O KÖY bir derstir


Bu tezgahın aktörleri, o bölgede yaşayan Kürk kökenli insanlarımız  değil, o insanları resmen kendi ellerinde oyuncak yapmaya çalışan, yönlendiren, sokaklara döken siyasi uzantıların dış  tezgahla bağlantılı olduğunu bilememek için aptal olmak gerekir!.
Şu Kürtçe'nin resmi dil, resmi eğitim dili olması için  ahkam kesenleri, devleti bu yönde tehdit edenleri görünce bundan dört  yıl önce Milliyet Gazetesi’nde yer alan haberi kaynak göstererek yazdığım yazım aklıma geldi..
Çok ama çok şey anlatıyordu..
Bölücü zihniyetlere ders gibiydi..
Çünkü bölge halkının nasıl kullanıldığının, Güneydoğu'da resmi dil sıkıntısı olmadığının  belgesi gibiydi..
O gün şöyle demiştim..
'Kürtçenin resmi dil, eğitim dili olması için dayatanlara  karşı, gidin o köyü onurlandırın ve örnek köy olarak ilan edin.'

***

Bakın...
Adres:
Görünlü Köyü..
Eğil İlçesi..
DİYARBAKIR..
Diyarbakır'a 60 km uzaklıkta kırsalda bir köy..
Etnik kökenleri Kürt ama bu büyük milletin et ve tırnak gibi birer parçası olarak hayatlarını orada idame eden insanlarımızın yaşadığı bir köy.
Nasıl bir köy biliyor musunuz..
Bu köyden 66 doktor, 135 öğretmen ve çok sayıda hemşire çıktı
Diyarbakırkın kırsalında yer alan Görünlü Köyü  'Türkçe' eğitim ile doktor, öğretmen, avukat, mühendis ve hemşire yetiştirmenin haklı gururunu yaşadı ve bugün de yaşıyor..
Dil olarak sorunları mı oldu?
Türkçe okumaktan rahatsız mı oldular?
Hayır.
Ana dillerini konuşurlarken, eğitim dili olarak Türkçe okuyarak, Türkçe öğrenerek ülkemizin batı bölgelerindeki köylerine dahi taş çıkartırcasına eğitimde büyük bir başarıya imza attılar.
Türkçe eğitime karşı duruş gösterip bölge insanımızı sürekli istismar edenlerin yüzüne şamar gibi inecek bir köy..
Bu insanlar hangi bölgenin insanı?
Bu insanlar hangi dili konuşarak okudular?
Görünlü Köyü buna en güzel örnektir.
62 yıldır eğitimdeki başarısıyla bölgede adından sık sık söz ettiriyor.                                 
Köyde, 1949 yılında kurulan okul, köyün çocuklarının kaderinin tarlaya mahkum olmasını önledi.
Köyün ilköğretim okulunda okuyan 15 öğrencinin, öğretmen olması köydeki diğer çocuklara da örnek oldu.
Genç ve zinde beyinleri yönlendirdi.
15 öğretmene özenen çocuklar da büyük bir azimle tarlaya değil okula gitti.                             
62 yıl içerisinde köyde bugüne kadar 135 öğretmen, 66 doktor ve yüzlerce hemşire yetişti.
Türkiye’yi ikinci bir resmi dil dayatmasıyla ayrıştırmaya çalışanlara çok güzel bir yanıt verdi.
Görünlü Köyü Muhtarı Ergül Tekeş de Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun.
Bölge insanımızın gerçek duyguları aslında budur.
Görünlü Köyü en güzel örnektir.
Köyün ilk öğretmenlerinin yöredeki diğer çocuklara örnek olduğunu dile getiren muhtar Tekeş, 4 yıl önce şöyle demişti;
“1949 yılında açılan okuldan mezun olanlardan 15’i öğretmen olunca, köydeki herkes onlara özenerek okumaya başladı. Özentiden her aileden okuyanlar çıktı. Çocuklar babalarına, amcalarına özenerek okudular. Çocuklarımızın hepsi okumuş, en az lise mezunudurlar. Bu yıl köyümüzde üniversite sınavına 10 çocuk girdi. Bu yıl sınava giren 10 öğrencimiz de üniversiteye girmeye hak kazandı. 9’u 4 yıllık üniversiteye yerleştirildi. Biri ise 2 yıllık ziraat bölümünü kazandı. Biz buna okumamış diyoruz. Bu köyden bugüne kadar 66 doktor, 135 öğretmen, yüzlerce hemşire, avukat, mühendis her daldan insan yetişti. Köyümüzle gurur duyuyoruz.”
İşte o köy bizim köyümüz..
Türkçe okuyarak doktor, öğretmen, hemşire olanlar bizim  insanlarımız..

***

Şu bir gerçek ki Türkiye'de bugün Kürtçe'nin resmi dil, eğitim dili olmasını isteyeler HDP'li milletvekillerinin ve onları destekleyenlerin çocuklarına baktığınız zaman Türkiye'nin en önemli okullarında okuyan Kürtçe diye hiç bir dertlerini olmayan Türkçe' nin yanında İngilizce eğitim ile kendilerini geliştirenler olduğunu iyi görmeliyiz..
Bölge insanını kullanmak istedikleri aşikardır..
Onun için hep aklıma Diyarbakır'ımızın Görünlü Köyü bir ders olarak gelir..

***

Sevgili okurlar size daha önceki bir yazımda da belirttiğim bir örneği vermek istiyorum..
Bakın ABD’nin 350 milyon nüfusunun yaklaşık üçte birinin anadili İspanyolca’dır.
Fakat ABD,  yıllar önce İngilizce Dil Birliği Kanunu’nu çıkardı.
Kanunun gerekçeleri şöyle:
1) Eğitim ve resmi yazışma masraflarından tasarruf sağlamak
2) Ülkedeki az gelişmiş bölgelerin dil farkı sebebiyle geri kalmalarını önlemek (Birleşmiş Milletler’in, resmi dil için kullandığı gerekçe budur. Buna atıf yapılıyor yani)
3) İngilizce’nin “ABD’-deki farklı etnik köken, kültür ve dilleri birleştiren temel olgu” olduğu gerçeğinin kabul edilmesi.
ABD’deki İngilizce Dil Birliği Kanunu, şu mecburiyette getiriliyor:
1) Kamu ve özel tüm işyerlerinde İngilizce kullanılması
2) Vatandaşlık başvurularının Güvenlikten Sorumlu Bakanlığa verilen “İngilizce bilme şartını yerine getirmek” yetkisine göre işlem görmesi.
Şimdi, ABD titizlikle bu kanunu uygulamaya yönelirken, her Avrupa ülkesi kendi milli dilinden ödün vermezken, Türkiye’de çözüm süreci adı altında birileri ne istiyor?
Kürtçe ile anadilde eğitim yani resmi dil isteyenlerin aksine;
Tıpkı  ABD’deki gibi “Türkçe Dil Birliği Kanunu” çıkarılıp  “Türkçe, Türkiye’deki farklı etnik köken,
kültür ve dilleri birleştiren temel olgudur. Ülkedeki az gelişmiş bölgelerin dil farkı sebebiyle geri kalmalarını, bu kanun önler. Kamu ve özel tüm işyerlerinde Türkçe kullanılmalıdır” diye yazmak doğru olmaz mı !
Gözlerine de Diyarbakır'ın Görünlü Köyü’nü sokmak gerekmez mi!..
Çünkü onlar ve dış destekçileri  biliyorlar ki bir milleti bölmek için önce dilini böleceksin.!..
Asla eğitim dili olan resmi dilimiz Türkçe’den taviz verilmemeli