Nostaljik Trabzon, Trabzonspor..



Yaşanan o günlerin, Trabzon’umuzun o yemyeşil bitki örtüsüyle, denizi ve gök kubbesiyle, binaları, daracık aralıklarıyla, yolları, hamamları ve insanlarıyla ilgili o kadar çok anlatılacak anılarımız var ki, anlatabilmek, yorumlayabilmek olanaksızdır. Birbirinden güzel şaheser anı ve hatıralarımıza şöylesine bir nebze değinmek istersek, futbolumuza bakarak ne güzel unutulmayan, mutluluklar yaşanmıştır o günlerde... Yıkılıp ortadan kaldırılan ve yerine gökdelenler dikilen Kavak Meydanı eski sahasını bir düşünün, Yoroz burnunda güneş gurup ederken, oynanan futbolun doyumsuzluğunda “Harun Kırmaların, Akrep Celallerin, Zekeriyaların, Kaptan Sebahattinlerin futbolun uluslararası seviyedeki iz düşümlerinin bugün dahi geçerli olan futbolculuklarının ahret yazgılarındaki hitabelerinde “yoksun sen artık” dedirtecesine derinden izlenimler vardır.

İsmetlerin, Kırınoların, Lüftülerin, Haşan Polatların, Osman Mezgitlerin, futbol düzeyinde o günlerin günümüze yansıyan, seviyeli ve yüce çok yönlü, sportif taze izlenimleri vardır.

O sahada Rıfat Dedeoğlu, Çolak Sebahattin, Hantal İbrahim, Deli Mustafa, Hazin Orhan, Barbun Ziya gibilerinin nice nice futbolun parasız neferlerinin, alın teri ve kalp atışlarının çarpıntıları vardır.

O insanların, o yaşayan fani bedenlerin ne büyük haslet, karakter ve yiğit yücelikleri bir tarihsel çizgilerindeki yazgılarda ne yazık ki bugün kaybolmuş, unutulmuş, muhteşem ezgilerini yanlızca yazılarda kelimelere yansıdığı kadarıyla, çok az sayıda hatırlayan insanımız kalmıştır. Sportik yaşam kulvarında günümüz Bordo Mavinin kanında canında bu şaheser isimler yaşamış ve sportik tarihsel kulvarda yerlerini almışlardır.

Bu isimler nasıl unutulabilir. Bu futbol virtiyözlerinin günümüzde tek hatıra anıtsallığında yatan esirgenen bir vefanın kahrederek ne yazik ki, döğünmesi kalmıştır.