REİS'İN YOLUNDAN YÜRÜYEN ADAM!
Açık ve net Reis’in bu değişimi şunun mesajı oldu.
“FETÖ ile mücadele rotasından hiç kimse şaşmasın. Gözüm üzerinizde. Herkes ayağını denk alsın. Affım yok.”
Terörün her türüne karşı böylesine büyük bir mücadele içine girildiği dönemde, bir İçişleri Bakanı hiç kimsenin tahmin edemeyeceği şekilde görevinden alınıyorsa, bu olay neresinden bakarsanız bakın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FETÖ konusunda ne denli yılmaz bir tavır içinde olduğunu ortaya koyuyor.
Herkese adeta gözdağı olmuştur..
Ala; neden, niçin gitti şeklinde çeşitli iddialar tabi ki gündemde..
FETÖ operasyonları ile bağlantılı olduğu bence açık..
Peki Soylu nasıl İçişleri Bakanı oldu?
Bence hiç sürpriz olmadı..
Efkan Ala gidecekse yerine gelebilecek tek isim oydu..
Çünkü defalarca kanıtladığı gibi Erdoğan’ın sırtını rahatlıkla dönebileceği, hükümette gözünü budaktan sakınmayan, büyük sadakati ile kendini Erdoğan için feda edebilecek cesaret abidesi olduğunu apaçık ortaya koyan adamdı..
“Allah ömrümden alsın Erdoğan’a versin” diyebilecek kadar büyük bir tutku ile Reis’e bağlı, AK Parti’deki varlığının tek kaynağının Erdoğan olduğunu söyleyecek kadar mert..
AK Parti’de birileri tarafından hazmedilemeyen, kıskanılan bir adam..
Çünkü o birilerinin nasırına basarken, ‘Sadakat nasıl olunur un’ dersini vermesi zorlarına gitmiştir!
Erdoğan da adeta kardeşi gibi gördüğü, büyük güven duyduğu Soylu’nun sadakatine kayıtsız kalmadı hiç..
AK Parti’deki mazisi yeni olmasına (2012’de katıldı) rağmen önce Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı gibi önemli bir görevle partiyi ona emanet etti. Ardından Trabzon’dan milletvekili yaptı. Sonra Davutoğlu’na rağmen Çalışma ve Sosyal Güvenlik gibi son derece önemli bir bakanlığa getirdi..
Şimdi de ülkenin en zor döneminde İçişleri Bakanlığı görevine atadı.
Bunun tek bir izahı var..
‘SADAKAT VE LİYAKAT’
Soyadı gibi bir adam olmak, bu olsa gerek..
Bakın Soylu’nun İçişleri Bakanlığı’na getirilmesi asla sürpriz değil..
Hatta rötarlı olmuştur.
Nasıl mı?
24 Kasım 2015 yılında Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlığında 64. Hükümet kurulurken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kafasındaki İçişleri Bakanı Süleyman Soylu idi..
İsmi masaya da geldi..
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Davutoğlu’na İçişleri Bakanı olarak Soylu ismini önerdi..
Ama Davutoğlu bırakın İçişleri Bakanlığı’nı, Erdoğan’ın adamı olması nedeni ile bakanlık dahi vermeyi düşünmediği Soylu karşısında Efkan Ala isminde Cumhurbaşkanı’nı ikna etti..
Sonra 24 Mayıs 2016’da Binali Yıldırım Başbakanlığı’nda oluşan 65. Hükümet’te ‘dere geçerken at değiştirilmez’ misali Ala İçişleri Bakanı, Soylu ise Çalışma Bakanı olarak görevinde kaldı..
Sonuç itibari ile görüldü ki Erdoğan, Efkan Ala ismi üzerinde kafasındaki soru işaretlerinde iki yıl sonra haklı çıktı..
***
Ve Türkiye’nin en kritik sürecinde gönül rahatlığı ile hamlesini en doğru şekilde en güvenilir adamı ile yaptı.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kritik sürecinde, hem bölücü terör örgütü PKK hem de FETÖ ile mücadele konusunda Soylu’yu büyük işlerin altına imza attığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na veda ettirip “Hadi göreyim seni Süleyman. Sana güveniyorum. Allah yardımcın olsun” diyerek İçişleri Bakanı olarak ataması çok anlamlı ve önemlidir.
