RUH VE ÜLKÜ ÖNEMLİ


Meslek okulları ayrı bir amaç, ayrı bir ideal için kurulmuşlardır.
 Sağlık Meslek Okulları, İmam Hatip Okulları ve Sanat Okulları, Öğretmen Okulları. Amaç ara eleman olarak toplumu yönlendirmektir. Bu okulları basite alır ve gereken önemi veremezsiniz alanında meslek insanı oluşturamazsınız.
1949’da fiilen, 1956 yılında yasal olarak Köy Enstitüleri’nin kapatılmasının maliyeti ülkemiz insanına, köylüsüne çok ağır olmuştur. Karalamalarla bu ilim irfan yuvaları gereksiz kapatılmıştır. 2002’de Kinyas Kartal, “Köy Enstitüleri’nin komünist yuvaları olmadığını biz de biliyorduk. Ama oradan yetişen öğretmenler, sağlıkçılar, ziraatçılar köylerimize gelecek ve biz ağaların sözü dinlenmez olacaktı. Onun için hükümetlere baskı yaptık ve kapattırdık” demişti.
Peşinden Öğretmen Okulları, Yüksek Öğretmen Okulları, Eğitim Enstitüleri, Yüksek İslam Enstitüleri birer birer kapatıldı. Ne oldu? Öğretmendeki ülküyü öldürdüler. Bir öğretmen okulu mezunu, Anadolu’nun her yerine gidip öğrencilerine okuma yazma öğretmeyi, hayata alıştırmayı amaçlar ve o heyecanı yaşardı.
Yolu olmayan, suyu elektriği bulunmayan, kalacak yeri olmayan ıssız köylere ülkü ile heyecanla gider bir an önce okulu ve öğrencileriyle buluşurdu. Çünkü belki ilkokulda, belki de ortaokuldan sonra okudukları okullarında o ideal verilmiş ve o heyecanla mesleğe hazırlanmışlardı.
 Eğitim Fakültelerinde öğretmen adayları belki alan bilgisi olarak daha iyi eğitiliyorlar, belki kullanılmayan bilgilerle öğrenciler donatılıyorlar. Ama bugünün öğretmeninde 50 yılın öğretmenindeki heyecanı göremiyorum. Görmemiz de olanaklı değildir.
Bugünlerde Askeri Liseler, Harp Okulları acele kapatılma yoluna gidiliyor. Bu yaklaşım, bence yanlıştır.
Bir mesleği yok etmenin ülkeye yarar yerine zarar getireceği kesindir. “Eşeğini dövemeyen palanını dövermiş” derler ya siz soruların çalınmasına ses çıkarmayacaksınız, siz belirli cemaatin öğrencilerinin Askeri Liselere girmesine göz yumacaksınız sonra da suçlu Askeri Liseler, Harp Okulları olacak. Buna kargalar bile güler.
Köyden kentten gelen bu Anadolu çocuklarını kimsenin suçlama hakkı yoktur. Görüyoruz ki baskıyla, tehditle yüzlerce genç Askeri Liselerden veya Harp Okulları’ndan uzaklaştırılmış ve ideolojik yapıya sahip gerici bir ordu yaratılmak istenmiş. Araştırmadan, incelemeden FETÖ’cü subayların o güzelim okullara yerleştiğini görmezden gelip bugün en az 150 yıllık köklü kurumları suçlamak gelecek açısından tehlike yaratır.
Alan bilgisi kadar, meslek ideali ile donatılan askeri öğrenciler, Cudi Dağı’na da Çukurca’ya da gözünü kırpmadan gider ve savaşır. Ama ruhsuz bir ordu, ülküsüz bir askerden bu ideali bekleyemezsiniz.
Onun için diyoruz ki bu kutsal yuvaları, bu Peygamber ocaklarını araştırmadan, düşünmeden kapatmak gelecek için tehlike oluşturmaktadır.
 Öğretmenlik mesleğini nasıl sıfırladı isek, askerlik mesleğini de aynı duruma düşürmek bence vatanseverlikle bağdaşmaz. Lise birden itibaren üzerinde taşıdığı üniforması ile geleceğin generali olma ideali ile yetişen bu gençlere kıymak hata olur.
İktidar, bu konuda ısrarcı olursa eminim ki yarının Saddam ordusu, Kaddafi ordusu ile yüz yüze geleceğiz. Arap orduları gibi sıkıştığında tankını bırakıp kaçan bir ordu ile yaşayacağız.
Ordumuzdan korkan ve emir komuta disiplini içinde yetişen ordumuzu tehlike gören sömürgeci devletlerin ekmeğine yağ sürmek istemiyorsak iktidarı ile muhalefeti ile genciyle yaşlıyla bu kuruluşlara sahip çıkalım.
Aksi halde bağımsızlığımızı, kimliğimizi yitireceğiz.
Benden söylemesi.