ÖZEL ÇOCUKLARIN DÜNYASI

Yaklaşık 20 yıl önce görev yaptığım TTV’ye bir özel çocukla bir anne geldi.

Anne, “Bu çocuğu evde bırakamıyorum, sokakta gezdirmiyorum, parkta bahçede oynamıyor. Bunlara bir okul yapmıyorlar. Bize bu konuda destek olur musunuz” dedi.

İyi de bu okulları kim yapıyor, hangi kurum, hangi müdür, kimi arayayım, kime yazayım göreve davet edeyim, dedim.

İl Milli Eğitim Müdürü Selim Yavuz Sandıkçı‘yı aradım, “Burada bir anne var, mağduriyetini anlatıyor. Bu okulları siz mi yapıyorsunuz? Dedim.

Sandıkçı, “Evet biz yapıyoruz ancak bu şehirde arsa sıkıntısı var, arsa bulduğum an ödenek var hemen okul yaparım” dedi.

Kendisine, “İl Özel İdaresine ait Yomra‘da 17 bin 600 metrekare bir arazi var, eski dinamit deposu. Dere kenarında, isteyin alın” diye öneride bulundum.

“Şimdi ki TİSKİ genel müdürü, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İbrahim Kul şu an karşımda hemen istiyorum” dedi ve telefonu kapattık.

İl milli eğitim müdürü Sandıkçı, yaklaşık 10 gün sonra beni aradı, arsanın devrinin Özel İdare’den alındığını, ihaleye çıkacağını, okulu en kısa zamanda yapacaklarını söyledi.

Yaklaşık bir yıl sonra beni Yomra‘daki okula davet etti, 3 bin metre² alana kurulu, 3 katlı, dışı pembe boyalı duvarları, kapıları tamamen straforla kaplı muhteşem bir okulu bu şehre kazandırdığı için Selim Yavuz Sandıkçı‘yı tebrik ettim.

“Geri kalan 14 bin 600 metrekare arsayı aman zayi etmeyin” dedim, “Hayır zayi etmem, okulu o tarafa doğru büyütebiliriz, ek bir okul yaptırabiliriz. Ancak buraya geldiğinizde girişteki köprü çok dar, bir araç zorlan geçiyor, siz de gördünüz DSİ bölge müdürlüğüne durumu bildirdik. Köprü kendilerine ait, genişletecekler, bize söz verdiler” ifadelerini kullandı.

Tam 20 yıldır köprü yerinde duruyor, ancak 200 metre ileride bir şahsın arazisine köprü yapan DSİ bölge müdürlüğü bu özel çocuklara bu köprüyü genişlemeyi çok görmüştür.

Yine yaklaşık 10 yıl önce buradaki araziye Yomra belediye başkanı İbrahim Sağıroğlu’nun önerisiyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından 112 komuta merkezinin kurulacağını öğrendim.

O zamanki vali Yücel Yavuz’a giderek, “Bu çok yanlış olur. Bu okul sahasına girmeyin. Özel çocuklara ait okul yetmiyor, mümkünse buraya iki okul daha yaptıralım” dedim.

“Beni Bakan Soylu’yla karşı karşıya getirme. Zaten Moloz’da yapılacak olan camiyi durdur diyor. Dernek yetkilisi Ak Parti Düzköy ilçe başkanı Mehmet Atmaca’yı çağırdım, gerekli talimatı verdim. Durduruyorum diye benimle uğraşıyor” dedi.

Ben de kendisine, “O caminin inşaatını durdurma emrini Çevre ve Şehircilik eski bakanı Erdoğan Bayraktar’a versin de göreyim. Doğup büyüdüğü bu şehirden hiçbir beklentisi olmayan hep veren eski bakan Bayraktar, varını yoğunu dökmüş cami yaptırıyor. Bu camiyi durdurmak için mücadele etmek kime ne yarar sağlar anlamış değilim” dedim,

Vali Yavuz sırf bakan Soylu ile iyi geçinmek için bu şehrin komuta kontrol merkezini Yomra’da dere içinde personelin dahi gidiş gelişi son derece zor olan özel çocukların kullanacağı Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ait bu arazinin içerisine koymak zorunda kaldı.

Tabi burada şunu da diyebiliriz…

Bırakın komuta kontrol merkezine AFAD merkezini Akçaabat Yıldızlı’nın tepesine koyan zihniyet veya gasilhaneyi Avrasya pazarının, bilim merkezinin yanına koymadı mı veya hastaları yağmurda karda çıkılmayan Kaşüstü’nün tepesine gönderirken, kaza ile ölenleri tespit eden adli tıp merkezini ise Sarp-Samsun duble yolunun üzerine koymadı mı?

Bu şehri planlarken bunlar mı şaşı baktı, acaba bir tek ben mi şaşırdım?