ÖKSÜZ TS ÖKSÜZ DEĞİL


Duayen ağabeyimiz; "UEFA, Platini'nin postalanmasından sonra Türkiye'de örtülen şike davasını raftan indirdi" diye yazdı. Hatta olabilecekleri de sıralayan Öksüz, “Türk Milli Takımı'nın Avrupa Şampiyonası'na gidemeyeceğini ve Türk takımlarının Avrupa kupalarından beş yıl süreyle ihraç edileceğini” belirterek      -eğer tedbir alınmazsa- şartını düşerek uyuyanları şimdiden uyarmış.
Şahsen ben de birçok kez bu konuyu yazdım. Trabzonspor’un haklarını teslim ettikten sonra “Trabzonspor'un ayağına kapanmadan, ondan salya sümük özür dilemeden bu dava kapanmaz” diye.
Hakkın teslimi konusu Türkiye'nin savmaz bir yarası olagelmiştir. ‘Alışmış kudurmuştan bederdir’ derler ya o hesap, istediklerini yapanlar yakalanmış, şikeye bulaştıkları her mahkemece hükme bağlanmasına rağmen iş her seferinde ‘nalına mıhına’ vurularak savsaklanmıştır.
Hatta TBMM hiçbir konuda uzlaşamadığı halde gece yarısı iktidarı ve muhalefetiyle  cezaları indirmiş, bir tarafta hakkın göz göre göre yenildiğini bilmelerine rağmen gözyaşlarına hançer saplamıştır.
Evet her mahkeme şikecilerin yüzüne şikeci ilamını asmış, gerekenin yapılması için işi TFF’ye bırakmıştı. Ama o TFF sadece FFF’lik yapmış, hakikatin üstüne toprak atmadan başka bir iş yapmamıştır.
Sonra da bütün mahkemelerin evet şike var dediği kararı -sadece malum mahkeme harıç- görmezden gelmiştir. Son mahkeme de Yargıtay’ın üstünde bir yerel mahkeme olarak bitmiş davayı yeniden görmüş, tarihteki hukuk garabetleri dosyasına insan olanın iştirak edemeyeceği bir not düşmüştür: “Deliller ve tapeler doğrudur ama imhası hayırlıdır” cinsinden..
 Trabzonspor'un yenen haklarını sonuna kadar İbrahim Hacıosmanoğlu'nun savunacağını anlayan bu güruhlar, hakemler marifetiyle düğmeye basmış, saha dışında borçlarla cebelleşen bu takımı saha içinde de perişan etme yöntemiyle pes etmeye zorlamışlardır.
Şimdi yeni Başkan Muharrem Usta'yı, İhsan Öksüz ağabeyin gelen felaketi dillendirdiği bir ortamda şike konusuna hiç girmemesi konusunda telkin yağmuruna tutarak baskılamak için mesayiye başlamıştırlar bile.
Ama ben bunun da çare olmayacağını Usta'yı tanıdıktan sonra kesinlikle anladım. Usta’dan, en iyi hukuçularla, yüksek ses kullanmadan ama en canalıcı hamleleri de yaparak 7. şampiyonluk kupamızı alacağı gibi buna 8'incisini de ekleyeceğinden şüphem yok.