PARÇALANMA!..


Bu camia bitmiş!..
İflas etmiş!..
Tam bir rezalet!.
Mali Genel Kurul demeye bin şahit gerek..
Üç gün önceki yazımda şöyle demiştim..
“Camialar layık olduğu şekilde yönetilirmiş.”
Aynen öyle..
Manzara-i umumiye ortada!..
Ayrımsız..
Yönetimiyle, muhalifleriyle  A'dan Z'ye al birini vur ötekine!..
Trabzonspor sahada büyüklük mücadelesi vermeye çalışırken, camiası ile sıradanlaşıyor!..
Küçülüyor..
Ele güne rezil oluyor!..
Taraftarın karşılıksız bağlılığı  olmazsa  tipik bir Anadolu kulübü görüntüsü ortada olacak..

***

Hacıosmanoğlu'na bravo!..
Hem de seçim gündemi olmayan Mali Genel Kurul ile bir ilki başardı..
Camiada bugüne kadar düşman kardeş gibi olan, birbirleri aleyhine söylemedik laf bırakmayan, bir araya gelmemeye özen gösteren  bütün anlayışları, “Trabzonspor'u sevenler platformu” adı ile bir çatı altında buluşturdu..
Kimler yok ki!
Herkes orada!..
İktidar; adeta iktidar olmanın verdiği güçle salonu kuşatmış, pusuyu kurmuş, kılıçları çekmiş düşmanı bekliyor..
Düşman; adeta ‘Düşmanımın düşmanı dostumdur’ anlayışı ile birlik yapmış, topu ve tüfeği ile kapıya dayanmış!.
Yani hurra!..
Akıl izan yok kimsede!.
Mali Genel Kurul demeye bin şahit gerek!..
Resmen iç savaş!..
Öyle bir hal ki!
2010-2011 sezonunda Trabzonspor'un elinden şampiyonluğun şike ile çalındığı, yargı ve UEFA kararları ile resmen tescilli olmasına rağmen, şampiyonluğun TFF tarafından Trabzonspor'a verilmemesi karşısında ortada gözükmeyen, telefonlara “Haydi siz de tepkinizi koyun” diye tek bir mesaj atmayanlar, yönetimi devirmek için kenetlenmiş!
Acı ama gerçek!..
Trabzonspor resmen göz göre göre batırılırken, uçan kuşa borcu bulunurken, bankalardan tek kuruş kredi alacak hali yokken, ne olduğu belli olmayan soru işaretli transferlere imza atarken, buna göz yumanlar, ‘EYVALLAH’ deyip seslerini çıkarmayanlar, Trabzonspor tarihine adını altın harflerle yazdırmış Şenol Güneş gibi bir teknik direktörü kovmak için soyunma odasında bile istifasını kabul etme anlayışını güden vefasızlara ses çıkarmayanlar, bugün Hami ve Ünal için ‘Niye gittiler’ diye hesap sorar olmuş!..
Daha önce neredeydiniz diye sormak gerekmez mi?
Manzara ortada..
Kazanan kim oluyor.
Ne yönetim..
Ne de muhalifler!.
Kaybeden Trabzonspor oluyor!..
Trabzonspor’a hiç yakışmayan bir süreç yaşanmaya devam ediyor..
İşin özü bu..

***

Manzara 2000 yılındaki ‘PARÇALANMA’ kongresini andırıyor.
Tablo aynı!..
Sözde ihtilal girişimi!..
Şöyle bir bakın son 15 yıla; Trabzonspor'u parçalayanlar,  batıranlar  ve onlara kol kanat gerenler daha bir dönem görev süresi dolmayan bir başkan ve yönetimini ilk günden bu yana alaşağı etmek için güç birliği yapıyor.
Bir yıl sonra seçim var!..
Bekleyecek sabırları yok!..
Saygı yok!..
Zaten camiada kimsenin kimseye saygısı kalmamış!..
Sadece menfaat birliktelikleri..
Geçtiğimiz günlerde Sümer'in Hacıosmanoğlu'nun kazandığı son kongre için “Biz güç birliği yapalım derken suç birliği yapmışız” sözleri için aslında filmi  15 yıl geriye, yani 2000 yılına sarması  gerekir..
Çünkü suç birliği orada!..
Oradan kalma bir daha iflah olmama ve ‘Ektiğini hala biçen bir camia’ gerçeği sürüyor.
2000 kongresi camianın üzerine düşen bir Çernobil gibi olmuştur!..
Yıllar geçse de etkinliği bitmiyor.
İşin özü budur..
Milat 2000'dir..
Bölündü..
Parçalandı..
Küçültüldü..
Kulüp değerlerinden kopartıldı..
Yönetimler sıradanlaştı..
İhtilal ne yazık ki evlatlarını değil, kulübü yemeye başladı..
Bu eser kimin!
İnandırıcılığını kaybetmiş ‘Ben varsam var’ anlayışına bürünmüş, kulübü babalarının malı gibi  görmüş, yönetmeyi kendilerine hobi  saymış, yönetim teşkillerini sıradanlaştırmış şekilde Trabzonspor'un yakasına yapışanlardan öncelikle kulüp kurtarılmalı.
Bu kulübün seçimlerine ‘İhtilal yaptık, devrim yaptık’ sözlerini sokan sözde ihtilalcilerin artık kendileri ile yüzleşmesi gerekir!..
Temizlik böyle olur!
Yoksa iktidarı ve muhalefeti ile yapılan mücadeleler ‘kurtuluş savaşı’ değil, Trabzonspor'u ‘ele güne rezil etme mücadelesi’ olmaya devam ediyor..
Sahada büyük olmak için  mücadele eden Trabzonspor, camiası ve yönetimleri olarak malesef küçülüyor!
Kimse ders almıyor.
Yazıktır!..
Akıl ve izan bitmiş..