OLACAK OLAN ÇOCUK!


Hani derler ya;
“Olacak olan çocuk bilmem neyinden bellidir.”
90 dakika sonunda düşündüğümde, bittiğinde çok güzel olacak bir tablonun eskizini gördüm.
Belli ki çok anormal bir şey olmazsa, ortaya güzel bir eser çıkacak.
Öncelikle yepyeni bir takım olarak, lige Kasımpaşa gibi bize geçen sezon sahamızda yarım düzine gol atan bir takım karşısında galibiyetle başlamak önemli.
Çünkü bu galibiyet herkese artı bir motivasyon oldu.
Yöneticisinden hocasına, futbolcusundan taraftara gerilen sinirler yatıştı, yüzlere gülücük geldi.
        ***
Şu şöyle, bu böyle oynamıştan öte tüm takımın inançla mücadele etmesi.
Haliyle henüz  tam kapasitelerine ulaşmamış olsalar da Durica’dan Castillo’ya, sonradan  oyuna giren Bero ve Jun Suk’a kadar yenilerin  açık ve net kalitesi..
Ersun Yanal’ın kendisini yeniden kanıtlamaya çalışırcasına hırsı ve arzusu..
Ve de bir maç sonra tribünleri dolduracak Trabzonspor sevdalıları gelince aklıma, ben ilerisi için ışığı değil, projektörü gördüm..
Memnun olmadığım tek husus, ofansta yaşanan yakışmayan acemilik.
Tabi şimdilik.
        ***
Bu nedenle şunu çok iddialı bir şekilde  erkenden yazıyorum.
Taşlar yerine oturduğunda, hücum organizasyonlarındaki zağlar giderildiğinde..
Sağ bekteki sorun da çözüldüğünde..
Bu Trabzonspor taraftarını mest, rakiplerini de dert sahibi  edecek.
Bu arada hiç hesapta olmayan ancak maçın parlayan adamlarından olan Güray Vural, eğer sağ beke transfer gerçekleşmezse, sol beki İbanez’e bırakıp  sağ beke geçebilir!