ÖRS'Ü İYİ DİNLEYİN!..
Bugün de tam üstüne denecek bir başka Trabzon duyarlılığı gösteren bir önemli görüş ortaya çıkınca onu da sizlerle yine bu köşede paylaşmak istedim..
Okumayanlar için gündeme getirmenin şehir duyarlığı açısından önemli olduğunu söyleyebilirim..
30 Mart seçimlerinde MHP'den Trabzon Büyükşehir Belediye başkan adayı da olan bu şehrin spordan, iş dünyasına, siyasete kadar çok iyi tanıdığı, bildiği genç, dinamik ve sevilen isimlerinden biri olan KTÜ Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Örs, dün kendi kişisel web sayfasında son derece önemli bir konuya parmak bastı..
Hem eğitim..
Hem şehir duyarlılığı..
Hem şehir tanıtımı..
Hem de şehir vizyonu açısından önemli uyarıcı ve yol gösterici mesajlar içerdi..
Çok iyi bir örnek..
Dr. Örs'ün konusu KTÜ’ye yeni eğitim ve öğretim yılında kayıt olacak 10 bin öğrenci..
Dr. Örs 'TRABZON’A 20 BİN KİŞİ GELİYOR' diyerek başladığı yazısının her bir cümlesinin altı kalın bir çizgi ile çizilecek mesajlarla dolu..
Bakın neler diyor;
***
“Yeni bir eğitim-öğretim döneminin eşiğindeyiz.
2014-2015 eğitim-öğretim yılında KTÜ’yü tercih eden öğrenci sayısını biliyor muyuz?
Tam 9.026 öğrenci KTÜ’yü tercih etti. Ek kontenjan ve yatay geçişlerle bu sayı 10 bin civarında olacak.
Ülkemizde birçok ilçe nüfusundan fazla genç Trabzon’a gelecek, üniversitemizde eğitim alacak. Önceki yıllardaki verilere baktığımızda KTÜ’yü tercih eden öğrencilerin yüzde 80’ine yakını bölge dışından geliyor.
Bu da yaklaşık 8 bin kişiye karşılık gelir.
1-5 Eylül 2014 tarihleri arasında kayıt için kentimize gelecek bu gençler ve onlara eşlik edecek aile bireylerini de düşünürsek, 20 bin civarında insan belki de ilk kez Trabzon’a gelecekler.
Kent olarak bu özel duruma karşı bir hazırlığımız var mı?
Ya da neler yapabiliriz?
Mesela diyorum...
İçerisinde Valilik, Belediye, KTÜ, Turizm Müdürlüğü ve diğer kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları olan bir organizasyonla, gelen misafirlere Trabzon’un tanıtılması, gezdirilmesi, üniversiteye ulaştırılması, ilk gün heyecanında ailelerin ve gençlerin yanında Trabzon’un olduğunun hissettirilmesi için bir takım etkinlikler yapılamaz mı?
Çok basitinden havaalanı ve otogarda danışma ofisleri kurulması, KTÜ’ye ulaşım için araç tahsisi, ücretsiz turlarla Ayasofya, Atatürk Köşkü, Sera Gölü, Trabzonspor Müzesi, Avni Aker Stadyumu hatta Trabzonspor Tesisleri’nin gezdirilmesi sağlanamaz mı?
İçerisinde bir Trabzon hari-tası, Trabzon’u tanıtıcı bir broşür, Trabzonspor posteri, rozeti, kaşkolu vb. olan küçük ama iz bırakacak bir hediye paketi hazırlanamaz mı?
Türkiye’nin dört bir tarafından gelecek olan hem veli-öğrenci hem de bir “turizm elçisi” olabilecek 20 bin kişiyi karşılamak için yapılacak bu organizasyonun finansmanına katkı yapacak kurum ve kuruluşların Trabzon’da var olduğunu biliyorum..
“Olimpiyat şehri Trabzon”, bu organizasyonun en iyisini yapar.
Öyleyse biraz daha düşünelim, tartışalım, planlayalım ve harekete geçelim.
Ne dersiniz?”
***
İşte Dr. Hüseyin Örs bunları söylüyor..
Şehir hassasiyetinin her noktasında önemli mesajlar..
Kendisine aynen katılıyorum..
Bu görüşlerin arkasına ben de imzamı aynen atıyorum.
Yüreğine sağlık hocam..
O nedenle Gürdoğan ve Örs gibi insanların bu şehirde artması, sessiz ve derinden değil çok sesli olarak şehir hassasiyetleri üzerine bıkmadan, usanmadan mesajlar vermesi kaçınılmazdır..
Bu şehrin en önemli sorunu ‘ORTAK AKIL’ üretememesi değil üretmemesidir..
Hep benci merkezli olmasıdır..
Bu şehir konuşmayan değil konuşan, birbirini uyaran, doğrular üzerinde buluşan, yol gösteren ortak akıl doğrultusunda buluşup çözüm üretenlerin şehri olmalıdır.
Çünkü bu şehirde yaşayan herkesin bu şehre karşı sorumlulukları var..
Trabzonluyuz, bize her yer Trabzon sloganları ile Trabzonlu olunmuyor..
Trabzon'u geliştirip büyütmek, tanıtmak, hakkını hukukunu savunmak sadece bu şehri yönetenlerin değil, bu şehirde yaşayan herkesin hepimizin ortak görevi!.
Hepimiz aynı geminin yolcularıyız..
Ramazan Bayramınızı kutluyorum..