Büyük bir güven duygusudur..
Çünkü Soylu, Cumhurbaşkanı Erdoğan için aileden biri konumunda..
Damadı olan Bakan Berat Albayrak ile de çok iyi bir ikili..
Abi kardeş gibi duruş sergilediler her defasında.
O nedenle Soylu böylesine zor bir süreçte seve seve ateşten gömlek giydi..
Giyerken de ülkenin içinde bulunduğu en hassas dönemde İçişleri Bakanlığı görevini en iyi, en başarılı, en kararlı şekilde yapacağından herkesin hemfikir olması kolay değil.
Şöyle atama yapıldığı son iki güne bakın; taraflı tarafsız herkesin bu görevin hakkını verecek en doğru isim olduğundan şüphesi yok..
FETÖ’nün panzehiri olacağı kesin..
Ne dedi..
“15 Temmuz milletimiz için, bu topraklar için bir milattır. 15 Temmuz’dan sonra her dakika bunu düşündüm; eğer boş kalır, milletin bize verdiği emaneti layıkıyla yönetemezsek, hiçbir şeyi düşünmeden tankın üzerine çıkan, hiçbir şeyi düşünmeden geleceği düşünenler, ay yıldızlı bayrağımızı düşünenler bizden hesap sorarlar. Demokrasiye sahip çıkanlar, yine ifade etmek istiyorum ki millet olmanın hazzını yaşatanlar bize hesap sorarlar.”
Son derece anlamlı ve net mesaj..
Şu bir gerçek ki Bakan Soylu ile Türkiye’nin FETÖ mücadelesi zirve yapacaktır..
Çünkü onun genlerinde mücadele var!
Çünkü onun genlerinde vatan, millet, bayrak var..
Çünkü onun genlerinde demokrasi için kefen giymek var..
Çünkü onun genlerinde liderine sadakat var..
Çünkü onun genlerinde yılmamak var..
Çünkü Soylu’ya bakınca Erdoğan’ı görmemek mümkün değil..
***
Şöyle bir bakalım..
Soylu kimdir?
Daha AK Parti’de dahi değilken, çıkan Gezi Olayları (darbe girişiminde) sırasında AK Parti’de Erdoğan dışında herkes korkudan kenara çekilip hatta bazıları Gezicilerden özür dilerken, o “Bu bir darbe girişimi. Erdoğan’ı yalnız bırakmamak lazım. O Türkiye’nin geleceği. Onda Adnan Menderes’i görüyorum” diyerek ailesinden helallik alıp sokağa inen bir adam..
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı devirmek için FETÖ tarafından yapılan 17-25 Aralık darbe girişiminde AK Parti’de anlı şanlı adamlar ‘bakalım ne olacak?’ diye susarken, o anında harekete geçip Erdoğan’ın koluna girerek mücadele eden adam..
15 Temmuz darbe girişiminde AK Parti’de anında sokağa inen, halk ile birlikte olan, TRT’nin darbecilerin işgalinden kurtulmasını sağlayan adam o..
Darbe girişiminin hemen ardından “Bu işin arkasında ABD var” diye milletin de hislerine tercüman olarak ilk yürekli çıkışı yapan da o..
***
Söyleyeceğim şu ki..
Karşısındaki kim olursa olsun söz konusu devlet ve millet ise lafını esirgemeyen yürekli bir Karadenizli olarak Süleyman Soylu, İçişleri Bakanlığı için biçilmiş kaftandır..
Soylu’nun duruşu nettir..
Der ki..
Bizi susturacak üç şey vardır, gerisinin gücü asla yetmez..
1-Saygı Duruşu
2-İstiklal Marşı
3-Ezan sesi
İşte böyle bir adam Soylu..
Reis’inin yolundan yürüyen, soyadı gibi Soylu bir adam o..
Allah yardımcısı olsun..