OKUTAN'I OKUYAN DA OLSUN
Ona bu şehrin sevgisi; buraya vali olması kadar, gönülden Trabzonsporlu olmasından da kaynaklanmıştı. Ona duyulan her gram sevgi onun hakkıydı. Bir şehrin en buhranlı dönemlerinde huzuru, eğitim kalitesini yükselterek gitti çünkü.
Kimse kusura bakmasın..
Soyadıma benzeyen soyadından dolayı şahsi sevgimde hurufilik olabilir.
Neyse biz vekil Nuri Okutan'a gelelim.
Okutan, bütün sevimli melekelerini kaybetip tamamen hırısının esaretinde debelenen Bahçeli’ye "artık bu bozgunculuğu bırak, görevinden edebinle el etek çek" dercesine bir hamle yaptı.
Meclis'te basın toplantısı düzenleyerek, uzunca bir süredir milletin gözü ve kulağının MHP'nin üzerinde olduğunu vurgulayan Okutan "Aziz milletimiz, kuşatmayı yarmak ve ülkemizi aydınlık yarınlara ulaştırmak için umudunu MHP ve ülkücü harekete bağlamıştır" yorumuyla ön kapatılmasına karşı çıkmıştır.
19 Haziran öncesi, ülkücülere erken bayram bahşetmiş olan Okutan, Bahçeliye atfen “esasen siyasetin, tabanla ve milletle birlikte yapıldığını” belirtmesi ülkücü delegeye bir iz ve hız verme gayreti olmuştur.
Tabanın ve milletin iradesine karşı siyaset yapılamayacağını ifade eden Okutan, "Bugün MHP tabanının ezici çoğunluğu ve aziz Türk milleti MHP'de bir tüzük değişikliği kurultayı yapılmasını istemektedir" diyerek parti yönetiminin anlamsız direnmesine böylece mani olmaya çalışmak istemiştir..
Okutan’ın “Büyük Kurultay delegelerinin verdiği imzalar, her kademedeki teşkilat mensuplarımızın ısrarlı talepleri ve mevcut iktidarın kötü icraatlarından bıkmış vatandaşlarımızın beklentileri bu yönde bir iradenin oluştuğunu net bir şekilde ortaya koymuştur. Ben bir milletvekili ve MHP'nin tabii Büyük Kurultay Delegesi olarak tabanımızın ve milletimizin ortaya koyduğu iradeye uyuyorum. 19 Haziran Pazar günü yapılacak olan MHP Olağanüstü Tüzük Kurultayı'na katılacağımı buradan açıklıyorum” tesbitleri yanlışta ısrar edenlere işaret fişeği olumştur.
“Bu tavır bir pozisyon alma, bir taraf belirleme tavrı değil, partimiz açısından tarihi bir dönüm noktası olan bir aşamada, ülkücü edep ve terbiye sınırları içinde alınmış, tamamen demokratik, ilkesel ve vicdani bir tavırdır" sözleri körkütürüm vicdanların fettahı olur mu!