da Bakan Bayraktar’ı getirip dün  böyle bir yere yani üçüncü  sözleşme yapılmak zorunda kalınan yer için temel attırıyor.


Ya ‘bu işte  yarın kaza olursa?’ sorusu hiç sorulmuyor!.


Çünkü bu ülkede bunu çok gördük.


Ne temeller atıldı sonra bitmedi kaldı!


Temennimiz yılan hikayesi sona erer ve o otel inşallah biter!


Çünkü bir papatya falı gibi !


Bakın ben Sayın Bakan’a  Trabzon ile ilgili çok sağlıklı bilgilerin gittiğine asla inanmıyorum. Yaşanan bütün olaylar bunu gösteriyor. Son derece iyi niyetli olan   Trabzon için yapmadık fedakarlık kalmayan, ne isteniyorsa onu yerine getirmeye çalışan, 10 yılda bu şehirde el atmadığı sorun kalmayan, Trabzon halkı tarafından  partili partisiz büyük  takdir alan  Bakan,  Trabzon’da  ne yazık ki zaman zaman karambole getiriliyor!.


AK Parti nin Genel Başkanı Başbakan Recep Tayip Erdoğan ve Bakanlar Kurulu üyeleri ‘bürokrasinin belini kıramıyoruz’  diye dert yanıyor ama  teşkilatlarının da bürokratlar  üzerinde hakimiyet kuramadıklarını göremiyorlar ne hikmetse!


Belediyelere doğru dürüst  karışamıyorlar, hiçbir tayin terfi ve atama işine müdahale edemiyorlar, gidenlerden haberleri olmasa da gelenleri ziyaret etmesini iyi biliyorlar!


Üstüne üstelik bürokratlara karşılık  sorunları ile dertli olan halkın karşısında bürokratları savunuyorlar! 


Siyasetçi ne konuşacağını değil, ne konuşmayacağını bilen ve doğru zamanda doğru hamleler yapan ve liderlik yapabilen insanlardır!.