OZAN ERGÜN YİNE SAHNEYE ÇIKTI

Trabzonspor, neredeyse her maçta hakem kararlarının mağduru oluyor.

Bu hataların önüne ise bir türlü geçilemiyor.

Bordo-Mavili ekip, özellikle son haftalarda üst üste yaşanan bariz hakem hataları nedeniyle adeta şampiyonluk yarışının dışına itildi.

Üstelik bu hataların merkezinde öyle bir isim var ki, hakkında söylenecek söz bulmakta insan zorlanıyor.

Ozan Ergün.

Ergün, Trabzonspor’un yönettiği iki maçta da Bordo-Mavili ekibin kaderine doğrudan etki etti. Ligin ilk yarısında Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında oynanan karşılaşmada verdiği kararlarla sonuca doğrudan tesir etti. Paul Onuachu’nun attığı nizami golü geçersiz sayması ve maç boyunca çaldığı ve çalmadığı düdüklerle Trabzonspor’un sahadan mağlubiyetle ayrılmasında başrol oynadı.

Benzer bir tablo, Göztepe karşılaşmasında da tekrarlandı.

Trabzonspor’un Göztepe ile oynadığı mücadeleyi yöneten Ergün, Bordo-Mavili ekibi yine büyük hakem hatalarıyla karşı karşıya bıraktı. Göztepe’nin sert oyununa göz yuman Ergün, Mustafa Eskihellaç’ı tartışmalı bir kararla oyundan atarken, Paul Onuachu’nun nizami golünü de Fenerbahçe maçında olduğu gibi faul gerekçesiyle iptal etti.

Üstelik bu maçtaki kararlar yalnızca Trabzonspor’u galibiyetten etmekle kalmadı; Beşiktaş karşılaşması öncesinde önemli oyuncuların cezalı duruma düşmesine de neden oldu.

Peki, Ozan Ergün bu cesareti nereden alıyor?

Bu kararların hiçbir karşılığı olmayacak mı?

Ortada iki ihtimal var:

Ya bu kararlar bilinçli şekilde veriliyor ya da hakemlik seviyesi Süper Lig standartlarının altında kalıyor. Her iki ihtimal de Türk futbolu adına kabul edilemez bir tablo ortaya koyuyor.

Çünkü hangi açıdan bakılırsa bakılsın, bu tür yönetim anlayışları Türk futbolunun marka değerine katkı sağlamıyor; aksine zarar veriyor.

Yapılması gereken ise açık.

Gerekli adımlar bir an önce atılmalı ve bu tür hataların hesabı mutlaka sorulmalıdır.

....

KUPA ELDEN KAÇMAMALI

Trabzonspor, son haftalardaki görüntüsüyle ciddi bir alarm veriyor.

Her geçen hafta daha da geriye giden bir Bordo-Mavili ekip izliyoruz.

Bu tablo, özellikle Türkiye Kupası’nda Gençlerbirliği ile oynanacak yarı final karşılaşması ve finale kalınması halinde Konyaspor ile oynanacak maç öncesinde ciddi endişe yaratıyor. Bordo-Mavili ekip üst üste puan kayıpları yaşarken, sahada beklenen reaksiyon bir türlü ortaya konulamıyor.

Oyunculardan beklenti; “Biz koskoca Trabzonspor’uz, bu gidişata dur demeliyiz” anlayışıyla sahaya çıkmalarıydı. Ancak son 4 maçta ortaya konan performans, bu bilinçten oldukça uzak bir görüntü çizdi.

Bu süreçte 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet alan Trabzonspor, taraftarını da büyük bir hayal kırıklığına uğrattı. Sahada yavaş, mücadele gücünden uzak ve isteksiz bir görüntü sergileyen Trabzonspor’un bu oyunla maç kazanması oldukça zor.

Açık konuşmak gerekirse, bu performansla yarı finalde Gençlerbirliği karşısında ve finale kalınması halinde Konyaspor ile oynanacak karşılaşmada da ciddi sıkıntılar yaşanması kaçınılmaz görünüyor. Trabzonspor’un Türkiye Kupası’nı kazanmak istiyorsa, Galatasaray karşısında ortaya koyduğu savaşçı kimliğe yeniden dönmesi şart. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi güçlü ekiplerin bulunmadığı bu kupa yolunda avantajın iyi değerlendirilmesi gerekiyor.

Aksi halde kupanın elden kaçması camia için büyük bir yıkım olur.

Bu süreçte yönetimin de devreye girmesi şart.

Kupanın camia için taşıdığı önem oyunculara net bir şekilde anlatılmalı.

Futbolcuları motive edecek hem maddi hem manevi adımlar atılmalı.

Trabzonspor, bu sezonu en azından Türkiye Kupası şampiyonluğu ile taçlandırmak zorunda.

