ÖKSÜZ BİR İLÇE Mİ AKÇAABAT!


Artık yerel meselelerimize yavaş yavaş dönme zamanı da yaklaştı sanırım.
Demokrasi Nöbetleri devam etse de bir yandan hayat da devam ediyor doğal olarak.
Trabzon'un en büyük ilçesi olsa da Akçaabat hep öksüz çocuk muamelesi görmüştür yıllarca. Bir ara sanki rahmetli Mustafa Cumhur'la bu kaderini yener gibi olduysa da o bahar havası da merhumun ömrü gibi kısa sürdü.
Yatırımlarda istendik noktaya hiç gelemedi. Hele büyük yatırım dediğimiz devasa projeler Akçabat'a hiç sürünmedi. Hep uzağında kaldı.
"Akçaabat'ın da önemli siyasi figürleri var" dense de ne yazık ki bakan olacak bir siyasi kimlik ortaya çıkmadı bunlar arasından. Yıllarca Yalçın Akdoğan'la, Bülent Gedikli'yle yandan çarklı bakanlar olarak övünüldü. Bizzatihi Akçaabat seçmeninin oyuyla bakanlık koltuğunda bir nevi şahsiyet oturmadı.
İlçelerimizi yarıştırıp buradan bir karışıklık çıkarmak emelinde değilim. Ben bir hakikatin görülmesi için uğraştayım.
 Böylesine devasa bir ilçe olan Akçabat'ın bakanlık koltuğuna layık bir insanı önüne düşürememiş olması başta kendi noksanıdır. Belki de uzlaşmacı bir anlayışla güçlü bir kimliğe piyasa yaptıramayışından kaynaklanıyor bu durum.
Bir Akçaabatlı öğretmen yıllar evvel Ali Kemal Başaran Bey'e “Biz falan ilçenin insanları kadar yetenekli değil miyiz ki her köşeye müdür onlardan konuyor da biz düz öğretmen olarak devam ediyoruz. Siz gücünüzü neden yakınınızdaki insanların bir yerlere gelmesi için kullanmıyorsunuz” demişti.
Başaran bu sitayişe geçiştirici bir tavırla cevap vermiş, nedenini gereği gibi izah edemememişti.
Belki böylesine tercihlerde o malum örgütün tasarrufu vardı. Akçaabatlıyı dışlama anlayışı işlerini kolayca görmek için paralel bir lüzüm da olabilir..
Kimbilir..
Bugün ikinci devlet üniversitenin Akçaabat'a kurulacağı bilgisi etrafa yayıldı ama ne elle tutulur bir çalışma, ne de okulun açılacağı yerin belirlenmesiyle ilgili bir planlama var. “Attım çayıra yaz gelirse çıkar bayıra” anlayışı içinde günler geçiyor. Yeni eğitim-öğretim yılına doğru yol alınırken henüz insanlara umut verecek bir hamle Ankara'dan Akçaabat'ın avucuna düşmüş değil.
Şimdi bir sürü FETÖ üniversitesi de devletimize geçti. Onları bir hal yoluna koyayım derken Akçaabat’ın talebi bu atmosferde güme gitmez inşallah.
Biz yeni üniversitenin yeri için Fatih Eeğitim Fakültesi'nın yanındaki jandarma arazasi ile TRT'nin binasının bulunduğu arazinin üniversite için tahsisi konusunun gündeme alınıp bitirilmesini önermiştik.
Kimse oralı olmadı. Bizim önerimiz; birkaç görüşme ve devlet kurumları arasındaki takasla kısa zamanda halledilecek bir durum olmasına rağmen birilerinin yerlerinin değerlenmesine katkı sunmayacağından mıdır nedir itibara alınmadı.
Bir yazar olarak Akçaabat'ta oturuyor olsam da bu yazdıklarımın bununla alakası yok. Zira ben Akçaabt'ın sadece bir sakiniyim. Nerede insanlarla oturuyorsam, yatırımlarla ilgili mevzularda özellikle hükümete oy vermiş arkadaşların serzenişlerinin olması bana manidar gelidiğinden ele aldım bu meseleyi.
“Bunu niye sık sık yazmıyorsun” diyorlar. İşte bir kez daha gündemleştirdim; bakalım etkili ve yetkili kulaklara kar suyu kaçar mı?