ÖMER GÜNER'İN GERÇEK DOSTLARI
Geçtiğimiz pazar sabahı babam ile geçmişi anımsadım.
Hüznün vardı tabi..
Babam, annemle buluşalı 5 yılı, O’nsuz ise 6’inci babalar gününü geride bıraktık.
Her şeye karşın hayat devam ediyor..Her yıl olduğu gibi bu yıl da 10 haziran salı günü babam Ömer Güner'i mezarı başında sevenleri yalnız bırakmadı.
Trabzon'un sevilen din adamı, Yusuf Hacıahmetoğlu kendisine has güzel sesi ile önce yasin okudu,ardından dualarına ''Amin'' dendi.
Yusuf hoca dua sonrası,yaptığı kısa konuşmasında, babam için ''sesi gibi'' güzel şeyler söyledi.
Trabzon Gazeteciler cemiyeti Başkanı adına, akrabamız Yusuf Turgut, ardından Trabzon Spor Yazarları Derneği Başkanı Murat Taşkın ''Ömer Emice''lerini anlattılar.
Mezarı başında son olarak kadim dostu Ahmet Özer bütün sakinliği ile yıllara dayalı dostluk öyküsünü özetledi.
Trabzon Sanat Evi her yıl haziran ayında düzenlediği 'Trabzon Sanat Günleri'ni bu yıl sonbahara kaydırmış.
Bir gün öncesinde Murat Taşkın ile akşam için bir anma yapabilir miyiz diye sesli düşünürken, Murat Taşkın ‘Hayri ağabey hallederiz, Ömer Emice'yi akşama konuşalım’ dedi.
İşin çoğunu yüklendi sağ olsun. Bir proğram yaptı, bir örneğini de bana verdi. Salı akşamı saat 18.oo . gibi Ömer Güner'in gerçek dostları Sanat Evi’nde toplanmaya başladılar.
Programın akışını da Murat Taşkın üstlendi. Sırası ile önce, Hikmet Aksoy, ardından kardeşim Kemal, İhsan Öksüz, Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu, Servet Özkara, Bekir Gerçek, Ahmet Külekçi ve son olarak da, Ahmet Özer anılarımızı tazelediler.
Bazen hüzünlendik bazen de neşelendik..
Söz alanlar özellikle babam Ömer Güner'in bir okul bir ekol olduğu konusunda birleştiler.
Anma gecesine gelenler ve gelemeyenler Güner ailesi olarak özeldirler.
Katılamayanların bizlerle beraber olduklarına yürekten inanıyoruz.
Amma, geçen yıl anma programına katılan, bitmeden terk ve sitem eden arkadaşların anma dışarıda oturmalarına karşın salona gelmemelerine babam adına üzüldüm.
Ne olursa ve neler yaşanırsa yaşansın ölümlerle ve hastalıklarla öç alınmaz.
Hele hele ön yargılı olmak bizlere hiç yakışmaz. Bu davranışlarını babam affedebilir, ama ben asla!...
Mevlana diyor ki, ya göründüğün gibi ol ya da, olduğun gibi görün...
Bunu bana değil, sana söylüyor.