.......

ROTASYON ŞART

Lig üçüncülüğünü garantileyen Trabzonspor için sezonun en büyük hedefi artık Türkiye Kupası.

Bu nedenle Beşiktaş maçında, kupa finali düşünülerek rotasyona gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. Başta Paul Onuachu olmak üzere takımın kilit birkaç oyuncusu dinlendirilmeli. Özellikle takımın adeta bel kemiği olan Onuachu’nun olası bir sakatlık yaşaması, Trabzonspor adına büyük bir kayıp olur.

Allah korusun, böyle bir riskin göze alınmaması gerekir.

Elbette son kararı teknik heyet verecektir.

Ancak lig maçları artık büyük ölçüde prestij niteliği taşıyor.

Bu yüzden tüm konsantrasyonun Türkiye Kupası’na yöneltilmesi gerekiyor.

Oyuncu tercihleri ve maç planlaması da buna göre yapılmalı.

....

MUÇİ KALMALI MI SATILMALI MI?

Trabzonspor’da Ernest Muçi’nin takımda kalıp kalmayacağı son dönemde tartışma konusu haline geldi. Muçi’nin Bordo-Mavili ekibe önemli katkılar sağladığı ve özellikle hücum hattında etkili bir rol üstlendiği ortada. Trabzonspor’un ligde üst sıralarda yer almasında da önemli bir payı bulunuyor.Bununla birlikte, son dönemde yaşadığı sakatlıklar ve form düşüşü oyuncu hakkında bazı soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Ayrıca kendisi için talep edilen yüksek bonservis bedeli, transfer sürecini zorlaştıran önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Ancak gelecek sezon Avrupa kupalarında mücadele etmeyi hedefleyen Trabzonspor açısından Muçi’nin takımda tutulması değerlendirilebilir.

Ama kendisi için istenen bonservis ücretinde indirim yapılırsa çok iyi bir iş başarılmış olur. Çünkü Muçi için talep edilen bu bonservis ücretini verecek kulüp göremiyorum. Bonservisinde indirim olursa Muçi kesinlikle elden kaçırılmamalı.

.......

ZİRVE İÇİN MECBURİYET

Trabzonspor’da transfer çalışmalarına şimdiden start verildi.

Bordo-Mavili ekip, ilk hamlelerini orta saha oyuncusu Ruslan Malinovskyi ve sol kanat oyuncusu Thierry Karadeniz’i kadrosuna katarak gerçekleştirdi.

Bundan sonraki transfer sürecinde ise çok daha dikkatli adımlar atılması gerekiyor. Takıma doğrudan katkı sağlayacak, soru işareti bırakmayan oyuncular tercih edilmeli. Maddi imkanlar sonuna kadar zorlanarak, kaliteyi yükseltecek transferlere yönelinmeli. Genç oyuncu transferlerinden ziyade yıldız isimlere ağırlık verilmeli; genç takviyesi ise büyük ölçüde altyapıdan karşılanmalı.

Trabzonspor’un hedefi, Anadolu kulüplerinin seviyesinin üzerine çıkmak ve üç İstanbul kulübüyle rekabet edebilecek bir kadro yapısı oluşturmak olmalı.

Gelecek sezon Avrupa kupalarında da mücadele edileceği düşünüldüğünde, kadro derinliği mutlaka artırılmalı.

Bu sezon haftada tek maç oynanmasına rağmen yaşanan eksiklikler, geniş kadro ihtiyacını açıkça ortaya koydu.

Trabzonspor, büyüklüğünü hem sahada hem de yapılan transferlerle göstermeli.

.....

DOĞAN'IN HEDEFİ

Başkan Ertuğrul Doğan, adeta Trabzonspor ile yatıp Trabzonspor ile kalkıyor. Herkesten daha fazla, kulübün başarılı olmasını istiyor.

Büyük ekonomik zorluklar içerisinde Bordo-Mavili ekibin ayakta kalması ve başarıya ulaşması için yoğun çaba harcıyor.

Trabzonspor’u yeniden şampiyonluğa taşımak için mücadele ederken, kulübün geleceğini sağlam temeller üzerine kurabilmek adına da sürekli arayış içerisinde bulunuyor.

Kulübe kalıcı gelir sağlayacak projeleri hayata geçirmek için siyasetçilerin kapısını aşındırıyor.

Başkan Doğan böylesine özverili bir şekilde görevini yerine getirirken, maddi ve manevi destek görmeyi hak etmiyor mu?

Bu sorunun cevabını siz değerli okuyucularımıza bırakıyorum.

Umarım Başkan Doğan, bu fedakâr çalışmalarının karşılığını hem ekonomik anlamda hem de sahadaki başarılı sonuçlarla alır.